<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173</id><updated>2012-01-30T17:18:12.250+02:00</updated><category term='third system'/><category term='ethics'/><category term='bandits&apos; econ'/><category term='Teknoloji'/><category term='Philip Jordan'/><category term='bizplan'/><category term='Armenia'/><category term='Egypt'/><category term='mezunlar dernekleri'/><category term='Hormones'/><category term='Computer Languages'/><category term='Istanbul'/><category term='enerji'/><category term='tasdix'/><category term='boo'/><category term='turkiye'/><category term='woman'/><category term='Film'/><category term='pandemic'/><category term='game theory'/><category term='Israel'/><category term='middle east'/><category term='values'/><category term='Meksika'/><category term='TPAO'/><category term='Uprising'/><category term='Nato'/><category term='intelligence'/><category term='society'/><category term='online classified'/><category term='Fraud'/><category term='sports'/><category term='futurism'/><category term='humankind'/><category term='racing'/><category term='freelance'/><category term='Kurdistan'/><category term='cybercash'/><category term='USC'/><category term='socialism'/><category term='muzik'/><category term='future'/><category term='recycle'/><category term='oil'/><category term='terror'/><category term='H1N1'/><category term='business'/><category term='Türkiye'/><category term='NCR'/><category term='Honesty'/><category term='mideast'/><category term='earthquake zones'/><category term='flesh'/><category term='security'/><category term='seçim'/><category term='social security'/><category term='panama'/><category term='life issues'/><category term='economy'/><category term='IPAD'/><category term='gsm'/><category term='international'/><category term='Turkey'/><category term='movie'/><category term='bayram'/><category term='building standarts'/><category term='Stanford'/><category term='emlak komisyoncusu'/><category term='AVATAR'/><category term='politika'/><category term='Tevrat'/><category term='Insead'/><category term='software'/><category term='drm'/><category term='Oscar'/><category term='arts of fight'/><category term='gezi'/><category term='finance politics'/><category term='reklam'/><category term='job market'/><category term='ITU'/><category term='crisis'/><category term='Utopia'/><category term='dolls'/><category term='economy of garbage'/><category term='Durustluk'/><category term='capitalism'/><category term='1960'/><category term='iran'/><category term='Innovation'/><category term='Privatization'/><category term='Globalization'/><category term='education'/><category term='air pollution'/><category term='Cyprus'/><category term='inovasyon'/><category term='stanford grad'/><category term='SME'/><category term='suspended broadcast'/><category term='Consulting'/><category term='counterfeiting'/><category term='usa'/><category term='Greece'/><category term='cinsel'/><category term='social'/><category term='Management'/><category term='headhunter'/><category term='censorship'/><category term='ınternet'/><category term='human resources'/><category term='Demirel'/><category term='social networking'/><category term='Tunisia'/><category term='crime'/><category term='political'/><category term='hariiri'/><category term='mobile phone'/><category term='low morale'/><category term='learning'/><category term='corrupted bureacracy'/><category term='Health'/><category term='nuclear energy'/><category term='kurzweil'/><category term='agriculture'/><category term='seri ilan'/><category term='Jurisdiction'/><category term='election'/><category term='vacation'/><category term='photography'/><category term='politics'/><category term='kiralık'/><category term='games'/><category term='satılık'/><category term='blog'/><category term='BP'/><category term='Britain'/><category term='vehicle register'/><category term='trash'/><category term='conflict'/><category term='perfum'/><category term='IDEO'/><category term='economics'/><category term='energy'/><category term='jobs'/><category term='aroma'/><category term='religion'/><category term='Total Oil UK'/><category term='Laborlaw'/><category term='nanobot'/><category term='alumni'/><category term='interrnet'/><category term='edebiyat'/><category term='medicine'/><category term='money'/><title type='text'>GunlukHayat (Daily Life) by Zafer BABUR</title><subtitle type='html'>Gunluk hayata dair yorumlar... 
Yorumlarinizin yayinlanmasi icin adinizi belirtiniz
((Views about daily life and errands)Pls do provide your name when you submit a comment)</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default?start-index=101&amp;max-results=100'/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>248</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-8584484973359485706</id><published>2011-12-31T19:06:00.000+02:00</published><updated>2011-12-31T19:06:15.815+02:00</updated><title type='text'>Faytoncu Hiristo ve Atı Yok</title><content type='html'>Bakırköy ve Yeşilköyde istasyonun yakınlarında faytonlar müşteri beklerlerdi. Havada bir üre kokusu, ve yerlerde sarı saman. Atlar arasıra kişnerlerdi, bazen şırrrr ya da pat pat def-i hacet durumları.&amp;nbsp;Yazın bacaklarına su boca ederlerdi serinlesinler diye.&amp;nbsp;Teneke kovalarda su getirirlerdi bir kova suyu hapır kopur içerlerdi. Bakırköydekiler mezarlığının hemen yanında, şimdi minibüslern durağının olduğu&amp;nbsp;yerdeydi. O zaman Bakııköyden civar köylere minübüs çalışmıyordu. Sadece Bakırköy Beyazıt vardı. Faytonların kimisi çift atlu kimisi tek atlı. Fenerli olanlar var, püsküllü olanlar var. Kışın kenarları kapatılırdı yazın ise açılırdı püfür püfür. Cumartesi pazarından alışveriş edenler Ataköy'e inmek için kullanırlardı. Istasyondan yürüyüp gelrler Incirli caddesine, ya da Demirkapı caddesinden Mazhar Osman'a giderlerdi.Osman Amca, Mustafa'nın sünnetinde fayton tutmuştu&amp;nbsp;mahallede dolaştırmışlardı tüm çocukları.&amp;nbsp;Istasyon caddesinde, Sakızağacı&amp;nbsp;her yerde görürdünüz&amp;nbsp;faytonları.&amp;nbsp;Arabaların fazla geçmediği dönemler fayton sürücüleri de çevrenin çocuklarını da tanırlardı. Bizim evin oraya müşteri getirdiğinde arkasına asılırlardı,&amp;nbsp; kırbaçı şaklattırlardı çocuklara. Ben ise izin isterdim binebilir miyim arkasına.&amp;nbsp;Yolun başına kadr izin verirlerdi bazen belki de yokuş aşağı giderken yolun altbaşına kadar kısa bir zaman bindiğim içindi, belki de beni sevdikleri içindi izin vermeleri&amp;nbsp;kimbilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Faytonculardan arasında birisi vardı ki o diğerlerinden farklı idi. Hiristo amca aksanlı, pek fazla konuşmayan biri. Diğer faytoncular hep konuşurdu. Ne yapıyorsun, kaça gidiyorsun, baban ne iş yapıyor vs. Dediklerine göre dulmuş, çocukları olmamış. Atı ile farklı bir dostluğu vardı. Birgün babam, babaannem, annem ve kardeşim ile Hiristo'nun arabasına bindik. Hava kar çiseliyor &amp;nbsp;at çok yavaş gidiyor, babam tezcanlı. Hiristo biraz hızlı sürsene diyor. Kendine has aksanı ile yok diyor at gitmiyor beyim. Kırbaçı göster bak nasıl gider diyor babam. Hiristo diğerleri gibi şaklatmıyor kırbaçı. Hiriston'un atının yelleri çok güzel. Insan kıyamıyor bu ata. Neden fayton çeker onu da anlamıyorum. Yokuşa gelince at iyice yavaşladı bir adım atıyor sonra diğerini neredeyse adım adım. Atladı babam aşağı ben yürüyerek giderim&amp;nbsp;dedi.&amp;nbsp;&amp;nbsp;Hiristo anlatmaya başladı. Meğer bu at yarış atı imiş Veli Efendide zamanında.&amp;nbsp;Kendini sakatlamış koşamaz&amp;nbsp;olunca sahibi satmış. Karısını kaybetmiş,&amp;nbsp; bekar hayat yaşarken durumu iyice bozulan faytoncunun tek&amp;nbsp;arkadaşı o kalmış.Indigimiz yokuşdan yagıışlı birgün inerken ayağını incitmiş, o gündür bugündür oradan inerken ne zaman hava bozsa oradan inmek istemezmiş. Hiristo da hava bozuk olduğunda pek müşteri almak istemezmiş bizim oraya. Ama bu akşama kadar saman ve ekmek parasını denkleştiremişler o yüzden müşteri almış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiristo birgün akıl hastenesinin bahçesine geldi. Belki daha önce de geliyordu, o zamana kadar ben rastlamamıştım. Atını çözdü, zuladan&amp;nbsp;çıkardı nevalesini ve şarap şişesini. Çilingir sofrasını kurdu. At yavaşça gelip yatıverdi çimlere başını da koydu onun kucağına. Transistörlü radyosundan şarkılar çalıyor.&amp;nbsp;Şişeden şarap içerken bir yandan atına da içiriyor. Gülüyorlar birbirlerine. Hiristo onunla dertleşiyor, at ne diyor bilmiyorum ama o da gülüyor sanki.&amp;nbsp; Uzaktan bu arkadaşlara bakıyorum. Zaman geçiyor sonra gidiyorlar beraberce. Her bahar ritüel gibi tekrarlıyor, Mayıs aylarında beraber piknik yapıyorlar, eğleniyorlar. Başkaları görüyor mu bilmiyorum ama ben biliyorum sırlarını nerede oturup eğlendiklerini. Sağrısı, kuyruğu, yelesi akıtması ile çok seviyorum onun atını. Arabası o kadar süslü değil ama atı güzel. Her fırsatta onun atını seviyorum. Bana sevdiriyor atını. Diğer çocuklar ona vururken ben dokunmaktan hoşlanıyorum o da sakin duruyoır ben ona dokununca.&amp;nbsp; O diyor, bilir benim dilimi, ben de onun. &amp;nbsp;Hiç bir zaman bilemedim ne konuştuklarını o çimenlerin üzerinde bir şişe şarap ile ne konuşurlardı, kimbilir? Türkiyeden ayrıldığımda onlar hala oradaydı. Geldiğimde Bakırköyde &amp;nbsp;&amp;nbsp;faytonlar yoktu.&amp;nbsp;Faytoncular, atları,&amp;nbsp;faytonları ne oldu bilmiyorum.&amp;nbsp;Onların yerinde şimdi zıpkın minibüs şoförleri var, sıra sıra minibusler, Bir kenarda onlarca insan sabahın ilk saatlerinden itibaren sıra oluyorlar.hepsi birbirne benzeyen sarı minibüsler, havada eksoz kokusu ve motorun gürültüsü ve&amp;nbsp;kolonlardan duyulan müzik sesi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eskiden çift yönlü sokak tek yönlü olmuştu. Mezarlık yeniden düzenlenmiş ve&amp;nbsp;yol genişlemesi sırasında Ebuziyya Efendi'nin mezarı kaybolmuştu&amp;nbsp;&amp;nbsp;Istasyon caddesi trafige kapatılmış, yolun altına psajlar yapılmış. Köyler artık yerleşim merkezi olmuştu. Çırpıcı ve Aya Mama dereleri köylere kurulan fabrikaların atık sularını Marmaraya taşıyordu.&amp;nbsp;Sanayileşen, gelişen, büyüyen&amp;nbsp;ülkenin&amp;nbsp;değişimini bir başka açıdan gözlemliyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-8584484973359485706?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/8584484973359485706/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=8584484973359485706' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/8584484973359485706'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/8584484973359485706'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2011/12/faytoncu-hiristo-ve-at-yok.html' title='Faytoncu Hiristo ve Atı Yok'/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-162377288434963252</id><published>2011-12-31T10:56:00.005+02:00</published><updated>2011-12-31T11:22:07.567+02:00</updated><title type='text'>Her Kusun Eti Yenmez, Haci Leylek Hic Yenmez</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://t2.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcTqVw2GmrZyEnPkJqbuPaPOKejSB-Pma_g-ijxHbF6zh5SqGJyX" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; height: 141px; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em; width: 187px;"&gt;&lt;img border="0" height="149" rea="true" src="http://t2.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcTqVw2GmrZyEnPkJqbuPaPOKejSB-Pma_g-ijxHbF6zh5SqGJyX" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Storks are famous in Anatolia. They are named Hadji Stork. There is a belief If you see storks flying over in the sky&amp;nbsp;that year&amp;nbsp;you will be travelling a lot.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazlari donus yolunda babam suruyor arabayi, annem onde, kardesim ve ben arkadayiz. Genellikle Bursa yolunda havalanmis buyuk gruplari gorurduk. Havada halkalar cizerler asagidakilerin onlara katilmasini beklerlerdi. Kocaman gruplar olustururlardi. Bakin bakin cocuklar leylek havada. Leylekleri havada gormek omrunuzde uzun yolculuklar yapacagina isaret eder derdi. Istanbuldaki evimizin penceresinden&amp;nbsp;de gorurduk, ama hep hatirlatan annem olurdu. Bakin, bakin leylekler donuyor. Dedigi de dogru cikti, uzun uzun yolculuklar yaptik. Dunyanin uzak mekanlarina gittik. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazi yerlerde Haci&amp;nbsp;Leylek derlerdi. Neden haci oldugunu yillar sonra anladim, zira leylekler soylarinin devami icin uzun bir yolculuk yaparlar kisin Afrikada, yazin Istanbul-Hatay ekseninde&amp;nbsp; konaklarlardi. Gecici idiler, burayi sadece dogumhane ve kindergarden olarak kullanirlardi. Leylek vurulmaz, yenmezdi. Buyukler onlara "Haci Leylek" derlerdi. Diger gocmen kuslara ayni saygi gosterilir miydi? Neden leylek avlanmazdi? Cocuklar arasinda leyleklere iliskin tekerlemeler soylenirdi. "Leylek leylek havada, yumurtasi tavada" acaba cocuklar telgraf direklerinin tepesinde, kavaklarin&amp;nbsp;uzerinde, damlarda&amp;nbsp;yuva kurmus olan birkaç&amp;nbsp;yavrusunu yazin buralarda buyuten leyleklerin yumurtasini alirlar miydi? Leylek ile Tilki hikayesinin farkli versiyonlarini okuduk. Cocuklari leyleklerin getirdigini ogrendik. Bankanin birinin logosunda leylek vardi ev sahibi yapiyordu insanlari. Sınıfın uzun boylularina leylek diye alay edenler olurdu. Her tarafta farkli. Leylek yuvalari da bozulmazdi her daim gelirdi o leylekler buraya. Yani yazlik ve kislik evleri bozulmazdi. Leylek yaralisina, gucsuzune ihtiyarina bakan bir canli. Bidigim kadari ile hep bir yeri belleyip oraya yuva yapiyorlar, sonra da yillar icinde yuva buyuyor. Ugur getirdigine inandiklari icin de kimileri evinin bacasinin uzerine tekerlek koyuyor ki leylek gelip yuva yapsin. Cocuklugumdaki kocaman leylek suruleri yok artik semalarda sayilari mi azaldi yoksa yollari mi degisti?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Osmanli zamaninda sakat ve bakima muhtac leylekler Bursada bir yerlerde bakilir tedavi edilirmis esnafin cebinden cikan para ile. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir efsaneye&amp;nbsp;gore leylek aslında hakim gorevi ifa ederken yanlis karar vermis ve tanrilar onu bugunku leylek yapmislar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Turkulerde de yeralir leylek&lt;br /&gt;Leylek yuvada üç olur/Bey kızı sarması güç olur&lt;br /&gt;Leylek yuvada beş olur/Bey kızı Kumitaya eş olur&lt;br /&gt;Leylek yuvadan göz eder/Bey kızı Kumit[a]ylan söz eder&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beyaz-Siyah govdesi, pembemsi uzun gagasi ile hep bana uzak diyarlari ve cekirdek aileye sahip dayanisma icinde yasayan topluluk ornegi oldular. Umarim baska cocuklarin da hayatinda bir dekor olurlar.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-162377288434963252?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/162377288434963252/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=162377288434963252' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/162377288434963252'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/162377288434963252'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2011/12/her-kusun-eti-yenmez-haci-leylek-hic.html' title='Her Kusun Eti Yenmez, Haci Leylek Hic Yenmez'/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-2346459369448382733</id><published>2011-08-06T14:19:00.000+03:00</published><updated>2011-08-06T14:19:46.538+03:00</updated><title type='text'>Scholarship Fund 529 in US</title><content type='html'>ScholarShip Fund 529 allows individuals to save up to 350K in US. In Turkey you can deduct 10% of education expenses from the following years income tax.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Turkiyede&amp;nbsp; esinizin, cocuklarinizin veya kendinizin egitim faaliyetleri kapsaminda yaptigi harcamalari takibeden sene gelir vergisinden %10 oraninda matrahdan&amp;nbsp;dusebiliyorsunuz. ABD de ise bu konuda hayli ileri cocuk&amp;nbsp;dunyaya geldikten sonra onun adina actiginiz hesaptan state ve federal devlet vergi almadigi gibi bankalarda hesap isletim bedeli almiyor. 350,000 USD ye kadar birikim yapabiliyorsunuz. Farkli eyaletlerde yasamis olsaniz da sevdiginiz okula simdiden yatirim yapiyorsunuz. Kimi universite ise kendisine gelecek ogrenciye "matching fund" sagliyor. &lt;br /&gt;İki turlu yatirim yapilabiliyor onodemeli veya tasarruf. Onodemelide bugunun degeri uzerinden ders satin alabiliyorsunuz, cocugunuz gelecekte bunu kullaniyor. Tasarruf ise "mutual fund"&amp;nbsp;olarak calisiyor. Cocuk universite zamani yaklasinca tutucu yatirim planina donuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onodemeli secenekler ya eyalatler ya da universitelerce idare edilirken, Tasarruf planlari sadece eyaletlerce yonetiliyor olsa da asli gorevleri kontrol isin operasyonu ise banka ya da yatirim fonlarinca idare ediliyor. Kisiler maaslarinda otomatik kesinti talep ediyor ya da senede birkac defa buyuk miktarlarda hesaba para yatiriyorlar.&lt;br /&gt;ABD de cocuklariniz evlatliklariniz ya da onlarin cocuklari,kardesleriniz, uvey babaniz, yegenleriniz, damat/gelin/kayinpeder/kayinvalide icin bunu kullanabiliyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;401K dekinin aksine burada fonlarin sadece 1 kere degisimini ongoruyor. &lt;br /&gt;Eger farkli amac icin bu para kullanilirsa bu durumda da %10 ceza geliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Universiteler icin guzel bir gelir kaynagi gelecegi tahmin edebilmek icin uzel bir index. Umarim bizde de baslar&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-2346459369448382733?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/2346459369448382733/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=2346459369448382733' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/2346459369448382733'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/2346459369448382733'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2011/08/scholarship-fund-529-in-us.html' title='Scholarship Fund 529 in US'/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-6305038555258508654</id><published>2011-06-19T11:39:00.002+03:00</published><updated>2011-06-19T16:00:30.313+03:00</updated><title type='text'>What will be left after death? Olumden sonra geriye ne kalmali?</title><content type='html'>I have seen cemeteries for rich, poor, military, homeless. They all have stories. Recently some&amp;nbsp;wills include making a pottery from&amp;nbsp;his/her ashes. May be in the future there will be cemetery countries and web pages. Then one decides there is no need to have those web pages shift+delete. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gezdigim yerlerin mezarliklarini da ziyaret ederim. Zenginlerin mezarliklari, siradan insanlarin mezarliklari, kimsesizler mezarliklari, mechul asker mezarliklari. Bu yerlerde daha once yasamis, bu yerlerde savasmis ve sonunda bir avuc minerale donmus bu kisilerin du dunyada neler yaptiklarina dair izler de bulurum buralarda. