I regret to say this; but if you dont excell in arts of bribery in daily life, your life may bccome misserable in certain cities. Those who accept this life style never question and live accordingly. If you question it, dont bother yourself to live in this part of the world.
Gece gec saat 24:00 e yakin polis durduruyor "farin sonuk yaniyor". Nerede calistigimi neden bu saate kadar calistigimi soruyor. Takim elbiseliyim yabanci bir bankada calistigimi soyluyorum. Ufle bunu diyor, alkol muyanesi. Temiz bir uc istiyorum cebinden daha once acilmis olan baska bir ucu cikartiyor. Kimbilir ne kadar istikaki var, onlari bitirmis olmali diyorum. Halk sagligi umurunda mi? Cahilligin siniri yok ki...
Ardindan "Sen icmissin" diyor. Ne icmesi diyorum sadece coca-cola ve kebap yedim mesaide. "Hayir, icmissin. Alet yalan soylemez. Sen nerede oturuyorsun diyor. 5-6 km ileride Atakoy dememle beraber "Arabayi baglayacagim" Gosterir misiniz ne deger okuyor bu alet neden diyorum. Sen anlamazsin bu sadece uflerken soyler vs garip bir konusma tarzi... Nasil eve gidecegim diyorum, taksiye biner gidersin diyor. Ama uzerimde fazla para yok diyorum. Gercekten kredi karti ve ATM karti ile gezen bir insanim. Neyse taksi tutacak kadar para varmis cebimde. Burada taksi mi var ki diyorum? Telsiz ile konusuyor taksi geliyor. Arabayi aliyorlar. Taksi ile kos kos eve geliyorum. Ruhsat ve arabayi biraktim. Ertesi gun gidiyorum sur arkasinda bir yerden arabayi aliyorum, cezayi oduyorum.
Babam rusvet istemis sen anlamamissin diyor. Ama neden diyorum. Cunku sen gencssin onlarin olamadigi yerdesin, onun da eline firsat gecmis, onun da yasama sekli bu. Cunku o an ocunu aliyor senden, sistemden. Midem bulaniyor. Arkadasimin bana soyledigi kulaklarimda yankilaniyor "Ya Sev Ya da Terket! Don geldigin yere" Hayir diyorum, yine hayir. Bunu sevmiyorum, ama terketmeyecegim de... Koklerim burada oldugu halde, burada bir cinar oldugumu sandigim halde, mevsimlik bir cicek olabilecegim bir yerler icin bunu soylemek cok aci ama gercek...
Doktor arkadasim ariyor bir sunumu var beraber gece gec saatlere kadar calisiyoruz. Avcilar'dan yola cikiyorum, Bakirkoy'e dogru giderken arkamdan gelen polis arabasi isiklarini yakiyor beni durduruyor. Sol stop yanmiyor diyor. Iniyorum bakiyorum, gercekten lamba yanmis. Lambayi takiyorum yaniyor iste diyorum. Olsun diyor o zaman yanmiyordu. Ceza kesmem lazim. Hem bu saatte sen neden sokaktasin? Haydaa hesap ver bakalim. Senin buna ne hakkin var ki? Icimden her turlu laneti okuyorum bu adamlara. Sesini cikarsan iceri atarlar sorgusuz sualsiz kal nezarathanede... Sonra da serbest kalirsin sabahinda.. Gecmis donem aklima geliyor, susuyorum... Nereden topluyorlar bunlari diyorum. Kestigi cezanin maddesini bile anlayamiyorum, kargacik burgacik harfler. Gorev yeri Ataturk Havaalani... Peki bana ceza kestigi yer Istanbul Universitesi cikisi..
Arabayi yeni almisim. Gunduz ama farlar acik... Kopru girisinde durduruyor, telsizden diger taraftaki amirine yeni almis arabayi 0 km ne yapalim diyor. Ne soyledigini duymuyorum ama kestigi ceza gunduz farlari acik sekilde seyretmek. Oysa Avrupada araca biner binmez farlar acilirdi. Hemsehrim burasi Turkiye sen mi ogreteceksin. Onlar herkesten daha iyi bilirler.
Kirmizi isikta gectin diyor. Hayir gecmedim ki ben yesildeydi gecerken diyorum. O sira yesilden sonra aniden kirmizi yaniyordu. Bir guzel ceza yiyorum. Gercekten kirmizida gecen baska arabaya ise ceza kesmeden gidiyor.
Bodrum yolunda olmadik yerlere saklanip, ceza kesiyorlar. Trafigi duzenlemek degil amaclari ceza uzerinden gelir tahsil etmek. Kim gider ki Bodrum'a gitmesinler. Eger amac hizi dusurmekse gorunur yerlere koysaniz. Ama o zaman ne anlami var nasil tahsilat yapacaklar. Amac tahsilat mi amac duzeni mi saglamak?
Hakime cikamiyorum cunku iki polisin sahitligi bir vatandasin soylemini yersiz kiliyor. Bu yuzden ikili geziyorlar. Ikili tutanak duzenliyorlar.
2-1 yenik vatandas kolluk kuvvetine...
Gozumun onunden yurtdisinda trafik polisleri ile olan yasadiklarim geliyor. Orada insan oldugumu burada ise bana yapilan mualemeden kendimin bir hic ama "DEVLET" denilen seyin kim oldugunu iyi idrak ediyorum.
Yolda kaliyorum dagdayim. Polis geliyor arabami cekmeye yardimci oluyor. Otele birakiyor beni telefon numarasini veriyor. Sorun oldugunda beni ara diyor. Gece gec cikmisiz kitapliktan sinava calisiyoruz, arkamizdan geliyor. Konusuyoruz bizi eve kadar birakiyor, basimiza kaza gelmesin diye. Lastigimiz patladi yol kenarindayiz, hemen yanimiza geliyor. Cekici vs herseyi ayarliyor amcam ve babam sasiriyorlar. Acaba biraz para versek mi diyorlar. Sakin ha diyorum... Gorevini yapiyor o... Polisi vatandasin tutuklama hakkinin oldugu bir yerdesiniz. Hem bize hem polise kotuluk yapmis olursunuz. Tesekkur ediyoruz ekip otosuna...
Her 5 senede bir ehliyet icin yurtdisinda sinava gidiyorum. Parasini yatiriyorum, sinava giriyorum. resmim cekiliyor ve posta ile ehliyetim eve geliyor. Bu arada gecici ehliyet kartondan veriliyor. 70li yıllarin sonu TR den ehliyet almak cok zor, karayollari memurlari ve bir takim baskalari rusvet mekanizmasi isletiyorlar. Rusvet vermeyene ehliyet yok. 18 ci hakda alabilyorsunuz. Araba luks surmek isteyen rusvet verir sadece Istanbul degil her ilimizde ayni.
Araba satisi tek bir belge ile DMW den... Burada ise ruhsata sasi numarasini bile yanlis yazdiran mantik. bugun git yarin gel diyen, noteri sevindiren bir duzen. Dolayli vergi almanin bir baska yolu... Noter onayli fotokopi. Bu sayede noter de vergi memuru halinde tipki benzin istasyonlari ve telefon sirketleri gibi..
Insanca duzeni, insanlari seviyorum... Sark kurnazligi ile yasayan sistemi sevmiyorum. Ama gucum yok bu sistemi insanca yapmaya... Tek bir oyum var o da hic bir sey ifade etmiyor. Ne kadar okumus ileriyi gorebilmis olsam da benimle digerinin oyu ayni cunku ikimiz de "er" iz yani piyade, yani piyon...
Subscribe to:
Post Comments (Atom)

0 comments:
Post a Comment