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Urfa’nın mezar taslarinda; adi soyadi, dogum, olum tarihinin yanisira tasa kazinmis sekiller gorursunuz, olum nedenini anlatan. Ya trafik kazasi, ya kursun, ya kalpten gitmistir. Milano’nun eski mezarlarindan biri, genelde zenginlerin mezarligi olarak bilinir; daga tirmanirken kartalin saldirisina maruz kalan,tekne, ucak vb kazalarda tek ya da toplu olenler, ailesinin hepsinin birebir heykelini , bustunu gosteren, kullerini kavanozda tutan. Hepsi farkli hikayeler. Kimisi ise bu hayattaki mesleklerini anlatir polis, egitmen vs. Ote yandan Etrusklerin mezarini ararsaniz bulamazsiniz Roma’da zira yoketmislerdir, sadece yerin altında magaralarda birkac tane kalmıstır. Fransa’nın mezarlarında taze çiçekler, başında sapka siyah döpiyes giymiş alımlı genç hanımlar, yaşlı teyzeler, takım elbiseli insanlar mezarlıkların basinda. Istanbul’un en eski mezarliklarindan Karacaahmet mezarliginda basi ortulu insanlar elleri semaya acik dualar okuyorlar. Yeni yapilan bir tasarim ornegi Sakirin Camisi yapilana kadar kucuk bir camisi vardi. Zincirlikuyu mezarligi Istanbul’un zengin mezarligi gelenler dua edenler sinif olarak daha farkli. Mermer isciligi hayli on planda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zenginlerin mezarlari olabildigince gosterislidir, yerleri farklidir. Artvin’de ise evinizin yanindadir dedeniz, neneniz.Aziz Nesin de okulunun bahcesine gomuludur ama kimse bilmez tam yerini, cok yakinlari disinda. İlk caglarda ise mezar yasadiginiz yerin hemen altindadir. Olulerinizle beraber yasarsiniz. Asrilestikce dogum da olum de evden uzaklasmistir. Mezarliklar arazinin maddi degerinin dusuk oldugu uzaklara kurulur. Guney Afrikada battaniyeye sarilip gomulursunuz. Bizde ise hala akrabalari, tanislari mezara indirir ustelik mezarin icine girerek, son defa 6 metrelik kumasa sarilmis gul suyu ile yikanmis cansiz bedeni kucaklayarak. Batida mezara indirme uzmanlari tarafindan mekanik bir duzenle sanduka ile yapiliyor. Hatta yeni bir trend Hindistandaki gibi acik ortamda guzel kokular siddetli alevlerde yakildiktan sonra kullerinin nehire savrulmasi yerine, firinda yakildiktan sonra geriye kalan kullerinden porselen demlik, masrapa yapiyor ve aile bireylerine veriyorlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Modernlesen toplumda hersey uzmanlik istiyor. Mezar tasi ustasi ya da olunun kullerinden caydanlik yapan seramik ustasi olmak? Artik hayatta olmayan birisi icin son defa yapilacak bir isi yapmak. Isi yaptiginiz kisi ile hic bir zaman gorusemeyecek ve onun olurunu alamayacaksiniz.&amp;nbsp;Onlar olunce de birileri onlarin icin bu isi yapacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anamalci duzen bu mezarlari yakinda buyuyen sehirlerden dolayi yerin altina kaydiracaklar. Belki de mezarlik yerlesimleri yapacaklar. Ulkelerin disinda cok uzaklarda. Bilgisayar programlarinda web siteleri olacak. Tas ustasi degil ama web ustasi onun icin birkac sayfa tasarlayacak kimbilir? Sonra birisi ne gerek var diyecek ve o web sayfalarina da shift+delete yapacak.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-6305038555258508654?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/6305038555258508654/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=6305038555258508654' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/6305038555258508654'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/6305038555258508654'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2011/06/what-will-be-left-after-death-olumden.html' title='What will be left after death? Olumden sonra geriye ne kalmali?'/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-4440405943487128180</id><published>2011-06-12T12:37:00.000+03:00</published><updated>2011-06-12T12:37:40.957+03:00</updated><title type='text'>What has been changed in Education? Egitimde Ne Degisti?</title><content type='html'>Years back I started to write on the blackboard w white chalk. We used to make duster from old coat stripes, it was like a consumable for the class,&amp;nbsp;chalk and dusters were in the air each break.&amp;nbsp;&amp;nbsp;Then boards changed their colors from black to green at highschool, university was the same except some profs were using OHP w multicolor markers. Chalk quality was better they were even different colors&amp;nbsp;they were not&amp;nbsp;creating so much dust on teacher and pupil. There I was in US in early 80s teaching on the board w higher quality chalks making small sculptures w needle to students. These chalks werng so much&amp;nbsp;&amp;nbsp;higher quality my clothes were free of dust. Where it is appropriate I was using whiteboard w three color boardmarker. Then I came across with intelligent boards. Before coming to Turkey I bought enough markers, eraser and ink for my educational/business journey. There I was w chalk and board on the site projector. Projector lamp replacement was a deary price at the vendor so I replaced it on my own against all threats of the vendor. Boards &amp;amp; chalks&amp;nbsp;were not making so much fuss.&lt;br /&gt;Now I return and look at back; nothing changed. Teacher, board, marker, students. &amp;nbsp;One transfer what he knows to others via physical&amp;nbsp;or digital environment. When we remove classes, take out teacher, perish written notes, recorded voices and have each indiviudal design his own syllabus and digest that knowledge as brain waves then we will have the&amp;nbsp;Change in Education.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yillar once karatahta ve tebesirler basladim. Bizler eski paltokumaslardan tahta silgisi yapar sinifa getirirdik zira tuketim malzemesi gibi idi ya cocuklar bununla mac yapar ya da cope atarlardi. Tebesirleri sonuna kadar kullanmak icin bazilari metalik bir kilif kullanirlardi. Lisede tahta daha sonra rengini degistirdi, artik tahtada degildi duvara macun cekmislerdi yesil duvara yaziyorduk. Universitede hala kara tahta vardi ama kimileri tepegoz kullaniyordu. Tebesirin niteligi degismisti dah az toz birakiyordu. Renklenmisti de.. ABD de 80lerin basinda tebesirler tozsuz ve hayli renkli idi. Buradaki tebesirler insanin giysilerinde toz birakmiyordu. Yalniz tebesir tasarufu icin onlem yoktu Istanbuldaki gibi. Tepegozden de ders verdigim oluyordu.&amp;nbsp; Bilgisayar siniflarinda ders verirken kendi ekranimi ogrencilere paylasiyor, onlarin ekranlarina baglanip, ya da onlarin ekranini duvara yansitabiliyordum. Tebesir yok olmus, ekranda goruntuler meydana cikmisti. &lt;br /&gt;Ama yine de Turkiyeye gelmeden once yeteri kadar beyaz tahta kalemi ve silgisi aldim yanima.&amp;nbsp;90larda Istanbul'da universitede egitim verirken hala tebesir ve tahta ile beraberdim. Her ne kadar sinifta projector varsa da calistirmak hayli guctu, ustelik lambasinin bedeli neredeyse bir&amp;nbsp;makina kadardi. Bozulan lambayi kendim&amp;nbsp;tamir ettim 1300 USD yerine&amp;nbsp;50 USD civarina degistirdim, saticinin garantiyi ihlal ediyorsunuz biz sizin urunuze destek vermeyiz tehditlerine karsin. Tahta ve tebesirde boylesi sorunlar yoktu ote yandan.&lt;br /&gt;Simdi geri donup bakiyorum aslinda bir sey degismemis egitimde onca yildir. Hala ogretmen, tahta, kalem ve ogrenciler var. Biri digerlerine bildigini &amp;nbsp;aktariyor ya fiziksel ya da sayisal ortamda.Eger siniflari, okullari ortadan kaldirirsak, yazili notlar, sesler kullanilmazsa ve her birey kendi egitimini tasarlar ve bunu beyin dalgalari olarak alirsa iste o zaman egitimde degisim olacak.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-4440405943487128180?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/4440405943487128180/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=4440405943487128180' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/4440405943487128180'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/4440405943487128180'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2011/06/what-has-been-changed-in-education.html' title='What has been changed in Education? Egitimde Ne Degisti?'/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-7779707241604087701</id><published>2011-06-04T12:54:00.000+03:00</published><updated>2011-06-04T12:54:13.131+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Philip Jordan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fraud'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Total Oil UK'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='headhunter'/><title type='text'>Be aware of Crooks &amp; Scammer/ Sahtekarlara Dikkat</title><content type='html'>Crooks and scammers are everywhere. From streets to largest holdings to states. You may even find them in religious bodies. They are there to rub people so that they can have easy lives. Social networks are no different then real life. Be aware of those who ask money to introduce you Sheikhs of Arab Peninsula, or to secure you a loan, or to have an interview w HR heads or&amp;nbsp;collecting money for&amp;nbsp;perishing children of outer worlds. One of them is Philip Jordan, he&amp;nbsp;acts as if he is in charge of HR head of Total Oil UK. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sahtekarlar heryerde. Okullar, sirketler, sokaklar, devletler dini kurumlar. Her yerde bu insanlardan var. Sizi kandirmaya calisiyorlar. Sizi kendilerine adanmis kaynak olarak gorup, sizden para alip kayiplara karisiyorlar. Kimileri bu Sulun Osmanlara guluyor, kimileri de uyanik olsaydin diyor, kimiler ise devletin gorevi bu gibileri sistem disina atmaktir diyor ama. Digerleri galip geliyor onlar sistemde yeseriyorlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sosyal networklerde varlar. Sizin adinizi kullaniyorlar. Sizin cok samimi oldugunuzu soyleyip arkadas networkunuzden yararlanmaya calisiyorlar. Sizi birilerine tanistirmak icin para almaya calisiyorlar. Sirketler toplulugu, holdinglerde de asagida uretim olurken yukarida ahlak zayiflari, sehvet duskunu kart zamparalar, ya da genc erkek duskunu kadinlarin derdi bambaska.&amp;nbsp;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Muzik dunyasinin&amp;nbsp; IMC de ve film dunyasinin Yesilcam da kalbinini attigi zamanlar bircoklarinin parasi artiz yapilmak icin alindi. Sanatci olucam derdine bircok gencimiz Istanbul'da Unkapaninda sersebil oldu. Sistem Turkuculer, sarkicilar cikarmisti. Onlarin hayatli cok satafatli idi TV ve Magazine bunu destekliyordu. Evinden kacan verelini Istanbul. Haydarpasa garindan sonra kayboluslar, senetler, paralar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seni sununla tanistiririm ama onden bir kisa sarki kaydededlim ya da film yapalim deyip sonra insanlari oyalayanlar.&amp;nbsp;Ellerine imzalttiklari altindan kalkilmasi imkansiz sozlesmeler. Fotograflarini cekip farkli yerlerde yayinlayanlar.&amp;nbsp;O zaman bu kadar yaygin degillerdi simdi ise Internet sayesinde heryerdeler.&amp;nbsp; Tabi sadece Istanbul'da degil dunyanin heryerinde varlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gectigimiz gunlerde&amp;nbsp;is yerinden bir tanisimdan geldi, eskiden XING de olan sahtekar bu sefer yine Total Oil UK adina eleman ariyor ama platformu degistirmis artik LINKEDIN de. Sizi Ingiltereye davet ediyor. Ama bunun icin vize vs parasi lazim diyor eger bunlari gonderirseniz de baska paralar istiyor ve sonunda husran. Bir baska yontem kendisini onemli bir adam olarak gostermek icin bilinen buyuk isimlerin resimlerini bulup onlarin adina uyelik aciyor ve kendisni bunlarla bagli gosteriyor. Ornegin FaceBook da Ihsan Dogramaci ve Zafer Kurtul'un adina acilmis olan FB hesaplarina ben de bir sazanlik yapip baglandim. Daha sonra maillesmemizde boyle bir hesaplarinn olmadigini anladim. Facebook a aninda sikayette bulunduk ve hesaplar kapandi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Siz siz olun, kisa vadede buyuk paralar teklif eden, olmadik hayaller satanlara inanmayin. Ozellikle calisma yeri olarak birden fazla yer varsa hangisinde % ne kadar calisacaginizi, seyahet suresini, izin suresini , maasinizin uluslararasi bir bankaya yatmasini, sigorta vb masraflarinizi, primi nasil alacaginizi cok iyi konusun. Herseyden onemlisi gorusmeye cagiriyorlarsa vize, ucak vs masraflarinizn hepsini odemelerini talep edin. Bir de siz aramayin onlar arasin. Aradiklari telefon numarasinin daha sonra kime ait oldugunu tespit edin.&lt;br /&gt;Bir gun elbet Kral Utop'un hayalleri de gercek olacak...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-7779707241604087701?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/7779707241604087701/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=7779707241604087701' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/7779707241604087701'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/7779707241604087701'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2011/06/be-aware-of-crooks-scammer-sahtekarlara.html' title='Be aware of Crooks &amp; Scammer/ Sahtekarlara Dikkat'/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-1187544704167705777</id><published>2011-05-29T17:33:00.001+03:00</published><updated>2011-07-21T08:38:09.579+03:00</updated><title type='text'>Either Love It or Leave It/ Ya Terket Ya Da Sev!</title><content type='html'>I&amp;nbsp;regret to say this; but if you dont excell in arts of bribery&amp;nbsp;in daily life, your life may bccome misserable in certain cities. Those who accept this life style never question and live accordingly. If you question it, dont bother yourself to live in this part of the world.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gece gec saat 24:00 e yakin polis durduruyor "farin sonuk yaniyor". Nerede calistigimi neden bu saate kadar calistigimi soruyor. Takim elbiseliyim yabanci bir bankada calistigimi soyluyorum. Ufle bunu diyor, alkol muyanesi.&amp;nbsp;Temiz bir uc istiyorum cebinden daha once acilmis olan baska bir ucu cikartiyor. Kimbilir ne kadar istikaki var, onlari bitirmis olmali diyorum. Halk sagligi umurunda mi? Cahilligin siniri yok ki...&lt;br /&gt;Ardindan "Sen icmissin" diyor. Ne icmesi diyorum sadece coca-cola ve&amp;nbsp;kebap yedim mesaide.&amp;nbsp; "Hayir, icmissin. Alet yalan soylemez. Sen nerede oturuyorsun diyor. 5-6 km ileride Atakoy dememle beraber "Arabayi baglayacagim" Gosterir misiniz ne deger okuyor bu alet neden diyorum. Sen anlamazsin bu sadece uflerken soyler vs garip bir konusma tarzi...&amp;nbsp; Nasil eve gidecegim diyorum, taksiye biner gidersin diyor. Ama uzerimde fazla para yok diyorum. Gercekten kredi karti ve ATM karti ile gezen bir insanim. Neyse taksi tutacak kadar para varmis cebimde. Burada taksi mi var ki diyorum? Telsiz ile konusuyor taksi geliyor. Arabayi aliyorlar. Taksi ile kos kos eve geliyorum. Ruhsat ve arabayi biraktim. Ertesi gun gidiyorum sur arkasinda bir yerden arabayi aliyorum, cezayi oduyorum.&lt;br /&gt;Babam rusvet istemis sen anlamamissin diyor. Ama neden diyorum. Cunku sen gencssin onlarin olamadigi yerdesin, onun da eline firsat gecmis, onun da yasama sekli bu. Cunku o an ocunu aliyor senden, sistemden.&amp;nbsp;Midem bulaniyor. Arkadasimin bana soyledigi kulaklarimda yankilaniyor "Ya Sev Ya da Terket! Don geldigin yere" Hayir diyorum, yine hayir.&amp;nbsp;Bunu sevmiyorum, ama terketmeyecegim de... Koklerim burada oldugu halde, burada bir cinar oldugumu sandigim&amp;nbsp;halde, mevsimlik bir cicek olabilecegim bir yerler icin bunu soylemek cok aci&amp;nbsp;ama gercek...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doktor arkadasim ariyor bir sunumu var beraber gece gec saatlere kadar calisiyoruz. Avcilar'dan yola cikiyorum, Bakirkoy'e dogru giderken arkamdan gelen polis arabasi isiklarini yakiyor beni durduruyor. Sol stop yanmiyor diyor. Iniyorum bakiyorum, gercekten lamba yanmis. Lambayi takiyorum yaniyor iste diyorum. Olsun diyor o zaman yanmiyordu. Ceza kesmem lazim. Hem bu saatte sen neden sokaktasin? Haydaa hesap ver bakalim.&amp;nbsp;Senin buna ne hakkin var ki?&amp;nbsp;&amp;nbsp;Icimden her turlu laneti okuyorum bu adamlara. Sesini cikarsan iceri atarlar sorgusuz sualsiz kal nezarathanede... Sonra da serbest kalirsin sabahinda.. Gecmis donem aklima geliyor, susuyorum... Nereden topluyorlar bunlari diyorum. Kestigi cezanin maddesini bile anlayamiyorum, kargacik burgacik harfler. Gorev yeri Ataturk Havaalani... Peki bana ceza kestigi yer Istanbul Universitesi cikisi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arabayi yeni almisim. Gunduz ama&amp;nbsp;farlar acik... Kopru girisinde durduruyor, telsizden diger taraftaki amirine yeni almis arabayi 0 km ne yapalim diyor. Ne soyledigini duymuyorum ama kestigi ceza gunduz farlari acik sekilde seyretmek. Oysa Avrupada araca biner binmez farlar acilirdi. Hemsehrim burasi Turkiye sen mi ogreteceksin. Onlar herkesten daha iyi bilirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kirmizi isikta gectin diyor. Hayir gecmedim ki ben yesildeydi gecerken diyorum. O sira yesilden sonra aniden kirmizi yaniyordu. Bir guzel ceza yiyorum. Gercekten kirmizida gecen baska arabaya ise ceza kesmeden gidiyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bodrum yolunda olmadik yerlere saklanip, ceza kesiyorlar. Trafigi duzenlemek degil amaclari ceza uzerinden gelir tahsil etmek. Kim gider ki Bodrum'a gitmesinler. Eger amac hizi dusurmekse gorunur yerlere koysaniz. Ama o zaman ne anlami var nasil tahsilat yapacaklar. Amac tahsilat mi amac duzeni mi saglamak?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hakime cikamiyorum cunku iki polisin sahitligi bir vatandasin soylemini yersiz kiliyor. Bu yuzden ikili geziyorlar. Ikili tutanak duzenliyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2-1 yenik vatandas kolluk kuvvetine...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gozumun onunden yurtdisinda trafik polisleri ile olan yasadiklarim geliyor. Orada insan oldugumu burada ise bana yapilan mualemeden kendimin bir hic ama "DEVLET" denilen seyin kim oldugunu iyi idrak ediyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yolda kaliyorum dagdayim. Polis geliyor arabami cekmeye yardimci oluyor. Otele birakiyor beni telefon numarasini veriyor. Sorun oldugunda beni ara diyor. Gece gec cikmisiz kitapliktan sinava calisiyoruz, arkamizdan geliyor. Konusuyoruz bizi eve kadar birakiyor, basimiza kaza gelmesin diye. Lastigimiz patladi yol kenarindayiz, hemen yanimiza geliyor. Cekici vs herseyi ayarliyor amcam ve babam sasiriyorlar. Acaba&amp;nbsp;biraz para&amp;nbsp;versek mi diyorlar. Sakin ha diyorum... Gorevini yapiyor o... Polisi vatandasin tutuklama hakkinin oldugu bir yerdesiniz. Hem bize hem polise kotuluk yapmis olursunuz. Tesekkur ediyoruz ekip otosuna... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her 5 senede bir ehliyet icin yurtdisinda sinava gidiyorum. Parasini yatiriyorum, sinava giriyorum. resmim cekiliyor ve posta ile ehliyetim eve geliyor. Bu arada gecici ehliyet kartondan veriliyor. 70li yıllarin sonu TR den ehliyet almak cok zor, karayollari memurlari ve bir takim baskalari rusvet mekanizmasi isletiyorlar. Rusvet vermeyene ehliyet yok. 18 ci&amp;nbsp;hakda&amp;nbsp;alabilyorsunuz.&amp;nbsp;Araba luks surmek isteyen rusvet verir sadece Istanbul degil her ilimizde ayni.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araba satisi tek bir belge ile DMW den... Burada ise ruhsata sasi numarasini bile yanlis yazdiran mantik. bugun git&amp;nbsp;yarin gel diyen, noteri sevindiren bir duzen.&amp;nbsp;Dolayli vergi almanin bir baska&amp;nbsp;yolu... Noter onayli fotokopi. Bu sayede noter de vergi memuru halinde tipki benzin istasyonlari ve telefon sirketleri gibi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Insanca duzeni, insanlari seviyorum... Sark kurnazligi ile yasayan sistemi sevmiyorum.&amp;nbsp; Ama gucum yok bu sistemi insanca yapmaya...&amp;nbsp; Tek bir oyum var o da&amp;nbsp; hic bir sey ifade etmiyor. Ne kadar okumus ileriyi gorebilmis olsam da benimle digerinin oyu ayni cunku ikimiz de "er" iz yani piyade, yani piyon...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-1187544704167705777?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/1187544704167705777/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=1187544704167705777' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/1187544704167705777'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/1187544704167705777'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2011/05/either-love-it-or-leave-it-ya-terket-ya.html' title='Either Love It or Leave It/ Ya Terket Ya Da Sev!'/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-5663748779102425459</id><published>2011-04-17T11:47:00.000+03:00</published><updated>2011-04-17T11:47:06.438+03:00</updated><title type='text'>Internet &amp; Beverages/Internet ve Alkolsuz Icecekler</title><content type='html'>In the near future, we are going to see&amp;nbsp;soda flowing in our tap water systems. But it is not going to be only Coke, it will be cartridge based internct connected special scent and color added tap water w monthly bill&amp;nbsp;from privitazed utilities company.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Coca Cola hiç şüphe yok ki dünyanın en iyi bilinen alkolsüz içecek markası. Pazarlama harikası bir ürün... Pepsi, Dr.Pepper, Çamlıca,Uludağ, Elvan vs bir çok alkolsüz içki pazarda mevcut olsa da her daim her köşede kendilerine yer bulamıyorlar.Kişiye özel içki üretimi ise evlerden pazara çıkmadığı için henüz dünya pazarında yok. Sadece üretici ve dağıtıcıların size verdikleri ve sizin onlarla yapabildiğiniz karışımlar sözkonusu. Hele hele yerel tadlar her yerde yok. Uçaklarda ise yer kısıntısından istediğinizi her zaman bulamayabilirsiniz. Malum misafir umduğunu değil bulduğunu yermiş ya da içermiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alkolsüz içki sektörünün oyuncuları da kendilerini yenilemek zorunda, yeni ürünlerle gelmeleri elzem. 2009 senesinde Futurizm Okulunda verdiğim dersde evdeki musluklardan Cola akacağını söylerken katılımcılar gülüşmüştü. Evet vizyon oydu. Internet bağlantılı olan evlerde tıpkı su arıtma cihazı gibi bir cihaz tezgah altına yerleşecek burada yeralan kullan-at kartuşlarda konsantre (syrup) ya da atomizer olarak çalışan kimyasal kartuşları yeralacak, sıvılaştırılmış CO2’i de içine alan karışım musluklardan akacak bileşenler bitmeye yakın sipariş talebi internet üzerinden tedarikçiye ulaşacak hatta çocuklar kendi karışımlarını kendileri yapacak diye öngörüde bulunmuştum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sene ise öngörü daha farklılaştı. Internet yine işin içinde. Sayılı teneke kutu barındıran “vending machine” şehir şebeke suyuna (Istanbul’da Terkos diye adlandırdığımız) ve internete bağlı olacak bu makinanın başına gelen kişi kendi özel konsantrasyon numarası ve şifresini girdiğinde kendi içeceğini bardağına istediği miktarda istediği bileşenle (vitamin, tat, konsantrasyon) bardak ya da aileboyu olarak alabilecek. Eskinin 5-6 çeşit teneke kutu çeşidi barındıran “vending machine” bundan böyle yüzlerce hazır ve onbinlerce kişiye özel karışımı sağlayabilecek. Mesela Bursa’dan Stanford’a okumaya gitmiş Suzan üniversitenin kantininden Uludağ gazozunu, ya da Bodrum’un mandalinalı gazozunu CapeTown daki Tolga makinadan içebilecekken Texas’lı Joe Bitlis’de Dr.Pepper’ini, LosAngeles’lı Tilda Artvin’de California Coller’ını aynı tatla yudumlayabilecektir. Bu durumda tüm dünya alkolsüz içkiler birliği tarafından işletilen merkezi veritabanından hangi makinada ne kaldığını tüketim eğilimlerini bileceklerdir. Kişiye özel olarak alkolsüz içki tasarlayanlar kendi tasarım içkilerini de buradan satarken kendilerine tasarım bedeli ücret ödenecektir. Örneğin sodasının içinde bodrum limonu tadı almak isteyen Hans her sene illa çantasında yeşil bodrum lim’lerını Koln’e götürmek zorunda olmayacak, kendine ait özel karışımı kendi kod adı ile bu makinalardan satabilecektir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Roma’da merkezi yönetimin dağlardan su kemerleri ve terazileri ile mahallelerin çeşmelerine taşıdığı, zenginlerin evine ise orifis ölçer ile ücretini ödeyerek getirdiği kimi yerlerde sakaların çeşmeden evlere taşıdığı su zamanlar belediyelerin evlere borularla taşıdığı parasını tahsil ettiği suya döndü. Bakkallarda, lokantalarda soğutulmuş olarak üretici şirketin onlarca yıldır değişmeyen formullerince oluşturulmuş içecekler de önce lokantalarda yeralacak makinalarda sonra yerleşim birimlerinde yaygınlaşacak, bilgisayar üzerinden bağlantılı ev tipleri daha sonra pazarda kendine yer bulacaktır. Kişiye özel olarak tasarlanabilen ve evdeki musluklardan akan alkolsüz içecekler pazarı bu sayede suyun tamamlayıcısı olarak hayatımıza giriş yapacak. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-5663748779102425459?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/5663748779102425459/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=5663748779102425459' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/5663748779102425459'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/5663748779102425459'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2011/04/internet-beveragesinternet-ve-alkolsuz.html' title='Internet &amp; Beverages/Internet ve Alkolsuz Icecekler'/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-6082891365093721323</id><published>2011-03-26T11:28:00.001+02:00</published><updated>2011-03-26T11:29:07.763+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gsm'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='1960'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='jobs'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Istanbul'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='internet'/><title type='text'>from 60s today Istanbul/60lardan bugune Istanbul</title><content type='html'>Early 60's jobs in the streets of&amp;nbsp; Istanbul; street hawker w a scale invites everyone "let me measure your height and weight all automatically", the other one measures your blood pressure, the one in the corner sells used prescription eye glasses, used teeth set. Late in the evening in his trolley he sells brewed tea and baked dough w sesame (simit) or rice w garbonzo beans w diluted yogurt (ayran). Easter days red painted eggs&amp;nbsp;on wheel barrows, summer time fresh cucumber. He peels it and add salt, one may want to have slice of watermelon or a&amp;nbsp;cone of icecream instead.&amp;nbsp;Gypsies wrestle with their bears, monkeys and collect money. Late in the nite they get together at bachelors apartment in tens. As the saying goes "Istanbul's soil and stone&amp;nbsp;were all gold" Now, it is Gsm and Internet time.&amp;nbsp;&amp;nbsp;I really wonder how these will transform in the due course? will they order food w their phone watch movie online, video chat w loved ones w ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;60 li yillarin basinda Istanbulun sokaklarinda boyunu olcen, kilonu tartan, tansiyonunu olcenler vardi. Beyazit meydaninda takma dis&amp;nbsp;ve kullanilmis numarali gozluk satan, &amp;nbsp;El arabasinda nohut-pilav-ayran ya da simit-cay satan da. Paskalya zamani kirmizi boyali yumurtalar isportada yerini aliyordu, yaza dogru&amp;nbsp;soyulmus salatalik ya da dilimlenmis karpuzlar tezgahlarda. Ayi oynaticilari ayilari ile danseder, maymunlari oynatirlar ve&amp;nbsp;para toplarlardi.&amp;nbsp;gecenin gec&amp;nbsp; saatlerinde sehir merkezinde bekar odalarinda onlarcasi yatardi. Istanbul'un tasi topragi altin denirdi herkes icin. Ya simdi Internet ve cep telefonu caginda bunlar nasil degisime ugrayacaklar?&lt;br /&gt;telefonla yemek ismarlayacak, film izleyecekler, sevdikleri ile goruntulu gevezelik mi edecekler?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-6082891365093721323?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/6082891365093721323/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=6082891365093721323' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/6082891365093721323'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/6082891365093721323'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2011/03/istanbulun-tasi-to.html' title='from 60s today Istanbul/60lardan bugune Istanbul'/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-923086399373219252</id><published>2011-03-20T11:24:00.000+02:00</published><updated>2011-03-20T11:24:58.249+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='trash'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='stanford grad'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='recycle'/><title type='text'>Trash Pickers Entrepreneurs/Copcu Girisimciler</title><content type='html'>Usually women and children before dusk dive in trash bins w their bare feet and hands at the same time street dogs and crows are there&amp;nbsp;to get their shares. This is an early morning scene in the streets of Istanbul. It is a great help in waste management. These people collect paper, can, plastic some time even a loaf of bread or a piece of meat. Since they are not trained they leave a mess behind. Apartments put a pad lock at the gate, only municipiality collects garbage. Why dont we organize/train these folks as &lt;a href="http://togetherasone.in/"&gt;Together As One&lt;/a&gt; established by a Stanford Chemical Engineer and MBA grad 2004 Gangwani, in India?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabahin erken saatleri Istanbulun sokaklarinda kadinlar ve cocuklar cop kutularina ciplak elleri ve ayaklari ile daliyorlar. Bu sirada kopekler ve kargalarda orada birbirlerinden calmaya calisiyorlar. Plastic, kagit, cam, teneke&amp;nbsp;topluyor bu insanlar. Bazen ekmek de cikiyor et de iste o zaman seyreyle gurultuyu hayvanlarla savas basliyor. Oysa bu insanlar cevreye katkilari var kaynaginda copleri ayristiriyorlar, eksik olan sadece duzen. Zira copleri karistirdiktan, torbalari yirttiktan sonra ikinci copluge gidiyorlar. Zira onlar gitmezse belediyenin cop arabasi copleri toplayacak. Arkalarinda dagitilmis cop yiginlari birakiyorlar. Kargalar ve kopekler ususuyor artlarindan. Bunu engellemek ve sadece Belediyenin araclari copleri alsinlar diye coplukler artik kilit altinda. Ote yandan &lt;br /&gt;Bu alana baskalarinin girmesi imkansiz zira aralarinda bolusmusler, olumune kavga ediyorlar. &lt;br /&gt;Yasama haklari var bu insanlarin, bu insanlarin bizim coplerimizden hayatlarini kazaniyorlar. Ayni zamanda bizim yasadigimiz ortami kirletmemeleri lazim, Cozum CEVKO gibi vakiflarin bunlara sahip cikmasi. Bu insanlari birer girisimci olarak gorup buna gore egitmeleri. Tabi&amp;nbsp;hayli farkli &amp;nbsp;bir durum gibi gorunebilir&amp;nbsp;cevreci kuruluslara&amp;nbsp; Oysa Stanford&amp;nbsp;Kimya Muh&amp;nbsp;ve MBA 2004 Gangwani &lt;a href="http://togetherasone.in/"&gt;Together As One&lt;/a&gt; olarak&amp;nbsp;gerceklestiriyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-923086399373219252?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/923086399373219252/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=923086399373219252' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/923086399373219252'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/923086399373219252'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2011/03/trash-pickers-entrepreneurscopcu.html' title='Trash Pickers Entrepreneurs/Copcu Girisimciler'/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-4385231537820272844</id><published>2011-03-14T07:47:00.000+02:00</published><updated>2011-03-14T07:47:41.078+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='nuclear energy'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='future'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='earthquake zones'/><title type='text'>Nuclear Energy, Earthquake Zones &amp; Future /Nukleer Enerji, Deprem Zonlari ve Gelecek</title><content type='html'>World needs energy. First wood, then coal, oil and gas. Meanwhile we started to use nuclear energy. 20% of all reactors are based in eartquake zone. Why dont we have energy producing lands and reactors owned by&amp;nbsp;Europe, Asia, Africa placed in eartquake freezones. like a commons in a village. New version of Utopia without King Utop...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dunyanin enerjiye ihtiyaci var; odun, komur,&amp;nbsp;petrol,&amp;nbsp;gaz. Sonra Nukleer i kullanmaya basladik. Dunyadaki nukleer enerji santrallerinin %20 si deprem zonunda. Herseyi diskaynaklara yapan dunya yazilimi Hindistanda, uretimi Cin de yaptirirken enerji uretim alanlarini neden deprem olmayan alanlarda yapmaz ki? Ornegin Asya ulkeleri enerji birligi. Tipki mezra gibi. Hatta bu istasyonlari okyanuslarda petrol platformlari gibi uluslararasi sularda yapilsa? Terror, deprem vs korkusundan uzak.&lt;br /&gt;Tabi bu durumda bazi ulkelerin ustunlugu elinden alinmis oluyor, ulkenin gelecegi bir birlige emanet ediliyor. Hayli zorlu bir durum, ama bu sekilde dunyada huzur olur degil mi? Bu da bazilarinin isine gelmez degil mi? Kral Utop'suz bir Utopya...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-4385231537820272844?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/4385231537820272844/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=4385231537820272844' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/4385231537820272844'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/4385231537820272844'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2011/03/nuclear-energy-earthquake-zones-future.html' title='Nuclear Energy, Earthquake Zones &amp; Future /Nukleer Enerji, Deprem Zonlari ve Gelecek'/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-477832810033657788</id><published>2011-02-27T10:51:00.000+02:00</published><updated>2011-02-27T10:51:29.007+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Stanford'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ITU'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='USC'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='alumni'/><title type='text'>Being an alumni in US and Turkey/ABD ve Turkiye'de Mezun olmak</title><content type='html'>I am in alumni list of &lt;a href="http://www.itu.edu.tr/"&gt;Istanbul Teknik Universitesi&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.usc.edu/"&gt;University of Southern California&lt;/a&gt;. and &lt;a href="http://www.stanford.edu/"&gt;Stanford&lt;/a&gt;. US universities' alumni sites give you so much, at the same time as an individiual you contribute to the university so that it is always ahead of others. Your kids go to the same university so you become a part of family (left over from Feudalisim, Chauvenism) After all I enjoy it. However, ITU is far from providing what US offers. Eventhough it gave so many Presidents, Prime Ministers, Ministers to Turkey.&lt;br /&gt;Chinese universities broadcast their students networth so that they can recruit new ones, US universities used to give stats on alumni salaries. ITU needs to reshape itself. All the graduates of ITU unite for a better Turkey, for a better ITU...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ITU, USC ve Stanford&amp;nbsp;mezunlari listesindeyim. SC ve Stanford'dan mail adreslerim var, surekli bana okuldaki olaylari anlatiyorlar. Seminerlere davet ediyorlar. Benim hangi kurumlarda calistigimi biliyorlar. USC'den Stanford'dan&amp;nbsp;gencler beni&amp;nbsp;calistigim sirketlerde ziyaret ediyorlar. Bilgi alisverisinde bulunuyorlar. Kuvvetli bir bag var aramizda. Reunion lara cagiriliyoruz, ailece gidebiliyorsunuz. Cocuklariniz daha cocukken universite bahcesinde yuvarlaniyor, siniflara giriyor cikiyor. Cocuklarimdan birisi SC ye diger Stanford'a gitmek arzusundalar daha simdiden. Hediyelik esya bolumunden sapka, anahtarlik, hediyelik&amp;nbsp;esya aliyoruz. Okula maddi katki saglarsaniz okulun bir tuglasinda adiniz yazili olabilir, ya da bir koltuk alabilirsiniz&amp;nbsp;anfiden. Bu sekilde yeni ogrencilere katkida bulunuyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ITU&amp;nbsp;ise malesef bunlari yapamiyor, yeni ogrenciler ve mezunlar birbirinden kopuk. Oysa ki bu&amp;nbsp;okul 48 de Erbakan, 49 da Demirel, 50 de Ozal gibi mezunlar verdi.&amp;nbsp;Eskiden devlet ITU idi...&amp;nbsp;Bakanlar aciklanirdi habire ITU adi gecerdi. Muhendislik ogreten, baglari kuvvetli bir okuldu. Rivayet dogru ise oylesine bir okuldu ki 33 dereceden&amp;nbsp;Mason ITU nun Elektrik/Elektronik de nami ile maruf &lt;a href="http://www.ee.itu.edu.tr/fakulte.php?dil=1&amp;amp;hangi=hatirlanacak"&gt;Prof.Dr Bedri Karafakioglu&lt;/a&gt; Erbakan'in nikahinda sahitlik yapmisti.&amp;nbsp; Peki simdi nerede bu okuldaslik?&amp;nbsp;&amp;nbsp;Feodal yapinin izi olan sovenizm bitti mi?&amp;nbsp;Okulun kalitesi&amp;nbsp;azaliyor, mezunlari muhendislik&amp;nbsp;yerine yabanci dil ogrenelim hulyasina mi kapildilar?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;US universiteleri mezunlarinin ne kadar maas aldigini yayinlarlar, nerelerde calistigini soylerler. Kimisi yayinlarini, patentlerini, ogrenci basina hoca sayisini, kitap sayisini vs yayinlar. Bir zamanlar Cindeki universiteler mezunlarinin ne kadar maas yaptigina bakarlardi, simdi ise okullarindan&amp;nbsp;maddi varligi ne kadar cok insan cikardiklarina bakiyorlar.&amp;nbsp;ITU neye bakiyor?&amp;nbsp; ITU de matbaa vardir agirlikli olarak Insaat in kitaplarini basar, zira onlarin satilma olanagi daha fazladir. Ucak in 20 ogrencisi icin mi kitap basalim Insaat in 200 ogrencisi icin mi? Kitapsiz hoca olmaz tabi. Stanford ve SC research dergisi ve web den kolaylikla takip edilebiliyor da peki ya ITU. ITU Mezunlarini da&amp;nbsp;takip etmezse, onlari yanina cekmezse orada yavas yavas eski itibarini kaybedecek gibime geliyor. Haydi mezunlar hep beraber daha iyi bir Turkiye icin, daha iyi bir ITU icin hep beraber...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not:ITU'de bolumler&amp;nbsp;bu sene&amp;nbsp;30 yil plaketi&amp;nbsp;verecekler mezunlarina, 40,50 ve&amp;nbsp;uzeri yillar icin ise plaketler ITU tarafindan verilecek. Bu buyuk firsati senato'nun iyi degerlendirmesi dilegi ile...&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-477832810033657788?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/477832810033657788/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=477832810033657788' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/477832810033657788'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/477832810033657788'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2011/02/being-alumni-in-us-and-turkeyabd-ve.html' title='Being an alumni in US and Turkey/ABD ve Turkiye&apos;de Mezun olmak'/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-7751350980698886120</id><published>2011-02-12T18:03:00.001+02:00</published><updated>2011-02-13T09:43:52.922+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Uprising'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Demirel'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='socialism'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tunisia'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='capitalism'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Egypt'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='third system'/><title type='text'>Quo Vadis?</title><content type='html'>Everyone complains about job market. Highschool grads used to become workers in textile now they become doormans, guards. So many univ. grads w no jobs. NY and Frankfurt Stockexchanges are thinking of merging. Armies, peasants get smaller,&amp;nbsp;city dwellers&amp;nbsp;increase in termes of numbers. Capitalism becomes a controlled economy. Socialism and capitalism walk towards ea other. They need to merge into a third one. Is Spartacus on his way w other slaves? Tunisia, Egypt, Greece.. Centuries ago same thing happened but slaves were hanged high and new emperors lead later...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Universite mezunu oglum/kizim var bu kadar zamandir is bulamadi”.” Lise mezunu cocugum tekstil sektorunde calisiyordu isyeri kapandi bekci oldu”. Bu sozleri surekli duyuyorum. ABD ye okumaya giden genc muhendisler 5ft Ave deki evlerin kapisinda dururdu bina guvenlik gorevlisi olarak.. Saatlik ucret alirlardi onlarinki gecici isti asil yaptiklari farkli idi. Shell de tanimistim ust duzey bir yonetici idi. US de okurken geceleri kimya fabrikasinin gece bekciligini yapiyormus. Kaldigim yurtta vardi diger bir universite okuyan boylu poslu adama kapda guvenlik gorevlisi idi... Bana o zamanlar farkli gelirdi, zira Turkiyede bekci denilen bir kavram vardi, ortaokul mezunu dogudan gelmis, ya da gocmen aksani ile konusan orta aysli bekci amcalar... Sonra maliyetleri azaltmak icin tipki otobuslerdeki biletcilerin ortadan kalkmasi gibi bekciler de buharlasti. Bunun yerini ozel guvenlik aldi. Ortaokul mezunu olmak yeterken bekci olmak icin, artik lise mezunu olmak lazimdi. Kurslara gidiliyordu ama bzim bekcilerin guvenilrligi bunlarda yoktu. Mevsimlik isciler gibiydiler...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lise gibi universite aciyoruz her yanimiz universite dolu bu ulkenin bu kadar universiteye ihtiyaci var mi? Universite mezunlari lise mezunlari gibi, master yapmayan universite mezunu degilmis gibi. Doktora yapmak eskiden arastirmaci olacaklar icin gecerli idi. Simdi herkes doktora yapiyor. 16 yasindan itibaren isgucune alabileceginiz insanlari biraz daha oteliyorsunuz. Tunus’daki isportaci univ mezunu cocugun el arabasina zabita kuvvetlerinin el koymasi vaka-i adliyeden bir olay iken Bin Ali nin ulkeyi terketmesine neden olacak olaylari tetikledi Hosnutsuzluk her yerde Suleyman Demirel’in sozunu hatirladim kendinden is/as isteyenlere “uzerinizde hirka vardi ben mi aldim, onunuzdeki yemek vardi ben mi yedim, isiniz vardi da beni mi kapattim”. Ne Mubarak ne de Bin Ali de ne de Papandrau boyle bir soylemle gelmediler. Peki biz&amp;nbsp;calisanlarin sonu ne olacak? "Tuket ki varolasin" siarini soyleyen kapitalizmin alisveris gunleri (sevgililer gunu, anneler gunu, babalar gunu, gaziler gunu, baskanin dogum gunu, tatil haftasi, o gunu bugunu) artik istenilen hareketi olusturmuyor. NYSE ve Frankfurt Stock Exchange birlessek mi calismalari baslatiyor. Ordular kuculuyor, koylu sinif azaliyor, insan dogasindan uzaklasmis hastanede yasama baslayip hastanede yasamini bitiriyor ve&amp;nbsp;sehrin uzak bir yerinde toprak oluyor.&amp;nbsp;Kapitalist ve&amp;nbsp;sosyalist duzenler birbirlerine yakinlasiyor. Her ikisi de yanlislarla dolu, ucuncu duzende birlesmeli. Spartacus koleleri toplayip yola mi cikiyor? Tunus, Misir, Yunanistan, Lübnan... Yuzyillar once de aynisi oldu, koleler asildi. Yeni Imparatorlar yerini daha da saglamlastirdi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-7751350980698886120?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/7751350980698886120/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=7751350980698886120' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/7751350980698886120'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/7751350980698886120'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2011/02/quo-vadis.html' title='Quo Vadis?'/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-5725989480019585463</id><published>2011-02-05T11:32:00.000+02:00</published><updated>2011-02-05T11:32:25.213+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='aroma'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='perfum'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='software'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='movie'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Innovation'/><title type='text'>Innovation and Smelling Movies /Inovasyon ve Kokulu fimler</title><content type='html'>After the invent of movies theaters suffered, then w the TV and Internet, movie theaters came up with smelling movies literally. Now it is even avaliable for stream videos in the size of a USB stick costing 69 USD software is 19 USD it is good for 200 hrs of usage...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yuzyil basinda sinemanin icadi ile sadece tek bir yerde oynanabilen ve oradan para kazanabilinen tiyatro gelir kaybina ugramisti. Ardindan tiyatro farkliliklar getirdi artik film ve tiyatro birlesimleri isik ve ses gosterileri de isin icinde girdi. Eglence dunyasinin alt bolumleri birbiri ile yarisiyordu. Pastanin buyuklugu belli. Sinema mi tiyatro mu ikilisine kisa bir muddet sonra Radyo/Televizyon da katilmisti ki Genisband Internet sayesinde TV da pastadaki payinin azalmaya basladigini gordu. Sinemacilar yapsak, yapsak ne yapsak derken sallanan koltuklar, uzerine fiskiran sular vs derken simdi de kokulu filmleri yapmaya basladilar. Sinema koltugunda oturuyorsunuz o sirada kahve makinasi gorunuyor ekranda Folgers kutusundan cikan kahvenin keskin kokusu koltugunuzdan hafif hafif geliyor, kosedeki tost makinasindan ise peynir ve ekmek kokusu yavasca sonumlenen kahvenin yerini aliyor. Filmin esas oglani haci sakir ile yikanirken sabun kokusu havada var. Esas kiz parfum suruyor X firmasinin yeni cikan parfumu havada dalga dalga yayiliyor.&lt;br /&gt;Tabi bununla yetinmiyor koku bilimciler Aroma Generator yazilimi ve donanımını USB surumunu de cikartiyorlar. Tipki renki yazici kartusu gibi 20 farki kokuyu olusturan zerreciklerden olusuyor. Isterseniz sizin firmaniza ozelde&amp;nbsp;dolduruluyor ve tanitim&amp;nbsp;filmi ile beraber musterilerinize gonderiyorsunuz USB yi yerine takiyor&amp;nbsp;tanitim&amp;nbsp;filmini izlerken kokusunu da duyuyor.&amp;nbsp;&amp;nbsp;kartusun kullanim omru simdilik 200 saat ve tavsiye edilen fiyati 69 USD karisim yapabilecek yazilim ise 19 USD...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-5725989480019585463?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/5725989480019585463/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=5725989480019585463' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/5725989480019585463'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/5725989480019585463'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2011/02/innovation-and-smelling-movies.html' title='Innovation and Smelling Movies /Inovasyon ve Kokulu fimler'/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-876298643097911915</id><published>2011-01-01T09:42:00.000+02:00</published><updated>2011-01-01T09:42:48.204+02:00</updated><title type='text'>Order of Hereabouts/Buralarin Duzeni</title><content type='html'>Disorder may be taken as an order, like insolvable is another solution. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Duzensizlik de bir Duzen dir, tipki cozumsuzlugun de bir cozum oldugu gibi...&lt;br /&gt;Bu ulkede Trafik Muayenesi diye bir kavram vardi. Kuyruga girersin, lambalari ac kapa, frene bas ondan sonra para ve ruhsata islenirdi. Hatta kimi "musavirlik" firmalarina bir gunluk yevmiyeyi verince arabayi goturmeden arabaya saglamdir raporu verirlerdi. Motorsikletimi goturmustum muayeneye sanirim 94 senesi kafamda kaskim yok diye muayene etmedi. Sonra kenardaki adam bak su adama ver&amp;nbsp;40 TL&amp;nbsp;o senin adina yapsin dedi. Ben de gidip kaskimi alip tekrar muayene sirasina girdim. Neden rusvet vereyim ki?&lt;br /&gt;Ehliyet sinavinin yazilisindan gecmek hic sorun degil ezberliyorsun geciyorsun, diger tarafi meleke sinavi. Bu sinavdakiler para almadan gecirmiyorlar, ya da araya nufuslu adamlar giriyor.&amp;nbsp;16 kere giren iki kere dosya yakan bile oluyor. Rayic 78 de sanirim 17,000 TL civari...&amp;nbsp;Kendi arabanla giremiyorsun sinava, otomatik araba ile sinava almiyorlar. Cunku birileri nemalaniyor. Bu adamlara Turkiyenin trafik duzeni emanet edilmis...&lt;br /&gt;Sonunda duzen degisti. Almanyadan ornek alindi. Tabi burada da isin vidasi gevsedi. Teknisyenler bu kadar araba cesidini bilemiyor. Farlarda genellikle hafif kusur bulunuyor, araclar servislere geliyor burada manuel ayarlaniyor, ama TUV de sayisal olcum sonrasi minor ariza aliyor. Ayari olmadigi soylenen gomulu sis lambalarina ayar istiyorlar. Onden cekisli araclarin hangileri oldugunu bilemeyenler araca trafige cikamaz raporu duzenliyor. Sinirler hayli geriliyor. Ote yandan trafige cikmamasini dusundugunuz&amp;nbsp;arac nasil oluyorsa buradan saglam raporu aliyor, kuyruklar inanilmaz uzun...&amp;nbsp;Neyse buna da el atiliyor. Randevulu sistem geliyor. Yakin akrabanizin ailenin araclarini goturmesi icin noterden vekalat istiyor artik. Bu ulke kesin noteri seviyor cunku onun sayesine harac toplayabiliyor. &lt;br /&gt;Bu ulkenin kimi insanlarinda bedavadan yasamak fikri hakim sanirim. Elektrik calayim, kredi calayim, zaman calayim, hakkim olmayani alayim... Hak ve Hukuk nasil ogretilir? Eger kanun onunde sucluysan ve ekonomik ceza verilmisse bunu surekli affedersen neden bu adam bir daha duzgun yasasin ki egri yasayip malina mal katmak varken...&amp;nbsp; Duzelir mi? Insan olmayana insan muamelesi yapinca sorun basliyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not:&lt;br /&gt;Kiraci oluyorlar.&amp;nbsp;Bekir, Saadet den &amp;nbsp;bosaniyor ama ayni evde yasamaya devam ediyorlar.&amp;nbsp;Isyerinde kirayi, Elektrik ve su&amp;nbsp; kontratlari Bekir ve onun yaninda calisan safiye uzerine oldugu halde&amp;nbsp;odemiyorlar. Sahte belge duzenliyorlar Saadet adina yeni&amp;nbsp;Elektrik tesisati dosuyorlar. Bir baska katin suyuna kacak baglanti yapiyorlar. Elektrik idaresi bir sene boyunca tahsilat yapmiyor. Yeni elektrik kontrat safiye nin uzerine yapiliyor. Bekir, Safiye ile evleniyor ki soyadini degistiriyor.&amp;nbsp; Tum bunlar birkac yuzbin icin... Idareye Borc 100,000 TL Idare bu parayi alamayinca bina sahibinin tasinmazina borcundan dolayi satilamaz serhi koymak istiyor.&amp;nbsp; Bir baska davada hakim sanigin iyi halini ve daha once bir sucu olmadigini gozonune alarak affediyor... Hak ve hukuk buralarda var mi? Bu ulke nasil kalkinacak?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-876298643097911915?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/876298643097911915/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=876298643097911915' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/876298643097911915'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/876298643097911915'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2011/01/order-of-hereaboutsburalarin-duzeni.html' title='Order of Hereabouts/Buralarin Duzeni'/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-2544192857540562229</id><published>2010-12-11T20:49:00.000+02:00</published><updated>2010-12-11T20:49:57.376+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='education'/><title type='text'>Finland-Turkey /Finlandiya-Turkiye</title><content type='html'>Finland wants to be the world problem solver by 2030. There are so many great personalities creative minds coming frım Finland. Turkey does not have proper education system. Does she care? Does she dream what she is going to be?&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.tehtavasuomelle.fi/documents/TS_Report_EN.pdf"&gt;http://www.tehtavasuomelle.fi/documents/TS_Report_EN.pdf&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Finlandiya 2030 yilllarinda dunyanin problem cozucusu olmayi hedefliyor. Isvec ve Rusya arasinda gidip gelmis olan bu kucuk ve soguk ulkede nasil oluyor da bu kadar yetenek cikiyor. 17 yy dan bu yana dunyada kullanilan kamusal egitim nasil bir bicim almis. Herkese temel egitimi veriyorlar, fikrini soyleyen cocuklara izin veriyorlar bizdeki "sus sen bilmezsin kucuksun su kucugun soz buyugun" yok. "Akil yasta degil basta ise" o zaman kucugun de soz hakki olmali. Oyuncak haline donmus bir egitim sistemi yok. Cumhuriyetten bu yana bu ulkenin egitim sistemi kadar darmadagan bir yer var midir? Ustelik kendi geleceginizi emanet edeceginiz insanlarin egitimi.&lt;br /&gt;Gecen hafta yayinlanan Piza raporunda Finlandiya cocuk basina yaptigi 55000 lik harcama ile birinci gelirken, Turkiye 10K lik harcamasi ile epey asagidaydi...&amp;nbsp; ABD ve Almanya gibi ulkeler de ilk ucde degildi...&lt;br /&gt;Turkiyenin iyi sayilan okullarinda okudum. Okudugum ilkokulda okul ici ayakkabilari ayri idi, lacivert ceket, mavi potikare gomlek, lacivert papyon ve kep ile okula giderdim. Okulda koridorlar siyah mermer, atriumu olan tek katli sehir icinde bir okul...&amp;nbsp; Pazartesi sabahı haftaya milli mars ile baslanır. Sonrasında bir cocuk one cıkar ve yemini okur; diğer çocuklar da tekrar ederlerdi:  "Turkum, dogruyum, çalışkanım. Yasam kucuklerimi korumak buyuklerimi saymaktir, Varligim Turk varligina armagan olsun." Her sinifta Mustafa Kemal size bakardi tahtanin hemen uzerinden. Ota ve lisede de ayni yerdeydi resim. Milli Guvenlik hocasi iceri girdiginde ayaga kalktik, bir kizdi ki neden Ataturk'e bakmiyorsunuz, baslar dik, karin iceri gogus ileri olarak selamlattirdi bizi...  Soz konusu&amp;nbsp; olan ideoloji olunca farkliyiz. O yas icin soylenen icime islemis sozler. Masamda ay yildizli kirmizi bayrak. Yillar sonra ABD ye okumaya giderken bavulumda kocaman bir bayrak vardi... Tarih farkli ogretilir, matematik soyut, eksik ogretmen, torpilli niteliksiz ogretmen, surgun edilmis nitelikli ogretmenler... sansliydim... Ingilizce, Edebiyat, Fizik ve Kimyadan yana.. Ama Matematikden o denli sansli degildik. Tahtada bocalayan bir ogretmenimiz oldu.&amp;nbsp; Bir sirada uc ogrenci oturanlar vardi, 60 kisilik siniflarda ders... Sozlu denilen sinavlar.. Sorulari kaybeden ogretmenler.. Sinav kagidi isteyince sen sinava girmedin diyenler. Sinifinda kendisini dinlemedigim icin beni sinav kagidimi yok eden ve beni surunduren Abdulkadir Ozdeger... &lt;br /&gt;Simdi ise ilkokuldan sonra uc sene boyunca kursa giden ve hersene sinav alacak olan ogrenciler. Universiteye girmek icin sinava girecek ogrenciler... YOK un bir karari parasi olan 30 yasini asmis herkes vakif universitesine girer ve diploma alir. Tum caba ozele ya da devlette memur olacak ya da kendi isini yapacak cocugu donanimli yapmak icin para harcamak zaman harcamak... Kalite nerede dunyanin neresinde Turkiye?&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space: pre;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space: pre;"&gt;Acaba Turkiye'nin gercekten bunlar umurunda mi? 2023 deki Turkiye dunyanin nesi olmayi dusluyor?&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-2544192857540562229?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/2544192857540562229/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=2544192857540562229' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/2544192857540562229'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/2544192857540562229'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2010/12/finland-turkey-finlandiya-turkiye.html' title='Finland-Turkey /Finlandiya-Turkiye'/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-5488057438564015695</id><published>2010-12-04T09:19:00.000+02:00</published><updated>2010-12-04T09:19:33.713+02:00</updated><title type='text'>Whom should you complain?/Kime sikayet edeceksin?</title><content type='html'>He was attacked, went to the&amp;nbsp;police station&amp;nbsp;officers said forgive him.&amp;nbsp;went to the hospital docs said not a major ops.you should thank&amp;nbsp;God you are not dead.&amp;nbsp;Now the judge says not enough evidence, defandant&amp;nbsp; is not guilty.&amp;nbsp;Defendant did not pay the rent, he caused so much problems and Judge decides he is man w good attitude although I had submitted all evidences...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rahmetli babasi kiraya vermis yerini. O olunce kendisi ilgilenmeye baslamis. Her ay kirayi yatirmasi icin uyariyor. Neyse ki bankaya yatirma kurali geldi bu isten kurtuldu Ortak alan tecavuz etmis, noterden bildirimde bulunmus. Kira artik yatmamaya baslamis. Kacak su baglantisi yapmis elektrik baglantis yapmis. Faturalari odemiyor. Yerinde ziyarete gitmis. Egitimsiz birisi ile anlasmak cok zor. Ne gerek var vergi yatirmaya demis, elektrik ve suyu kacak kullanmak icin sistemler yapmis. Tam merdivenlerden cikarken arkadan saldirmis, kiraladigi dukkanin icine cekmeye calismis. Hastaneye gitmek zorunda kalmis, acik yaraya dikis atilmis, izi kalacak denmis. Rapor vereyim mi&amp;nbsp;ama gerek yuzunde&amp;nbsp;yaralanma oldugu icin isine devam edebilirsin Dua et ki oldurmemis demis doktor...Ardinda karakola. Karakol tutanak tutmamak icin direnmis. Barisin vs demis...Turkiyenin adaletini saglamak uzere egitildigini sandigimiz, bizim vergilerimizle gecimlerini saglayan duzeni korumakla gorevli olan insanlar karakollarinda vaka gorunmesin diye ellerinden geleni mi yapiyorlar. Tutanak tutulmus en sonunda... &lt;br /&gt;Mahkemede dava acilmis. Hakim olayi sormus anlatmis. Sahite&amp;nbsp;sormus o da anlatmis. Sanik durusmaya gelmemis Polis marifeti ile getirilmis. Ifadesinde boyle bir sey olmadigini soylemis. Hakim de adamin iyi niyetine daha once boyle bir olaya karismadigina kanaat getirdiginden beraatine karar vermis. Bu surec toplam 2.5 yil. Bu donem icinde avukata verilmis, haciz gelmis mallarinin uzerine ama mallarini kacirmisAvukat ile arkadas olmuslar. Bu arada karisindan ayrilip iscisi ile evlenmis...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Toplumun her tarafi bozuluyor, acaba zengin-fakir arasindaki ucurum acildigi icin mi? Milli sermaye eriyor. Mulku olanlara karsi bir kin var. O mulkun farkli yollarla edinildigini dusunenler var. Haksizlar da diyemezsiniz cunku dunku nalburun bugun insaat devi oldugunu goruyorsunuz. Ya da dunku banka memurunun bugun finansman dunyasinda patron oldugunu. Onun var neden benim yok sorusu var her daim kafalarda. Senin benden neyin farkli ki. Sen zeki olduysan bana ne. Ben de senden daha gucluyum kaba kuvvet ile alirim. &lt;br /&gt;Kimi kime sikayet edeceksin ki?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-5488057438564015695?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/5488057438564015695/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=5488057438564015695' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/5488057438564015695'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/5488057438564015695'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2010/12/whom-should-you-complainkime-sikayet.html' title='Whom should you complain?/Kime sikayet edeceksin?'/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-228917173780207193</id><published>2010-11-21T18:23:00.000+02:00</published><updated>2010-11-21T18:23:47.939+02:00</updated><title type='text'>Military Services &amp; Scouts/Askerlik Hizmeti ve Izcilik</title><content type='html'>In some countries military Service is required. China has the second largest army. Kids go to boot camp as early as 10 yrs old.Why dont we have scout system so that everyone knows the country from east to west, from south to north... Is this an utopia?&lt;br /&gt;&amp;nbsp;Cin dunyanin sayili ordularindan birine sahip. Eskiden zorunlu olan temel askerlik simdi secimlik kamp gibi olmus. Isteyenler boot kamplara katiliyor. Bizde de izcilik seklinde yaz tatillerinde kiz/erkek ayri ayri bunlari egitsek batidaki cocuklari doguya, dogudakileri batiya alsak? Birkac haftalik kamp egitimi ile disiplin ve spor ogrenseler? Ortaokul sinavlari da nasil olsa kalkti. Bu donemde bizim cocuklar ulkelerinin farkli yerlerine gitseler, burada duzenli yasami gorseler. Sonra liseye kadar her yaz bu devam etse. Lise sinavlarindan sonra yurtdisina gitmek isteyenler belli gun temel egitimi tamamlamis olmadan (saglik nedenleri haric) yurtdisina cikmasa? Universite egitimine baslayamasa... Nasil ki temel egitimi zorunlu kiliyorsak bu spor, duzen egitimini de zorunlu kilsak? Cok mu fasizan dusunce?&amp;nbsp; Cocugun dogaya karismasi ayni zamanda duzen icinde buyumesi onun icin iyi degil midir?&lt;br /&gt;Canakkaledeki hendeklerde saklansalar, Dogu'nun Karadeniz'in&amp;nbsp; daglarinda gezinseler, Izmir in daglarinda sarkilar soyleseler, ulkeyi kuzeyden guneye batidan doguya tanisalar? Utopia mi acaba bu?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-228917173780207193?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/228917173780207193/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=228917173780207193' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/228917173780207193'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/228917173780207193'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2010/11/military-services-scoutsaskerlik.html' title='Military Services &amp; Scouts/Askerlik Hizmeti ve Izcilik'/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-2517121286732922939</id><published>2010-11-12T20:42:00.001+02:00</published><updated>2010-11-15T19:18:48.744+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bayram'/><title type='text'>Happy Bayram/Mutlu Bayramlar</title><content type='html'>Another Bayram... How many did I celebrate, did you participate? Back then we used to get together as a big family around the same table. Now, people try to escape from the city and celebrate as a nucleus family... Wish you a happy bayram...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir bayram daha geldi... Kac bayram yasadim, yasadiniz?...       &lt;br /&gt;&lt;div&gt;Serife gununden ya da daha oncesinden alinan kurbanlik koc, boga,  deve&amp;nbsp;evimizin, komsumuzun bahcesinde dolanislarini bildik.&amp;nbsp;  Cocuklugumda Bakirkoy Ruh ve Sinir hastaliklarinin bahcesine surusunu  getiren cobanlari bile gordum. Genellikle Topkapi'ya gider oradan alir arabanin  bagajina koyar getirirdik.&amp;nbsp; &lt;span class="yshortcuts" id="lw_1289585206_3"&gt;Kina&lt;/span&gt; yakilan koclari da&amp;nbsp;gorduk, boncuk  takilani... Cok severdim onlari aksam bizde kalirlardi ben de oynardim onlarla.  Annem rahatsiz etme hayvani derdi kuru uzum verirdim elimden yerlerdi. Bayram sabahi  yeni alinmis bayramliklarla donanip ilk is en buyugumuz babanem, ilk onun elini operdim. Sonrasinda hali seccademiz yanimizda babamla bayram namazina Normal gunlerde fazla cemaati olmayan  caminin&amp;nbsp;&amp;nbsp;Bayramlarda sokaklara tasan insanlari olurdu. Halalarim, amcalarim,  dayilarim,teyzelerim, yengelerim, kuzenlerim, kuzinlerim, komsular...&amp;nbsp; Bu sehirde olan buyuklerimin Karacahmet, Kozlu mezarliklarini ziyaret, orada birbirlerini gormek...&amp;nbsp; Priziren'den gocetmis&amp;nbsp; komsumuz Zehra teyzenin elini opmeye gittigimde kendine has aksani ile bayramizi kutlar giderkende kenari dantelali beyaz mendil verirdi. Kurbanliklarin kesilecekleri zaman gelirdi  icim tuhaf olurdu, bir mahzunluk cokerdi uzerime... Kendini kasap diye  tanitan&amp;nbsp;firsatcilar kendilerini dogrardi. Kesmek icin ayri, yuzmek icin  ayri dogramak icin ayri bicaklari olur iyi kasabin. Deriyi govdeden ayirmak icin bacakdan actiklari yirtiktan eskiden  nefeslerini kullanirarak sisirirlerdi postu sonrasinda lastik pompalarini kullanmaya basladilar.  Teknolojiden yararlanir oldular. Kasabin kasap oldugu tek kesiste hayvani acisiz  kesmesine&amp;nbsp;ve derisini delmeden eliyle yuzmesine bagli  idi.&amp;nbsp; ,&amp;nbsp; Ardindan  komsulara, imaretlere dagitilan paketlenmis etler, Arife gununden kesilenler,  Bayramin&lt;a href="http://1.ci/" rel="nofollow" target="_blank"&gt;&lt;span class="yshortcuts" id="lw_1289585206_4"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/a&gt;ilk gunu  kesilenler.. Galiba oncesinde adaklik kurban kesilirdi sonra olmusler icin  sonrasinda yasayanlar icin...&amp;nbsp;Cukuru derin kazarlardi ki  kurbanin icorganlarini&amp;nbsp;dagitmasinlar diye. Kurbanlik derisini toplayan cesitli kurumlar olurdu.  Birbirleri arasinda rekabet. Biz su kurumdan/sirketten geliyoruz deyip makbuz karsiligi  alirlar. Kimileri toplama izni olmadklari halde bunun ticaretini yaparlardi.  Bedava mal aliyorlardi sonucta. Savlari da hazirdi adini duymadigim bir yerde cami ya da  kuran kursu dernegi, makbuz da verirlerdi. Kim bunlari kontrol ederdi? Insanlarin iyi niyetlerini somurenler her yerde vardi, varolacakti.... Etleri etrafimizdaki ailelere dagitirdik, eve bir parcasini  ayirirdik. Bayram gunu onunla&amp;nbsp; yemek pisirilir yenirdi.&amp;nbsp;Sonra bayram  ziyaretleri yapilirdi.&amp;nbsp;Akrabalarin bayram sofrasinda bir araya  geldigi, yatiya&amp;nbsp;misafirlerin diger sehirlerden&amp;nbsp;geldigi zamanlardi.  Suyun oteki yakasinda oturanlar da&amp;nbsp;yatiya gelirdi. Mendil icinde cerez seker vereni oldugu gibi, para vereni de olurdu komsulardan cocuklara. Kimisi ise bayram harcligi... Simdi cocuklar hesap yapiyor, bayramda sundan bu kadar bundan su kadar gelir diye. Ne kadar farkliyiz &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sonrasinda banka havalesi ve mektup ardindan internet uzerinden bagis ile adiniza kurban kesimi basladi.  Gormuyordunuz kesileni dagitilani. Sadece bir SMS ya da e-posta adiniza kurban  kesilmistir mesaji geliyordu. Isterseniz adinizi medyada yayinlayalim... Gizli olmasi gereken bir isin bile medyada tanitimi basladi..Eh cilali imaj devri...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Simdilerde ise kimi kurumlar kurban kesmeyin bagis yapin diyorlar. Amac  sosyal yardimlasma degil mi diyorlar...&amp;nbsp;Yoksa amac kazaninda et kaynamayan  yoksulun bayramda varsil ile benzeri yemegi paylasmasini saglamak degil miydi?  Bayramlarda toplumun bir araya gelmesi buyuklerin ziyareti degil miydi?&amp;nbsp; Birinden duydum Turkiyeden bir grup Afrikaya gidiyor&lt;span class="yshortcuts" id="lw_1289585206_5"&gt;&lt;/span&gt;...  Oradan&amp;nbsp;yoksullara dagitilmak uzere kurban keseceklermis. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bu dekat bayram sehirden kacmak, arkadaslarla yurtdisinda&amp;nbsp;dinlenmeye  dondu... Zaman icinde bir degisimi gordum, yasadim...&amp;nbsp; Ama hala aile bir  araya geliyor, artik cekirdek aileye donduk agirlikli olarak... Diger zamanlarda  bir araya gelemeyen aile fertleri bayramda birbirlerinin yuzunu gorebiliyor,  konusabiliyorlar...&amp;nbsp; Cocuklar dersane-spor-muzik, baba-anne sabah yol-is-yol- yatak haftasonu egitim kosturmasi sirasinda birbirlerini farkedemiyor  neredeyse...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bir insanin omrunde kendini bilerek yasayabilecegi bayram sayisi ne  kadardir acaba? Ileri yaslarda daha da&amp;nbsp;farkli oluyor basta elinizde bol  gibi gorunen bayramlar azaliyor.Malum her&amp;nbsp;niceligin bir niteligi vardir.  Nice guzel bayramlara...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-2517121286732922939?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/2517121286732922939/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=2517121286732922939' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/2517121286732922939'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/2517121286732922939'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2010/11/happy-bayrammutlu-bayramlar.html' title='Happy Bayram/Mutlu Bayramlar'/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-6403849523974333907</id><published>2010-11-07T10:00:00.000+02:00</published><updated>2010-11-07T11:00:39.628+02:00</updated><title type='text'>Success/ Basari</title><content type='html'>Success... One may be considered successful; by making a mistake, by withdrawing if the end is dangerous, by others perception...&amp;nbsp; If your employers, employees, friends, colleagues, family members are still with you aft so many years and you are still walking straight&amp;nbsp; with what you believe in, you are successful...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ilkokuldayim 70 cocuk var sinifta. Bir curcuna aglayan korkan. Siir okumasini bilen var mi diyor Neriha Hanim. Boyum cok kucuk kaldirdigim eli goremiyorlar. Yuruyorum ileri... siir okurum diyorum, hemen koltuk altlarimdan tutuyor ve masanin uzerindeyim. Selamliyorum ve okumaya basliyorum. Bitirdigimde alkisliyorlar. Fikra, siir okuma deyince beni cagiriyorlar artik. Her sinavdan 5 aliyorum. Cok eglenceli... Fikret ile ortak siir yaziyoruz. Sonra ortak is yapmak istiyoruz tarif ediyor ben gidip aliyorum timsah cikartmasini ama alacagini soyledigi cocuk almiyor. Bu seferde yari fiyatina bana sat diyor. Sosyal faaliyetler kitaplik kolundayim, baskasi da secilmek istiyor baskanliga ama ben secildim. Kitaplarin sayimini yapayim dedim boyum yetismiyor tirmandim kitapliga, bizimkisi gammazlamis aninda goruntu Neriha Hanim kitaplik kolundan alindim, tehlikeli isler yapiyormusum. Yesilay ve Hava Gozleme cark edildim. 5.ci siniftayim kantini isletiyoruz, kuzinde bazen benimle cocuklar bir gazoz ya da simit aliyorlar.&amp;nbsp; Hosuma gidiyor para ile oynamak raflari dizmek yalniz 15 dakikada onlarca cocuk bir curcuna... Derslerdeki deneyleri hazirlamak da hos bir sey evde duzenek hazirliyorum. Grup calismasinda digerlerinin gorevlerini de ustleniyorum. Ortaokula giris sinavlari yapiliyor, okuldaki en yuksek notu almisim... Mezuniyet toreninde Nadire Hanim "zafer zaferindir" diyor mikrofonda sira bana geldiginde. Elini opuyorum, ardindan ilkokul ogretmenimin de sirama giriyor bekliyorum. Eve donuyoruz hersey ayni.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ortaokul birinci siniftayim. Her sinavdan tam not alma devam ediyor ta ki ticaret dersinin sozlusune kadar. Kalktim anlattim vs sorulari yaptim. 7 dedi. Kahroldum, nedenini anlamadim. Kirik not almistim. Not defterimi istedi o uzuntu ile defteri bile bulamadim. Herkes ne guzel iste gecmissin diyor ben ise hungur hungur agliyorum... Ortasondayim muzikden ilk sinav ve 4'u goruyorum. Zira ritm saz calamadim. Yakalayamiyorum. Beden dersinde voleybol paslarim uygun degil karsimda ise Avrupa Gures sampiyounu var ona 10 bana 9... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Turkce, guzel yazi, kompozisyon cok seviyorum, notlar guzel devam ediyor. Ilkokuldan arkadasim Hakan yanima geliyor, nasil yaziyorsun yoksa ogretmenden ozel ders mi aliyorsun bana da ogretsene diyor. Yok diyorum ders filan almiyorum, konuyu dusunuyorum sonra hayal dunyamda insanlari konusturup yaziyorum. Hayallerimi yaziyorum kisacasi. Bircogunu gormedim o yazdigim karakterlerin, gitmedim bile o yerlere sadece okudum. Pek inanmiyor ama... Lisede de bu sevgi devam ediyor Suzan Hanim neden edebiyati secmedigimi soruyor. Edebiyat fakultesine devam edersin oradan diyor. Ama diyorum nasil gecinirin, ac kalirim...&amp;nbsp; Bizim gibi toplumlarda o zaman ya doktor ya da muhendis olmak lazim. Hukuk bile revacta degil.&amp;nbsp; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lisedeydim. Yeni gelmisti Fizik dersine Pertevniyalden top ogrenciler olarak hepimizi tahtaya  dizdi, takir takir sordu bizde saskinlik hep beraber 0 aldik oturduk.&amp;nbsp; Ardindan yazili yapacagi gunu soyledi ve yapti. Kac aldin dedi 9 dedim. Kirik almissin dedi fizik hocam. Ama 9 dedim. Ardindan aramizda su konusma gecti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Bak dedi su pencere camini goruyor musun?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Evet&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Ben bu camin ust kenarindan bir parcayi kirsam bu cam ne olur?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Kirilmis olur&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Iste sen de tam not almadigin icin kirik not almissin...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Ama bizden talep edilen 5'in uzerinde gecer not almak degil mi? dedim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Dogru, basarmissin ama hala kirik not aldigin gercegini bu degistirmiyor dedi ve yurudu... Sevemedim bir turlu kendisini... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biyoloji detayli detayli ciziyorum butun ornekleri. Mendel ne kadar kolay. Hocasini seviyorum, dersini seviyorum, notlarini seviyorum. Okulu seviyorum... Sonuc beklediginiz uzere...&lt;br /&gt;Kimya, Fizik ogretmenim hala gorusuyoruz. Aykiz ve Nurten hanimlar sevince hersey cok daha guzel..&lt;br /&gt;Matematik hocasini sevemedim. Anlatmasini da zorla guzellik 8 de takildi... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Turk toplumunda kadinin yeri diye bir sosyoloji odevi aldik. Grup calismasi Berna, Vildan, Cihangir ve Ben. Fotograflar cektim, yazilari yazdik, Berna ile gorusmelere gittik. Guzel bir odev oldu.&lt;br /&gt;Kırmızı kurdelali, fiyonklu... Tum odevlerim fiyonklu idi, fizik ve kimya da dahil...Kapak sayfasi kuruboya renkli, icerigi ise murekkep kalem ile yazardim, tukenmez kullanmazdim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Universite yillari hersey kolay degil. Olayli yillar, boykotlar, bombalar, silahlar... Ogrenci birlikleri cebren para topluyor bu para nereye gidiyor belli degil. Itiraz edemezsin.Dersler boykot ediliyor. Ogretmenlerin kimisi de bunun bir parcasi. Kitaplarimi alin diyor, satilan kitaplar Schaum serisinin tercumesi... Sinifinda ukalalik yapiyorum, bana bu okula sen bir daha gelme diyor. Neden diyorum. Sonucunu sinavda goruyorum siava girer girmez kagidimin uzerine koca bir X neden diyorum. Itiraz et edebilirsen kayit yok kuyut yok sinav kagidini vermemistir diyor. Iptal ediyor. Boylesine NITELIKSIZ kisileri hoca olarak goruyorsun. Adi Dif ve Tek Dif baska bir hoca geliyor 9 aliyorum. Hoca olabilmekten hayli uzak ama siyasi kimligi hayli guclu bu kisi 20 sene sonra okuldan "cinsel istismar" nedeni ile cikartildigini duyunca alma mazlumun ahini diyorum...&amp;nbsp; Olan benim yillarima oluyor. O ise ahlaksiz bir hoca olarak bir baska universitede hayatina devam ediyor. Kimbilir kimin canini acitiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birden proje ile geliyor veriler eksik, bana kesin adam gunu ve maliyeti soyle diyor. Ama diyorum. On mu yuz mu besyuz mu meretebesi yeter bana diyor... Pecete arkasinda hesap yapiyoruz.. Proje bitiyor. Kucuk bir sapma ile.. Basardik diye parti veriyoruz. Eksiklikleri var arkadan onlari tamamliyoruz. Her zaman ilk olmak onemli Babur diyor ve beni opuyor... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazilim almak mi, disaridan mi temin etmek, taseron mu kullanmak. Bizden daha ucuza mal ediyorlar, Toplam edinim maliyeti bizim altimizda zira SSK vs odemiyorlar, Onlara verin o zaman diyoruz. Uzun donemde yine bize donecekler biliyoruz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Firmalar odemelerini yapmiyor, elemanlarin maaslarina yetmiyor para. Ben maasimi almiyorum, diger yonetici arkadaslarimdan da rica ediyorum. Calisan arkadaslarimizin maaslarini oduyoruz. Vergi, telefon, elektrik cezaya dusmeyelim diye kendi cebimden oduyorum. Sirketin surekliligi sozkonusu, patronun haberi bile yok.&amp;nbsp; Sirket bitiyor biz hala gorusuyoruz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ya simdi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hata yaparak da basarili olursun, sonucunun senin icin zararli oldugunu gordugunde vazgecerek de basarlili olursun, baskasi seni basarili gordugunda de basarili olursun. Benim basari tanimin ise asagidaki cumlede...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kitaplarim hala arkadaslarim, calisma arkadaslarim, yoneticilerim ve sulale uyeleri benimle halen iliskide ben ise hak belledigim yolda gidiyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-6403849523974333907?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/6403849523974333907/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=6403849523974333907' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/6403849523974333907'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/6403849523974333907'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2010/11/success-basari.html' title='Success/ Basari'/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-3421384026641686541</id><published>2010-10-30T21:54:00.000+03:00</published><updated>2010-10-30T21:54:38.470+03:00</updated><title type='text'>Music &amp;Math / Muzik ve Matematik</title><content type='html'>Sheet of music, functions of frequencies, math formulas... Pictures have a music can you hear them, each color associated with one frequency combine them hear the piece of music... They have heard them in their brains before we hear it thru our ears. Art is a math... Life is a function... They all use math without knowing that they have employed math. If we have taught philosophy, then math followed by music and science I guess life would be much easier to understand&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Notalar frekanslarin islevi, matematik formuller. Resim deseniz hakeza o da. Bir renge bakinca onun tinisini isitebiliyor musunuz? Her rengin kendine has frekansi var oysa. Bakin ahenge... Bestekarlar biz onlari duymadan beyinlerinde isittiler. sanat matematik. Hayat fonksiyon...&lt;br /&gt;Bati usulu bir oktavda 7 nota... Dogu usulu Ebced hesabi ile nota yazsan da Kilise usulu Hampersagum ile de yazsan komalari da eklesen yine matematik var isin icinde. Muzisyen matematik bilmez derler bal gibi matematik kullaniyor ama kullandiginin, isittiginin bir matematik parcasi oldugunu bilmiyor zira ona matematik ocu gibi gosterilmis. Oysa once felsefe sonra matematik ardindan muzik ve fen ogretsek hayat daha kolay olmaz miydi?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-3421384026641686541?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/3421384026641686541/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=3421384026641686541' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/3421384026641686541'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/3421384026641686541'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2010/10/music-muzik-ve-matematik.html' title='Music &amp;Math / Muzik ve Matematik'/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-2485390057441977551</id><published>2010-10-16T11:30:00.002+03:00</published><updated>2010-10-16T11:47:08.742+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='NCR'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Teknoloji'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='IPAD'/><title type='text'>NCR HandHeld to IPAD</title><content type='html'>Late 80s NCR was granted a patent "handheld computer..." later came up with a notepad like device a bit heavy, later on others followed Oracle NC, Nokia Communicator, NotePad... Then Apple came in changed the product a bit a toy, like the they have done it to PC, MP3Player and then NotePad.. Next for Apple? Get an old idea put several toys around and then let it fly. Airline biz for Apple may be? &lt;br /&gt;&amp;nbsp; &lt;br /&gt;NCR in Tower uretiminde yildiz oldugu zamanlar 87 senesinde "handheld computer" patentini almis ve 90 li yillarin basi  NCR fuara bir elde tasinan uzerine yazilan ekrani ile geldi. Elde tutulan bir laptop ama agirligi  bilegi iyice yoruyor yani. ABD de sigorta satisi yapanlar ve  hastanelerde hemsirelerin kullanilmasi icin gelistirdiligi  soyleniyor.Ekran boyutu bir A4 sayfasi kadar...&amp;nbsp; Urun kocaman agir ama  fikir sahane...Aradan yillar geciyor Compaq ilginc bir urunle geliyor  ekran kuculmus icinde windows CE versionu var. Stylus cikmis orasina  burasina dokunuyorsun mouse yerine ince uclu kalem, tus takimi hayli  ufak benim parmaklara uygun degil. İcinde birkac oyun var...Modemi  icinde e-mail gonder al, excel, word vs hersey yerinde. MS regional  director programinda hepimize birer tane veriyorlar. Bedeli 500 USD  civarinda ama bize hediye..Sonra telefonlar gelisiyor Nokia Communicator  telefon ve uygulamalar. Bir zamanlar hayli moda olan kucuk ama kullanisli PALM.. Sonrasinda icinde CD drive olmayan 15 inch  ekranli netbook lar, ki bir zamanlar Oracle NC network computer adinda  pazarlamaya calistigi benzeri bir urun vardi.&amp;nbsp; Bilahare Apple dakiler  ayni kurnazligi yapiyorlar, daha once XEROX dan aldiklari fikir ile  gelistirdikleri mouse, tikla ve calistir, sonrasinda MP3 calar ve IPOD, sonra TabletPC ye yeni bir ad veriyorlar. IPAD... 500 USD civarinda... Adi bile NOTEPAD den benzesim 90 lik  dedeye makyaj yapip sahneye universiteden yeni mezun genc tasarimci  olarak cikartiyorlar. Kesinlikle bir oyuncak gibi tasarlanmis, icinde  oyun var. Ondan cok benzeri urunler piyasada var ama pazarlama dehasi yine digerlerinin onune geciyor. Teknolojinin insanlik yararina kullanildigi kesin! Bu sayede  SAVASMA SEVIS slogani zamaninda buyuyen Steve jobs slogani SAVASMA  TUSLARLA OYNA ya cevirerek bundan nemalanmanin yolunu iyi bulmus. APPLE  bundan sonra da yapacaklari acik gorunuyor. Pazara daha once cikmis  fikirleri alip bunlari yeniden oyuncaklastirilmis paketleyip satacak.  Sirada ne var? Ucak endustrisi olabilir mi? Herkes bu aralarda sikintida  acaba ucmayi da eglenceli hale getirip bundan guzel gelirler elde eder  mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Kissadan hisse ABD de bir urun yapmak  isterseniz daha once basarisiz olmus urunlere bakin, bunlara eglence  ekleyin zira muhendisler fonksiyonalite, MadMan ise isin eglenecesinde bu  dunyada eglenceli urunler daha cok satiyor. Eger Turkiyede iseniz o  zaman da donanimsal urunlerin temsilciligini alin, yazilim ise de oradaki  urunlerin benzerini burada gelistirip sonrasinda o urunu gelistirenlere  gidip bak benzerini yaptim pazari da bu kadar buyuttuk hadi bana biraz  para ver de sana senin urununu satayim deyin. Ne kadar ethik? Ticaret  buna diyorlar, buna ticari zeka diyorlar... Ben onlarin yalancisiyim.  derler ya o cihetten algilayin...&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-2485390057441977551?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/2485390057441977551/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=2485390057441977551' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/2485390057441977551'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/2485390057441977551'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2010/10/late-80s-ncr-was-granted-patent.html' title='NCR HandHeld to IPAD'/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-7527750868424689966</id><published>2010-10-10T21:36:00.001+03:00</published><updated>2010-10-14T21:59:17.979+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='business'/><title type='text'>New Business Terms/Is Dunyasinda Yeni Terimler</title><content type='html'>Everyday new terms enter our lives. Yahoo Biz world collected them. I tried to translate them. Enjoy it...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ingilizce de yeni terimler is hayatinda kullanilmaya baslandi. Baslangicta tamamen farkli amaclar icin kullanilan kelimeler ofis ortaminda bicim degistirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Knowledge Economy&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;150,000 USD harcayip avukat olduktan ya da 350,000 USD doktora yaptiktan sonra ayni isin Hindistanda calisan ve isi sizden daha iyi bilenlerce yapilmasina verilen ad. Bu donemde en iyi is musluk tamirciligi doktorasi olan musluk tamircisi yok zira.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Transition: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir durumdan otekine gecis. issizlik ayligina talim. Kibarcasi danismanlik islerine bulastim&lt;br /&gt;Brand:&lt;br /&gt;markalastirma olarak bilinirdi ama Yeralti sularini kirlettik ama bunu nasil "Brand" edicez? diye sorulur oldu.&lt;br /&gt;Space &lt;br /&gt;Hangi endustride oldugunuzu soyler. Ben media space inde calisiyorum.&lt;br /&gt;Go Offline &lt;br /&gt;Modem icin kullanilirdi simdi ise Toplantidan sonra ozel tartisma icin talep edilir oldu.&lt;br /&gt;End of the Day &lt;br /&gt;Gecmiste 17 ya da 17:30 du.. Simdilerde ise herseyin ok olacagi belirsiz bir zman dilimi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Transparent&lt;br /&gt;Durust olmakla karistirilmamasi gereken gerceklerin soylendigi ortam&lt;br /&gt;Can't Wrap One's Head Around&lt;br /&gt;Istemeden gerceklerle yuzlesmek, tembel olmak&lt;br /&gt;Bandwidth&lt;br /&gt;Data transferinde kullanirdik simdi ise Para, eleman, kapasite ve diger kaynaklar&lt;br /&gt;KPI (Key Performance Indicators)&lt;br /&gt;herseyi olculebilir yapabilme arzusundan cikti bu is...&amp;nbsp;Amerikan Psikoloji dernegi evlilikler icin KPI tanimlamis haftada iki kez tratisma, uc kez beraber TV izleme&amp;nbsp;normal...&lt;br /&gt;Low-Hanging Fruit&lt;br /&gt;Kolaylikla ulasilan, sonunda degeri olmayan islere denmeye baslandi.&lt;br /&gt;Human Capital&lt;br /&gt;Insan kaynaklari icin kullaniyorlar&amp;nbsp;daha onceden personel olarak bilinirdi. Cuneyt Ulsever in Harvarda doktora tezi. Onune gelen personelci HR Yoneticisi oldu ama kendinden cok daha degerli insanlari bu insanlar ne tartabilir, ne de egitebiliri. Parayi yoneten adam parayi bilir insani yonetende ona deger katmasi gerekir.. Laf enflasyonu...&lt;br /&gt;Skill Set or Fit&lt;br /&gt;Ozellikler iyi ya da kotu genelde insan kaynagi icin kullanilirdi. Yetenekleri iyi ya da kotu, bize "fit" etmiyor. &lt;br /&gt;Throughput&lt;br /&gt;Micro manager tarafindan talep edilen sadece sizin isi yaptiginizdan emin olmalarini saglayan sonuc degil teferruat&lt;br /&gt;Footprint&lt;br /&gt;Ekolojik olarak tanimlanan simdi ise hersey yapistirilan etki&lt;br /&gt;Impactful&lt;br /&gt;Kocaman footprint...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-7527750868424689966?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/7527750868424689966/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=7527750868424689966' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/7527750868424689966'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/7527750868424689966'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2010/10/new-business-termsis-dunyasinda-yeni.html' title='New Business Terms/Is Dunyasinda Yeni Terimler'/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-7104736706950613929</id><published>2010-10-03T15:59:00.001+03:00</published><updated>2010-10-04T09:07:15.509+03:00</updated><title type='text'>Workers Serving in State Org/Devlet kurumlarinda gorev yapan calisanlar</title><content type='html'>Once graduate with MD, PE or other degrees one has an option working for his own or at a private institution or a&amp;nbsp;public organization in Turkey. When you start to serve in public you should not sell your services in private vice versa. However Medical Doctors after serving certain hours in state hospitals they used to go out and sell their services individually. Now they will be selling their services within the same premise getting extra...The same is not true any other profession. Although both type of&amp;nbsp;education is subsidized by the state.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doktor ya da mühendislik egitimi aldıktan sonra ya kendi dukkanini acar, ya ozel sektorde ya da kamuda calismaya baslarsiniz. Doktorluk egitimi 2+2+2 toplam 6 senedir, Yuksek muhendislik 2+2+2 senedir. Kamuda muhendis olarak calisan disarida baska is yapamaz, ofis acamaz. Ama karisinin, annesinin adina buro acar ve buradan hizmet uretir, imza atamaz. Doktor ise hastanede 5 dakikada bir hastaya bakar eger ilgilenmemi isterseniz muayenahaneye gelin der belli bedel ile orada bakim bakar. Peki neden? Tıp egitimi tum dunyada oldugu gibi Turkiyede de pahalidir ve bu egitim devlet tarafindan desteklenir. Cikan insanlarin topluma hizmet vermesi istenir. Ama bir doktorun dedigi gibi "daha cok para yapmak icin" tip okuyanlar sistemin aciklarindan yararlanir. O zaman neden aynısını mühendislere de acmiyorsunuz?&amp;nbsp;Ya da overtime neden&amp;nbsp;devlet hastanelerinde yapilmiyor? Madem ihtiyac var, kalsinlar devlet hastanelerinde&amp;nbsp;ve overtime ucreti alarak calisilsin... Yeni donemde bu geliyor ama bir baska sorun da beraber. Kimler devlet&amp;nbsp;hastanesini tercih edecek?&amp;nbsp;Onlarin digerlerinden farki sadece bu egitimi almis ve dogu hizmetini 2 yil icin yapmis olmalari mi?&amp;nbsp;&amp;nbsp;Disaridan da doktor getirebiliriz ustelik daha ucuza calisabilirler, sonucta bugunun dunyasinda doktorluk artizanliktan cikmis ve teknisyenlige donmustur. Bir pilot nasil ki yukarida sogukkanli bir sekilde operasyonu yaparsa doktor da ayni sekilde yapar. Dolayisi ile neden bir sinifa digerlerinden daha fazla imtiyaz taninir?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-7104736706950613929?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/7104736706950613929/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=7104736706950613929' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/7104736706950613929'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/7104736706950613929'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2010/10/workers-serving-in-state-orgdevlet.html' title='Workers Serving in State Org/Devlet kurumlarinda gorev yapan calisanlar'/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-7183134395402059962</id><published>2010-09-24T21:14:00.000+03:00</published><updated>2010-09-24T21:14:25.563+03:00</updated><title type='text'>Anglican vs CatholicChurches/Anglikan ve Katolik Kiliseleri</title><content type='html'>Sir T. More was killed because he did not accept King's anti Catholic behaviours..&amp;nbsp; The island came up with Anglican Churches in 1538, later it was exported to New Continent... Now Anglican churches lose their mass to Catholics there is a growing hysteria that Catholics mainly Polaks and Italians will take over. Meanwhile we have been hearing molestation news in Catholic Churches. Is this a coincident or fight between Churches?&lt;br /&gt;&amp;nbsp;Sir Thomas More, dindar ve koyu Katolik bir adamdi. Kralın basdanismani idi, ne zamanki Kralin yaptiklarini dine uygunsuz olarak yorumladi hayati ile bunu odedi. Katolik yasam tarzindan ayrilan ada&amp;nbsp; Anglican kiliselerini 1538 de kurdu ve devam etti. Roma Katolik ve Orthodox kiliselerinden sonra 70 milyonu aşan üyesi ile ucuncu buyuk Hiristiyan cemaatine sajip Anglican kiliselerinde cemaat azalıyor ya kilise kapaniyor, eve cevrilip satiliyor. Ya da baska cemaatlerin kilisesi haline geliyor. Ozellikle Polonyadan ve Italyadan gelen daha cok dindar olan Katoliklerin kiliseleri oluyor. Adanin cemaat dagiliminda degisiklik gozlemleniyor. Bir yandan da adada Katolik kiliselerinde yasanmis cocuk istismarlari gundeme geliyor. Bir an icin dusunuyorum acaba bu bir rastlanti mi yoksa mezheplerarasi bir surtusme mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mardin de bir ibadet yeri anlatiyorlar bir yandan giriyorsun Muslumanlarin cami, ote taraftan giriyorsun Suryanilerin kilisesi...&amp;nbsp; Kahirede Mehmet Ali Pasa Cami 4 mezhep icin yer yapilmis. Dort farkli kubbeden cikanlar ayni caminin ic avlusunda toplaniyorlar. Karadenizin koylerinde birbirine kus olanlarin koyun iki ucuna yaptiklari Camiden bahsediyorlar. Istanbulda Camiler farkli tarikatlarin tarafindan ibadet icin kullaniyor.&amp;nbsp; Ibadetin sekillerinde farklilik kimisinde var ama varmak istenen yer tek...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Disaridan gormeyen bir goz icin hepsi ayni, oysa herbirinin ayri cikarlari soz konusu...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-7183134395402059962?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/7183134395402059962/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=7183134395402059962' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/7183134395402059962'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/7183134395402059962'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2010/09/anglican-vs-catholicchurchesanglikan-ve.html' title='Anglican vs CatholicChurches/Anglikan ve Katolik Kiliseleri'/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-251096613630759791</id><published>2010-09-18T19:25:00.000+03:00</published><updated>2010-09-18T19:25:38.130+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Management'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hormones'/><title type='text'>Negotiation and Testosterone/Pazarlık ve Erkeklik Hormonu</title><content type='html'>Deal or No Deal: Hormones and the Mergers and Acquisitions Game (p. 1462): Maurice Levi, Kai Li, Feng Zhang&amp;nbsp; --&amp;nbsp; The authors argue that a combative nature among CEOs is a result of testosterone levels that are higher in young males. Young male CEOs appear to be combative: They are 4% more likely to be acquisitive, and, having initiated an acquisition, they are more than 20% more likely to withdraw an offer. Furthermore, a young target male CEO is 2% more likely to force a bidder to resort to a tender offer. Specifically, high-testosterone responders tend to reject low offers even though this is against their interest. The act of attempting or resisting an acquisition can be viewed as striving to achieve dominance. &lt;br /&gt;&lt;a href="http://mansci.journal.informs.org/"&gt;http://mansci.journal.informs.org/&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://mansci.journal.informs.org/"&gt;Management Science&lt;/a&gt; Dergisinin Eylül sayısında yayinlanan bir makaleye gore erkeklik hormonu ust seviyelerde olan kisiler pazarlik sirasinda baskin karakteri oynamak icin kendi yararlarina olan firsati bile geri tepebiliyorlar. Ozellikle satin alma ve birlesme gorusmelerinde genc ve erkeklik hormonu ust seviyelerde olan kisiler bu gorusmeler sirasinda dusuk gelen tekiflere arkalarini donup gidebiliyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bircok tedarikcinin oldugu ortamlarda genc ve bekarlarin kullanilmasi bu durumda dogru olabilir. Ama az sayida tedarikci ve cozumun ortak gelistirilecegi ortamlarda bu gibi erkeklik hormonu hayli ust seviyelerde dolasan kisilerin coplugun horozu olmalari sonucu cok farklilastirilabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu durumda bekar liderler savasta daha mi basarili olurlar?&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;20 li yaslarda tegmen, 40 li yaslarda albay olduklarina gore general olup da bekar ve erkeklik hormonu yuksek basarili&amp;nbsp;olanlari var midir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ya siyasiler, erkeklik hormonu yuksek siyasiler partilerini de cikmaza suruklerler mi?&amp;nbsp; Turkiye ve Dunya siyasetinde bekar, evli olan kisilerin durumu nedir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kurumlar andrepoza girmis yoneticilerinden yeteri kadar yararlanamazlar mi? Efemeni yoneticilerin durumu nedir? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her ne kadar cinsiyet ayrimi olmasin, pozitif ayrimcilik olsun deseler de bilimsel olarak yapildigi soylenen calisma hormonlarin yonetimde rol aldigini soyluyor. Isteyen istedigi hormonu isinde kullanilir yonetim kurulunun karari elbette...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-251096613630759791?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/251096613630759791/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=251096613630759791' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/251096613630759791'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/251096613630759791'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2010/09/negotiation-and-testosteronepazarlk-ve.html' title='Negotiation and Testosterone/Pazarlık ve Erkeklik Hormonu'/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-1437994994617404531</id><published>2010-09-04T23:28:00.001+03:00</published><updated>2010-09-08T18:33:55.900+03:00</updated><title type='text'>Insanoglu ve Flirt /Mankind and Flirt</title><content type='html'>First eyes meet, there is an awkward behaviour childish laughs there after. No language is spoken at the first place... Flirting with the other considered as a sin (adultery) in some places or&amp;nbsp; good in some countries. According to outdated laws of AR one may be sentenced to 30 days in jail... Mankind is a bit different some want to live like family of penguens, some want to live like family of lions etc...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Goz goze geliyorlar. Gozleri parildiyor sanki, bir gariplik var davranislarinda biraz cocuksu, biraz salapati ardindan kahkahalar. Dunyanin her yerinde ayni once gozler sonra mimikler sonra kahkahalar... Ardindan unutuluyor... Ama bir lahza mutluluk... Belki bir kitap, belki bir film, belki de gecmiste olan bir olayi paylasma ve noronlarin dansi... Yuklerin degisimi... Zina olarak adlandiriyor kimileri, kimileri hayir diyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artik gecmiste kalmis kimi kanunlara gore Arkansas da flirtin cezasi 30 gun hapis, NewYork da bir erkegin kadina sehvetle bakisi 25 USD cezayi gerektiriyormus. Bir calismaya gore&amp;nbsp; flirt edenlerin akyuvarlari daha fazlaymis, immune sistemleri saglammis. Flirt edenler sadece goz kapaklari kirpistirmazmis, 50 yontemden sadece birisi imis gozler.&amp;nbsp; Sabah ise giderken dikkat zira ABD de arac suruculerin %62 si araba surerken flirt edermis.&amp;nbsp; Gelisen teknoloji IM ve SMS i de isin icine katmis. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Feraceli hanimlar ellerindeki yelpazeyi kalplerine dogru gotururse kalbim sende, yari acik yelpaze dudaklara giderse beni opebilirsin, eger yelpazenin arkasina gizlenen gozler varsa seni seviyorum demekmis...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu insanoglu hayli farkli bir yaratik... Penguenlere benzemiyor ama kurallari ile onlar gibi yasamaya calisiyor. Denizati na imrenenleri oldugu gibi, aslan surusu gibi yasamak isteyenleri de var.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-1437994994617404531?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/1437994994617404531/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=1437994994617404531' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/1437994994617404531'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/1437994994617404531'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2010/09/insanoglu-ve-flirt-mankind-and-flirt.html' title='Insanoglu ve Flirt /Mankind and Flirt'/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-8718193173623418002</id><published>2010-08-22T11:20:00.002+03:00</published><updated>2010-08-23T13:27:24.585+03:00</updated><title type='text'>TILLMAN</title><content type='html'>Latest release of Hollywood movie named Tillman True Story reveals secrets beyond Mr. Tilman’s death in Afghanistan war. The truth differs from US Army’s earlier announcements. According to the court decision “Tilman was killed by friendly fire...” It is not unusual in World politics. Twisted truth has always been in our lives. Never trust one way information it may contain disinformation. Most likely Info you received is the part of the whole and part which does not interfere with the releasing party’s turf.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tilman 9/11 dan sonra Afganistana gitmis ve Dogudaki daglarda carpisirken oldugu ordu tarafindan aciklanmis ve ailesine madalya verilmisti. Ama soru isaretleri vardi arkasinda... Ozel esyalari annesine teslim edilmemisti, gunlugu, elbiseleri vs... Anne dava acti gercekler ortaya cikti. Soylenildigi gibi olmamis sanssiz bir olum olmustu. Bu olayin su yuzune cikmasi Tilman’in popular gecmisi ve annesi sayesinde oldu. Irak’ta kamyonun lastikleri altinda uyuyanlar, birbirlerini vuranlar, serseri kursunla olenler, baskinda olenler... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dunyanin bir cok yerinde benzeri olaylar oluyor. Durumu kurtarmak icin tarih farkli yaziliabiliyor. Istanbul’da kolera salgını olunca olay farkli yansitilmisti oysa muteahit eskiden kanalizasyon borusu olarak kullanilan boruyu icme suyu kullanimi icin kullanmisti. Savaslarda yenildigimizde de farkli hikayeler olusturulduru. 2001 krizine neden aslinda ne anayasanin firlatilmasi ne de&amp;nbsp;o donemki&amp;nbsp;hukumetin&amp;nbsp;psikolojisi idi. Ekonomik veriler krizin gelecegini Kasim ayinda soyluyordu... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hicbir zaman tek yanli enformasyon/dezenformasyona ragbet etmeyiniz. Biliniz ki gercek size aktarilandan her zaman daha farklidir. Sizin isittiginiz bu haberi verenin cikarlarina dokunmayacak olan kismidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;External Link:&lt;br /&gt;&lt;a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Pat_Tillman"&gt;http://en.wikipedia.org/wiki/Pat_Tillman&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Patrick Daniel "Pat" Tillman (November 6, 1976 – April 22, 2004) was an American football player who left his professional sports career and enlisted in the United States Army in June 2002, in the aftermath of the September 11 attacks. He joined the United States Army Rangers and served multiple tours in combat before he died in the mountains of Afghanistan. Initially, the U.S. government attempted a cover-up, reporting that Tillman died of enemy fire, with Lt. Gen. Stanley McChrystal approving a Silver Star citation. Later, his actual cause of death by friendly fire was recognized.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;A New York Times book review of Jon Krakauer's Where Men Win Glory: The Odyssey of Pat Tillman noted that the book did well to compile the facts and "nauseating" details regarding the cover-up of Tillman's death, stating "After Tillman’s death, Army commanders, aided and abetted by members of the Bush administration, violated many of their own rules, not to mention elementary standards of decency, to turn the killing into a propaganda coup for the American side&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-8718193173623418002?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/8718193173623418002/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=8718193173623418002' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/8718193173623418002'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/8718193173623418002'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2010/08/tillman.html' title='TILLMAN'/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-2496844768281384170</id><published>2010-08-07T20:36:00.000+03:00</published><updated>2010-08-07T20:36:46.556+03:00</updated><title type='text'>American Girl/Amerikan Kizi</title><content type='html'>American girl... Baby doll costs you several hundered USD... If you want to dress her up the smallest item is 20 bucks.. Such a market... What happens to Barby, Cindy, Ken... Well this is the new trend. Years back we used to make evertyhing by ourselves. Now each one does one thing. Kids did not buy details instead they have it done in Turkey. Outsourcing to Granny...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amerikada cocuklarin eglencesi American Girl... NYC de kocaman bir dukkan icinde bebekler, zencisi, beyazi, latini, cekik gozlusu... Kivircik saclisi, duzu vs.. Ismarlama bebek yapiyorlar tipki tup bebek fabrikasi.. Sonra bebekleri gibi giyinen cocuklar... Saclarini yaptirmak icin bu dukkana gelen cocuklar, anneler yukarida cocuklar asagida. Bilgisayarda bebeklerini giydiriyorlar, sonunda fatura yaninda beliriyor isterlerse bu aksesuarla bebegi aliyorsunuz. Ya da begenmedim yenisi... Faturayi babalar oduyor tabi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizim caput bebekten pek farki yok kafasi, kollar ve bacaklar et bebek dedigimiz yumusak plastik, gozler yatinca kapaniyor. Elektronik hic bir yani yok basit... Bizim kizlar uyanik cikti modelleri aldilar yanlarinda getirdiler babane de bebege gece gunduz yeni elbiseler dikti... Yillar oncesini hatirladim Burda nin modellerinden patron cikartirdim ilkokuldaydim sanirim. Babam da yaparmis mamafih o bir yandan da yegenlerine pardesu vs diker gonderirmis. Bizim icin ise dikis eglence idi. Onun icin ise yasamin bir parcasi yemegini kendin yap, elbiseni kendin yap, oyuncagini kendin yap, ayakkabini boya, evini tamir et, evini boya, bahceni belle, sula, meyveleri topla...&amp;nbsp;&lt;br /&gt;Muassir medeniyetlerde ise herkes bir isi yapiyor digerini baskasina yaptiriyor. Eh cocuklarda ogrenmis iste is bilene yaptirdilar, isi outsource ettiler kalitesinden emin olduklari, zamaninda teslimat yapacak birine islerini yaptirdilar. &lt;br /&gt;Pazari gorebilirseniz 50 sene oncesinin urunleri ile de pazarda yeni bir aralik olusturabilirsiniz tipki American Girl de oldugu gibi... Temel hep ayni...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-2496844768281384170?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/2496844768281384170/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=2496844768281384170' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/2496844768281384170'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/2496844768281384170'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2010/08/american-girlamerikan-kizi.html' title='American Girl/Amerikan Kizi'/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-7934562602530153982</id><published>2010-07-30T21:04:00.000+03:00</published><updated>2010-07-30T21:04:13.998+03:00</updated><title type='text'>US trip</title><content type='html'>NYC, Burbank, Glendale, Encino, Anaheim, Oakland, Palo Alto, Berkeley, Marine County, Tuberon, HalfMoon, 17Miles, SLO, SB altogether...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Disneyland da sapkam kafamdan uctu. Kayip esya burosuna adresimi verdim. UPS ile geldi sapkam 3 gun sonra. TR de olsa gelir miydi? Velev ki geldi TCK numarasi ehliyet vs herseyi sorarlar kaydini alirlardi ne de olsa farkli devlet. Kiminle paylasirlar bu bilgileri bilinmez&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sosyal Guvenlik Numarasini calmislar adina kredi karti yapmislar sonra araba alip satmislar vergisini odememisler onlarin arkasindan kosturuyor yakinda bizde de baslar ne de olsa TCK lar ortada dolasiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her 10 senede bir ehliyet sinavina girmem gerekiyor CA ehliyeti icin. Butce sikintisi nedeni ile kuyruk cok uzun ama randevu ile calisiyorlar. Ucaktan indim dogrudan DMV deyim sinavi aldim gectim. Kacinci kez ayni sinavi aldigini soyluyor yanimdaki kisi. Resim cektiler bir hafta sonra ehliyet posta ile geldi. TR de her daim ehliyet degistir almak tam izdirap.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kredi kartimdan harcama yapamiyorum benzin istasyonu TR den olan kartimi kabul etmiyor ancak benzin istasyonun icinde imzalarsam aliyorlar. Hala benim imzami tablet de tutuyorlar. TR deki banka hemen onay istiyor farkli bir yerde harcama gorunce. &lt;br /&gt;Metro icin kiook dan bilet aliyorum sorun yok. Ikinci kez almak istiyorum kapandi artik alamiyorum. TR deki bankaya mail gonderiyorum. Yok acilmadi. Guvenlik hayli ileri&lt;br /&gt;Central park da bisiklete biniyorum peddy lerin cogunlugu Turkiyedeki universite ogrencileri. &lt;br /&gt;Otel rezervasyonu internetten yaptim gece check in yapmak icin otele gidiyroum. Yok diyorlar biz size oda verelim operatore % vermek istemiyor tartisiyoruz sonra oda aliyoruz&lt;br /&gt;Guvenlik onlemleri hayli fazla her yerde canimi sikiyor artik issizlik her yerde Neiman Marcus ve Sears ilk defa bir mall un iki yaninda Topanga da eleman sayisi az alisveris yapan az. Costco Walmart Target birbirlerinin musterilerini alma yarisindalar. Surf ler hala up dalgalar inanilmaz yuksek Malibu da eglence devam ediyor&lt;br /&gt;NYC de JFK-PenStation otobus 15 USD soforler Cin den hayli cilginlar korsan taksi yayginlasmis adam yanimiza geliyor 5 usd ye gotureyim diyor 1st avenue ye oysa 11-12 USD tutar normal taksi. Nasil bir arabasi var diye bakiyorum shuttle minibus...&lt;br /&gt;San Fransisco Fillmore Grove kahveci dukkani hala yerinde, PCH de Nepente pahali ama cok guzel yillardan beri ayni kredi kartina kendilerine bahsis yazan garsonlari olmasa daha guzel&lt;br /&gt;San Jose inovasyon muzesi farkli uygulamar ile dolu&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-7934562602530153982?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/7934562602530153982/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=7934562602530153982' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/7934562602530153982'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/7934562602530153982'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2010/07/us-trip.html' title='US trip'/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-130178542939143620</id><published>2010-07-04T23:59:00.000+03:00</published><updated>2010-07-04T23:59:50.592+03:00</updated><title type='text'>Gross Negligence &amp; BP/ Agir Ihmal ve BP</title><content type='html'>Now BP wants to have a shoulder for the bill so other partners can share it. Anadorko says it is gross negligence and wilfull misconduct... In this case Liability Bonds &amp;nbsp;will be recognized as a revenue... Bells are ringing... It is important how one constructs the contract with the proper language. Otherwise major loss... We have to send recent law school grads continously abroad to master their skills in all areas of laws &amp;amp; regulations.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Korfezdeki sondaj kulesinin yuksek basinc nedeni ile havaya ucmasi ve kuyunun kapatilmamasi nedeni ile ABD hukumetinin gonderdigi faturanin odenmesine ortak arayan BP ye taseron ve diger ortakları bunun BP ni agir ihmali ve bilerek yanlis is yapmasindan kaynaklandigini soyluyorlar ve bunun icin BP nin teminat olarak verdigi teminat senetlerinin irat kaydedilecegini&amp;nbsp;belirtiyorlar. Zararin telafisi kimin kaynaklarinca karsilanacak, is tahkimde mi yoksa mahkemede mi cozulecek? Burada hangi mahkemeler yetkin olacak? Kimler bu davaya atanacak? US Kıyı Guvenligi, GreenPeace, ABD, UK, UN davanin cok tarafi olacak. BP bu durumda taseronlarinin da devreye girmesini saglayacak onlarin haklarinda dava acacak hatta is hic bilmediginiz ulkelere kadar gidecek. BP nin Amerikadaki sirketi ile BP nin UK deki ana sirketi iki farkli sirket olarak gorulup US chapter 11 e gidebilir mi? Boyle bir durum oldugunda US de borsaya kote olan hisselerin sahipleri emeklilik fonlari bundan nasil nasiplenir?&lt;br /&gt;Kontratlarin, dilin, teminatların&amp;nbsp;onemi bu vaka ile bir kez daha toplum tarafından anlasilacak. Kontrata atilan her madde sorumluluk getiriyor, kelimeleri nasil sectiginiz, senetleri nasil duzenlediginiz cok onemli oluyor. &lt;br /&gt;70&amp;nbsp;lerin sonundaydi&amp;nbsp;neden hukuk mezunlari 1416 ile yurtdisina gider derdim. Sonrasinda anladim neden hukuk fakultelerinden yeni mezunlarimizi Isvicre, Ingiltere, Fransa ve US e gonderiyoruz. Dil ve kanun cambazi olsunlar, ekin zamani kavga etmesini ogrensinler hasat zamani bayram yapmayi bilsinler diyeymis...&amp;nbsp; Aradan&amp;nbsp;3 dekat gecti&amp;nbsp;umarim hala gonderiyoruzdur ve umarim onlar da hala geri donup burada calisiyorlardir...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-130178542939143620?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/130178542939143620/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=130178542939143620' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/130178542939143620'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/130178542939143620'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2010/07/gross-negligence-bp-agir-ihmal-ve-bp.html' title='Gross Negligence &amp; BP/ Agir Ihmal ve BP'/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-8800849198315048438</id><published>2010-06-27T12:39:00.001+03:00</published><updated>2010-06-27T12:41:23.482+03:00</updated><title type='text'>Buddy, Secret and Borrowing/Dost, Sir ve Borc</title><content type='html'>There is a&amp;nbsp;saying in Anotalia. It&amp;nbsp;advises&amp;nbsp;"Don't be friend w/ Ottomans, Don't Share your secret w/ your wife, and never borrow from newly rich. (Ottomans&amp;nbsp;refers state officials assigned to a place for a term). &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anadolu'da bir deyis vardir "Osmanli ile dost olma, arvada sir verme, yeni zenginden borc isteme..." Yeni zenginden borc istersen olur olmadik yerde senden borcunu ister bu sekilde kendini o meclisde yuceltir, seni yereltir. Arvadina sir verme gun olur&amp;nbsp;devran doner bir gun kizginlik aninda bu sirrini cumle aleme soyleyiverir ya da aleyhine kullaniverir. Osmanlidan dost edinme, o zamanin osmanlisi devlet erkani. Hic belli olmaz sagi solu vergi toplayarak gecindigi ve beli bir yildan sonra o yoreden ayrildigindan sana zarari dokunabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Babasinin kendisine soyledigi bu soze inanmayan bir koylu bunu sinamak ister. Once gider Osmanli yonetimi ile&amp;nbsp;samimi olur, yedikleri ictikleri ayri gitmez. Ardindan bir keci keser ve kanını ve sakalini samanliga atar. Sonra da gider arvadina bak arvad der ben yasli bir adami oldurdum samanlikta. Kadin gider samanliga orada kecinin kircil sakalini ve kani gorunce inanir.&amp;nbsp; Ardindan talih kusunun kondugu adamdan borc ister. Adam verir ama aradan fazla zaman gecmeden koy kahvesinde borcunu ister adam. Bunun uzerine eve gelir karisi da duymustur bunu cok kizmistir kendisine neden bu parayi kendisi ile paylasmadi ne yapti diye... Bunun uzerine karisi da Osmanliya gider aslinda der bu adam yasli bir adam da oldurdu. O dost dedigi Osmanli aninda kapida biter ve koylunun ellerine kelepceyi takar. Bunun uzerine koylu babasinin kendisine tavsiyesini anlatir Osmanli'ya ve der ki Aslinda keciyi kestim samanliga koydum git bak orada sakli, para desen onu da kurusuna dokunmadim yatagin altinda, sen de butun dostlugumuza ragmen sormadan sorusturmadan elime taktin kelepceyi... Sulh olur herkes yoluna gider. Ama bu tavsiye nesilden nesile gecer...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kıssadan hisse...&amp;nbsp;Mulku erkan ile&amp;nbsp;ne&amp;nbsp;arkadas ne de&amp;nbsp;rakip ol... .Sirrini ne karina ne kocana ne de dostuna soyle an gelir devran doner bu soylediklerin aleyhinde delil olur. Insanlik hali bu guvenilir dedigin arkani dayadigin&amp;nbsp;an gelir terkeder. Borc aldigin kisi, kurum kuruluslarin yerlesik olduguna bak. Varligi hazmetmis kisiden odunc almak ile yeni zenginden borc almak farklidir. Kendisini yuceltmek icin yeni zengin olur olmadik yerde sana borc verdigini soyler. O pozisyona yeni gelmis, henuz icine sindirmemis kisilerle iliskilerinde temkinli ol.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-8800849198315048438?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/8800849198315048438/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=8800849198315048438' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/8800849198315048438'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/8800849198315048438'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2010/06/buddy-secret-and-borrowingdost-sir-ve.html' title='Buddy, Secret and Borrowing/Dost, Sir ve Borc'/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-112516229725342474</id><published>2010-06-26T12:44:00.057+03:00</published><updated>2010-08-29T19:48:22.662+03:00</updated><title type='text'>Balls, Voice and Sin/Top, Ses ve Gunah</title><content type='html'>Everybody knows football, talks about football... From Yemen to Africa to Brazil to New Zealand every kid kicks the ball around... Yet elderly Muslim people in 60s were&amp;nbsp;telling us that it is sin to play football. Was it really? But I played ... Later on I heard if one plays&amp;nbsp;musical instruments with wires &amp;nbsp;it is considered a sin... Another one was playing with dolls, another one singing songs and whistling in public. At the end I came into conclusion anything which is not directly linked to the production&amp;nbsp; some how presented as a sin.&amp;nbsp;&amp;nbsp; However my knowledge was not good enough to answer this question&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Futbol dunyayi saran bir heyacan, tum dunya kilitlendi. Batinin oyunu ama ondan once kim icad etti bundan kimler yararlaniyor? Basit bir oyun erkek cocuklari bir araya geldiginde tas, kagit veya mesin top ile oynuyorlar. Hedeften topu geciren kazaniyor. Sonra isler buyuyor. Bu cocuklari kesfetmekle mukellef&amp;nbsp;yetenek okullarda elemeleri yapiyor, top okullarina aliyor,&amp;nbsp;antrenman yaptiriyor yediriyor iciriyor buyuk takimlara satiyor. Buyuk takimlar dev sahalarda sasali arenalarda siradan insanlarin parasini toplayip 90 dakikalik bir oyun seyrettiriyorlar. Bu sirada tribundekiler galeyana gelip birbirine sariliyorlar. Aslanlar yerde kiyasiya mucadele ediyorlar. Buyuk bir para tezgahi kuruluyor. Hayatinda o cimlere basmamis asgari ucretle gecinen adam icin o bir kimlik aidiyet. Zar zor aldigi birkac senede bir degisen forrmasini uzerine giyip sahaya kosuyor gerektiginde saldiriya ugruyor. Ulkeler de destekliyor tum dunya bir noktaya kilitleniyor. Ama o arenalar sayesinde halk enerjisini bosaltiyor. Bir donem liseye kadar okuyan cocuklarin 18 yasinda 2 sene muddetle askere alinmasi gibi... Savaslar olmazsa o enerji ice yonelecek ve yonetenleri yerinden edecektir.&lt;br /&gt;Mahallemizde futbol oynanirdi ben&amp;nbsp;de oynardim,&amp;nbsp;ortaokulda ders arasinda kucuk lastik top ile Ali Tekin, Barbaros Say, Serdar Çolak... Topumuz olmazsa kucuk cakil tasi ile oynardik. Tabi ogretmenlere yakalanmamaya calisarak.Prizren'den&amp;nbsp;gencliginde Istanbul'a gelmis olan&amp;nbsp; &amp;nbsp;Zehra Teyze (Allah rahmet eylesin) cok kizardi, "Gunahtir...&amp;nbsp;Gavurlar Kerbelada Hasan ve Huseyin efendimizin kafasini yerlerde atmisilardir. Oynamayin. onlarin yaptigini yapmayin" derdi.&amp;nbsp;Biz ise&amp;nbsp;icimizde bir kusku acaba Zehra teyzenin dedigi gibi gunaha mi giriyorduk kuskusu bir yanimizda yine de oynardik. Futbolun neresi gunahti? Mandolin caliyorum birileri ona da gunah diyor, seytan var icinde. Ney ufleyene bir sey demiyorlar ama alenen&amp;nbsp; sarki/turku soylemek, islik calmak kesinlikle yasak. Islık calinca seytanlari cagirirsiniz diyor birisi... Cocuk kafam darmaduman... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra US gunleri orada esofmanla sahaya cikiyoruz, sort ile oynuyoruz. Turkiyeden yeni gelmis bir arkadasimiz da bizimle top oynamaya geliyor.. Bazilarina sortlariniz diz kapaklarinizi ortmuyor diye uyariyor... Gobek ve dizlerini gostermemeniz gerekir kuralini hatirlatiyor. Yine top oynuyoruz, Turkiyede tas toprak uzerinde oynarken burada ozel cimlerin uzerinde oynuyoruz. Sonra basketbol takimi da kuruyoruz... Folklar takimimiz var, koromuz var muzik yapiyoruz...&amp;nbsp; Niyetimiz bir araya gelmek, birseyler ogrenmek ve ogretmek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Acaba o zamanki Arnavutluk'taki, Gurcistan'daki Muslumanlarin bunlari gunah olarak tanimlamalari&amp;nbsp; o zamanların insanlarini uretime tesvik etmek icin olabilir miydi diye dusunuyorum... Bilgim ve birikimim cevaplamaya yetmiyor...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-112516229725342474?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/112516229725342474/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=112516229725342474' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/112516229725342474'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/112516229725342474'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2010/06/balls-voice-and-sintop-ses-ve-gunah.html' title='Balls, Voice and Sin/Top, Ses ve Gunah'/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-2829810527724205882</id><published>2010-06-13T11:06:00.000+03:00</published><updated>2010-06-13T11:06:57.875+03:00</updated><title type='text'>Anchor Babies in AZ/Kacaklarin Amerikan Vatandasi Olacak Cocuklari</title><content type='html'>If you deliver your baby in the US according to the 14 th amendment baby automatically becomes US citizen. Soon it will be changed in AZ. AZ does not want to share his wealth with someone whose parents are illegall residents in&amp;nbsp;AZ. These babies called "Anchor Babies" and they are not going to be welcomed&amp;nbsp;in AZ.&amp;nbsp;Years back similar question in different concept was on the table &lt;a href="http://www.fastcompany.com/"&gt;http://www.fastcompany.com/&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Senator (R) believes in so hovewer &amp;nbsp;what he is missing was that it is important to make them Americanized, it is not important whether they are anchor babies or not&amp;nbsp;(&lt;a href="http://www.time.com/"&gt;http://www.time.com/&lt;/a&gt;) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1868 yılında anayasanın 14.cu maddesine gore ABD de dogan her cocuk ABD vatandasi olma hakkini kazaniyordu. Bu yuzden de varsil olsun ya da olmasin bir cok kisi cocuklarini ABD de doguruyorlardi. Dunya devinin vatandasi olmak cocuklarina&amp;nbsp; ozgurluk ve farkli haklar kazandirirken ana-babasina da sigorta gorevi goruyordu. ABD li bir cocuklari olacak ve onlara bakabilecekti. Fakat Arizona eyaletinin Cumhuriyetci Senatorleri bu konuda farkli dusunuyor. O maddenin bundan 150 sene once yazildigini ve artan ulasim ve ekonomik nedenlerle kanunun haydutlarin eline gectigini soyluyor.&amp;nbsp;Cumhuriyetci senatorun&amp;nbsp;yaptirdigi bir ankete gore oyverenlerin %58 nin kendisi ile ayni goruste, kanunsuz gelen gocmenlerin cocuklarinin Amerikan vatandasi olmamasi gerektigini savunuyo &lt;a href="http://www.time.com/time/nation/article/0,8599,1996064,00.html%20)"&gt;(http://www.time.com/time/nation/article/0,8599,1996064,00.html )&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sayin Senator onlarin Amerikali anne babasi olmasindan ziyade onlari nasil Amerikali yapabilirim sorusuna cevap aramaniz gerekir. 1980 lerde US de bir round table tartisilan konunun aynisi burada gecerli. Ister H1 seviyesinde ister siradan isci seviyesinde olsun gelenleri Amerikanlastirmayi deneseniz..&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.fastcompany.com/fast-talk-question/fast-talk-question-limiting-visa-quotas-highly-skilled-foreign-immigrants-us-dama"&gt;http://www.fastcompany.com/fast-talk-question/fast-talk-question-limiting-visa-quotas-highly-skilled-foreign-immigrants-us-dama&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-2829810527724205882?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/2829810527724205882/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=2829810527724205882' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/2829810527724205882'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/2829810527724205882'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2010/06/anchor-babies-in-azkacaklarin-amerikan.html' title='Anchor Babies in AZ/Kacaklarin Amerikan Vatandasi Olacak Cocuklari'/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-2299068373292324062</id><published>2010-06-06T14:13:00.000+03:00</published><updated>2010-06-06T14:13:23.699+03:00</updated><title type='text'>Work Less, Earn More, Consume More/Az Calis Cok Kazan Daha da Tuket</title><content type='html'>Our ancesstors used to work more, earn&amp;nbsp;less&amp;nbsp;and consume&amp;nbsp;less than we do.&amp;nbsp;70 hrs/wk&amp;nbsp; and 65 hr/wk&amp;nbsp;were common &amp;nbsp;in France and US respectively in 1850s.&amp;nbsp;Europe educated population was 60% in 1830.&amp;nbsp;the same ratio was valid for Africa in 1980s. People used to work in Agriculture 37%&amp;nbsp;&amp;nbsp;Industry 29% and services 33% in 1900s in US. in 80s&amp;nbsp;3, 30 and 67, in 2010 production in East and service in US. Yet they ask consume more work less... We&amp;nbsp;represent the workers&amp;nbsp; of Knowledge Area using our fingers and brain, earlier it was hand and brain, much before it was body and brain... Next era will we be using our brain and tips of our fingers as a transducers to earn more and spend more? Those&amp;nbsp; like generals or members of consulate of state who used to earn much more than others will they be earning less and spending less?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizden onceki nesil daha fazla calisiyordu..&amp;nbsp;2 gunluk haftasonu yoktu. (iki nesil once 320+gun&amp;nbsp;bir onceki &amp;nbsp;300gun) Bilahare calisma saatleri azaltildi insanlara daha cok serbest zaman kaldi.&amp;nbsp; Bu serbest zamanda insanlarin kulture yonlenecekleri dusunuldu. 1800 lerde haftada 70 saat calisan isci 1990 larda 37 saat calisma saatine Avrupa da inmisti. ABD de tarim ve sanayi agirlikli calisma servis sektorunun lehine degisiyordu. 1950ler turizm denilen sektoru gelistirdi Guney Fransa para kazanmaya basladi. Guney Turkiye 70 lerde canlanmaya basladi. Bu durumda ulkeler az calisip&amp;nbsp;ihtiyacina gore&amp;nbsp;tuketen sosyalist bir ulke mi olacak yakinlarda?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Isci 1850 lerde bir saatlik alim gucu ile 3.3 kilo bugday Avrupada, 3.6 kilo ise USde alabiliyordu. 80 lere gelindiginde ayni alim gucu 15 kilo bugday alabiliyordu. Bu durumda isci eskisinden daha zengindi alim gucu daha fazla idi.&amp;nbsp;mamafih eskiden bir Pasa,&amp;nbsp;Danistay uyesinin evinde onlara hizmetli olurken gunumuz pasasinin evinde o denli hizmetli olamiyordu.&amp;nbsp; Zira 1800 lerde 100+ calisanin maasini alan pasa gunumuzde 4-5 calisanin maasini alabiliyor. Artan maaslarla beraber gayri safi milli hasila da artti. Tuketim var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki eger ulkedeki her zengine karsi 1000 normal calisan varsa, zenginden normallere 1 birim parasini vermesini istesek ne olur. 1000 kisinin varligi 1 birim artar ve zengin de 1001 ci olur. Peki o zaman bu 1000 kisi kime hizmet uretir? Tuketim yine ayni hizini korur mu? Tukettikleri surece varolan ekonomilere ne olur?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadinlarin ve erkeklerin&amp;nbsp;alim gucunu artirdigimizda bu insanlar nerede paralarini harciyor? canta-pabuc aksesuar vs (MODA) mi yoksa daha&amp;nbsp;tasarruflu yasam&amp;nbsp;ya da kamil insan yolunda egitim mi yoksa sehvet ve oyun (PORN ve FUTBOLvb)vs mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2000 li yıllar bir gecisin isareti idi. Servisi ekonomisine gectik bundan sonraki gecis tarim iscisi, sanayi iscisi, hizmet iscisi derken bilgi iscisi... Bugun bilgisayar sektorunde her calisan he ne kadar okumus olursa olsun sermayenin hizmetinde bilgi doneminin bir iscisidir. Her gecis doneminde oldugu gibi bu donemde de baslangicta iyi kazanimlar elde etmistir. Gecmiste beden ve beyin, daha sonra kol gucu ve beyin sonrasinda ise parmaklar ve beyin para kazanma yontemi oldu. Peki bundan sonra parmaklarin ucu ve beyin mi olacak? Sadece parmak uclarindan ya da sadece frontal lob dan yayilan enerji sayesinde ARTI DEGER kazanacak ve bunu yine benzer yontemlerle mi&amp;nbsp;tuketeecegiz? Bu donemde de danistay, pasa vb daha onceden normal isciden cok daha fazla kazananlarin yaninda bir donem finanscilari ve IT cilerinin kazanclari da azalacak mi?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-2299068373292324062?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/2299068373292324062/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=2299068373292324062' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/2299068373292324062'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/2299068373292324062'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2010/06/work-less-earn-more-consume-moreaz.html' title='Work Less, Earn More, Consume More/Az Calis Cok Kazan Daha da Tuket'/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-3199712095429483139</id><published>2010-05-29T12:46:00.000+03:00</published><updated>2010-05-29T12:46:57.746+03:00</updated><title type='text'>Savings in Printing/Baskıda Tasarruf</title><content type='html'>One can save by playing characters, size of letters&amp;nbsp;in printing. Choose words with less letters, pick fonts not that fancy. Do the homework then bingo... For sure The best thing is not to print at all...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazi karakterleri biel size tasarruf saglıyabilir. Ayni anlama gelen az karakterli kelimeleri tercih edebilirsiniz. ev odevini yapin. En iyisi hic print almamak elbette.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MSM olarak Cine5 e proje yapiyoruz. Her hafta yuzbinlerce fatura basiliyor faturalar A4 boyutunda tekrarli kelimeler farkli fontlar. Autocopy kullandiklari icin printer head bozuluyor. 24 pinli kafanin bazi igneleri digerlerinden cabuk asiniyor. Kimi igneler neredeyse hic kullanilmiyor. &lt;br /&gt;Analiz yapiyoruz A4 e gerke yok zira faturalar genellikle&amp;nbsp;1 en fazla 4 satirdan olusuyor. Bilgilerin hepsi A4 un 1/3 une sigacak kadar. Zarfa konmasi gerekiyor zira zarfin uzeri reklam amacli kullaniliyor. Faturanin arkasinda da veri yok. Bu alani reklam icin kullanmayi oneriyoruz. Kagit boyutunu indiriyoruz. Depoda yer sorununa birden cozum gelmis oluyor boyut %60 azaldı. Karakterleri ve kullanilan kelimeleri calisiyoruz. Yalin karakter ve anlamli kisa ve oz cumleler. Yazici seritinden tasarruf ediyoruz. Hangi harfler siklikla kullaniliyor acaba bunlarda degisim yapilabilir mi diye sozlukle calisiyoruz. Sonucta fevkalade tasarruf sagliyoruz.&lt;br /&gt;Bunun karsilignda hic de dusundugunuz gibi ne&amp;nbsp;12 ne de 1 aylik tasarruftan dolayi dogan paradan yuzde almiyoruz.&amp;nbsp; Cunku bunu isimiz oldugunu dusundugumuz icin yapiyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yillar geciyor bu sefer nokta vuruslu yerine murekkepli yazicilarlar ugrasiyoruz. Kartuslarla vuruyorlar yazicinin kendisi ucuz kartuslari inanilmaz pahali. Yine ayni felsefe hangi font ve pitch daha az murekkep goturur?&amp;nbsp; Printer.com a gore Century Gothic fontunu denemek lazim?&amp;nbsp; 6500 ogrencisi olan universitenin kartus ihtiyaci 100,000 USD civarinda. Eger font degisimi yapsalar tasarruflar %1 civarinda gerceklesir.&amp;nbsp; Maafih kagit tuketimi 2 katina cikar? Hangisi daha ucuzdur?&lt;br /&gt;Sıralamaya gelince Century Gothic, Times New Roman, Calibri, Verdana, Arial, Sans Serif ,Trebuchet, Tahoma, Franklin Gothic Medium seklinde bir dagilim olusturmus yabancilar. Onlarin iddiasina gore Century Gothic uses %30 Arial dan daha az harciyor.. mamafih Gothic de yazinca Arial de kullanacaginizdan daha fazla kagit harcamis oluyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HP de murekkep uzmani olarak calisan Thom Brown'a gore de "narrow" ve"light" fontlar "bold" ya da "black" onekli fontlara gore daha az murekkep harciyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gothic kullanmak ote yandan Arial'e gore daha fazla kagit tuketmek. Bir karakter daha az murekkep harcayabilir ama daha genis bir yapiya sahipse karakter bu da 1 sayfa yerine 2 sayfa kagit kullanmak demektir. Okunabilirlik de bir baska olcut elbette. Times ve Arial okunabilirlik icin tercih ediliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Microsoft Corp. Outlook&amp;nbsp;ve Office uygulamalarında ekranda dah ahos gorunen fontlari tercih ediyor.&lt;br /&gt;Bu yuzden de Office 2007 Arial ve Times New Roman&amp;nbsp;dan Calibri&amp;nbsp;ve Cambria ya gectigi soyleniyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kagitsiz ofis siari ile ortaya cikan Compaq HP ile evliligin ardindan slogani degistirdi hatta daha fazla print icin ekranlara print ettikce baliklari cogalan bir "Screen Saver" bile eklemisti.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazici sirketleri daha cok baski almanizi, daha cok murekkep tuketmenizi, kagit sirketleri kagit tuketmenizi talep ederken sizin de daha az enerji daha az cevreye zarar diye kosturmaniz gerekiyor. Bu sayede maliyetleriniz duser. %1 de ne benim %30 larim var da diyebilirsiniz. Once buyuk taslar elbette yerine konulmali kovada...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-3199712095429483139?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/3199712095429483139/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=3199712095429483139' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/3199712095429483139'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/3199712095429483139'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2010/05/savings-in-printingbaskda-tasarruf.html' title='Savings in Printing/Baskıda Tasarruf'/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-2197920095027403691</id><published>2010-05-21T22:53:00.000+03:00</published><updated>2010-05-21T22:53:16.978+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='inovasyon'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Teknoloji'/><title type='text'>So Long Senheisser/Hoscakal Senheisser</title><content type='html'>Dr. F. Senheisser passed away after celebrating his 98th birthday.&amp;nbsp; He will be known what he has done in auido industry especially headphones...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;98 yasini kutladiktan sonra Dr. F. Senheisser ebediyete yolculandi. Onu digerlerinden ayiran bircok ozelligi var. Ozellikle muzik endustrisi icin gelistirdigi kulakliklar onu &amp;nbsp;konusunun lideri yapmisti.&amp;nbsp;Eger ihtiyaci olmasaydi bir bahcevan olmayi dusleyen bu adam 12 yasinda EE olmayi tercih etti nedeni ise Weimar Cumhuriyeti Almnayasının o zamanlar bu kadar kuvvetli olmamasi idi. Yaptiklarindan bazi uniteler 36 Berlin olimpiyatlarinda kullanilmisti bile. II dunya savasi sonunda ise Honover de kendi sirketini acmisti. Siemens icin voltmetre yapan bu birim daha sonra ses dunyasina dondu ve orasi icin urunler gelistirdi. Onca yildan sonra sirket hala dinleme cihazlari, ucak kabinleri icin keadset ve izleme sistemleri yapmaya devam ediyor. 1957 de kablosuz mikrofunu&amp;nbsp; yapan Sennheiser in yenilikci tarafin her zaman ozgun ornekler olusturdu.&amp;nbsp;&amp;nbsp;Bugun kablosuz ve enfrared teknolijisi gurultu onleyen headset lere kadar yayildi... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onun icin para her zaman ikinci planda&amp;nbsp;kalmis. 70 yasinda kendisini emekli eden isi ogluna birakan Senheisser&lt;br /&gt;icin emekliligin zor olan tarafi karar almasina gerek olmadan yasamasi olmus...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Teknolojide basarmak icin illa para icin kosmak gerekmiyor. Bazen yenilikci urunlerde kenarda hayli yuksek paralar kazandirabiliyor. Onemli olan gorebilmek ve gordugune odaklanabilmek....&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-2197920095027403691?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/2197920095027403691/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=2197920095027403691' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/2197920095027403691'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/2197920095027403691'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2010/05/so-long-senheisserhoscakal-senheisser.html' title='So Long Senheisser/Hoscakal Senheisser'/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-2942416933828677094</id><published>2010-05-09T09:43:00.002+03:00</published><updated>2010-05-10T23:16:24.194+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='TPAO'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='oil'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='BP'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Turkey'/><title type='text'>British Petrol, Oil Spill/ BP ve petrol sızıntısı ve biz</title><content type='html'>BP's proposed solution was a joke. Make a&amp;nbsp;funnel let it drown and then&amp;nbsp;pray&amp;nbsp;that it lands&amp;nbsp;the leakage and think that it is going to stay on top of blowout... This is a public relation show...&amp;nbsp; If similar thing happens in BlackSea region, are we ready to overcome challenges?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Korfezde BP nin blowout sonrası platformun yanması ve batmasının ardından surekli petrol sızıntısı (fıskirmasi) var. BP deniz altına indirecegi bir piramid ile buraya petrol toplayacagini ve dogal basınc ile bunu yuzeydeki gemilere tasiyacagini halka duyurdu bunun icin de LA deki demir iscilerini kullanacigini soyledi. Biraz yonetimle dalga gecmek zaman kazanmakdan baska bir sey degil. Kim inanir buna? Ama inananlar oldu iste. Sorun cok ciddi bir sorun yakinda bundan Meksika hatta gulf stream ile beraber kuzey amerika da etkilenebilir. Sorun gercekten Isvicreli matkap firmasının sorunu muydu? Basinc olcumleri surekli okunmuyor muydu? Blowout a girerken matkap cok hizli ilerlerdi acaba bunun farkinda degiller miydi? kuyunun acilen kapatilmasi saglanamaz miydi?&lt;br /&gt;(Petrol sizintilarinda neler yapılabilir derseniz detaylari burada bulabilirsiniz. &lt;a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Oil_spill"&gt;http://en.wikipedia.org/wiki/Oil_spill&lt;/a&gt;&amp;nbsp;)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Asil buradan alinmasi gereken bir baska ders var Turkiye icin offshore drilling karadenizde basliyor. Boylesi olaylara maruz kalirsa Turkiye ne yapacak simdiden belli mi? Risk haritalari cikartildi mi? Kim neyi ne zaman yapacak? TPAO sondaj ve uretim birimleri bu konuda yeteri kadar hazirlik yaptilari mi? Yoksa boyle bir sey oldugunda onlar da bir bakani cikartip petrol bulasmis sularda adami yuzdurup bakin ben yuzuyorum birsey olmuyor mu dedirtecekler? *&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Chernobyl vakasindan sonra cay icirtilen bakanimiza ithafen&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-2942416933828677094?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/2942416933828677094/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=2942416933828677094' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/2942416933828677094'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/2942416933828677094'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2010/05/british-petrol-oil-spill-bp-ve-petrol.html' title='British Petrol, Oil Spill/ BP ve petrol sızıntısı ve biz'/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-6198524253571618956</id><published>2010-05-02T10:05:00.001+03:00</published><updated>2010-05-07T19:06:39.351+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Jurisdiction'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Privatization'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Utopia'/><title type='text'>Adaletin Ozellestirilmesi/Privatization of Jurisdiction?</title><content type='html'>&lt;strong&gt;*Happy Workers' Day to you all..&amp;nbsp; Hepimizin Amele Bayrami Kutlu Olsun...&lt;/strong&gt; &lt;br /&gt;Nowadays we have been spending our time with construction of agreement and resolutions of disputes When I was 17 I signed my first agreement with Directorate of Credits and Dormitories. Later rent, insurance, car agreements followed by software, hardware etc. Then faced with courts, arbitration houses... when it comes to arbitration it was usually London Arbitration Houses... Now Istanbul starts to offer similar services... Is this privatization of jurisdiction?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artik sozlesmelerin kurulmasi, anlasmazliklarin cozulmesi ile&amp;nbsp;geciyor vaktimiz. Ilk imzaladigim kredi yurtlarin sozlesmesi idi 17 yasindaydim. Tabi velim&amp;nbsp;ile&amp;nbsp;beraber imzalamisti. Bilahare kira kontratlari, sigorta, araba alim satimi vs. sonrasinda is dunyasinda yazilim, donanim, yer, muteahitlik hizmetleri. Sonra anlasmazliklarin vuku bulmasi. Arbitration mekanizmasi. Los Angeles da asyalilar mahekemeye gitmektense bir avukatin oofisinde anlasmazliklara cozum buluyorlardi. Turkiyede de ITO bu isi yapti.&amp;nbsp; Yillar oncesinin Iktisat Bankasindaki sorun Londra da cozulmustu. LA deki uzakdogulular genellikle bir avukatin ofisinde anlasiyorlar mahkemelere gitmiyorlardi hem daha ucuz hem daha kolay hem de bu bilgi kamusal olmuyordu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Istanbulda da Adalet, Maliye ve Sanayi Bakanliklarinin onderliginde hakemlik kurumlari kurulacak. &amp;nbsp;Eylul 2010 a kadar eylem planı olusturuluyor. Halen Ticaret Odasinin boylesi bir uygulamasi var ama o kadar yaygin degil zira kontratlar genellikle Istanbul Sultanahmet Mahkemeleri diye kontratlarda yeraliyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir baska acidan da bakarsaniz adalet Turkiye'de de bu sekilde ozellestirilmeye de baslamis oluyor mu? Tahsin Yucel'in GOKDELEN kitabindaki avukatin hayallari gercek olur mu? Bundan yuzyillar once KADI lik mekanizmasi da yarginin ozellestirilmis hali degil miydi? Sabahtan oglene kadar kamu, ogleden sonra bireylerin davalarina bakan. Davaya bakmak icin belli oranlarda para alan KADI bunun karsiliginda da Padisah'a odeme yapmiyor muydu? .&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ABD de ayrinca "small claim courts" kucuk davalara bakar ve hakimlerin buyuk davalara bakmak icin vakti olurdu. Acaba bizde de bu sekilde yapilanmanin ardindan mahkemelerin onu acilir ve hukuk sistemi daha rahat isler ve hukuk sisteminin yavasligini firsat bilen duzenbazlarin onune gecmis olabilir miyiz? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;Dede Korkut'dan bu yana utopyalar bitmedi... Hirsizin, duzenbazin, ahlaksizin kendi arasinda yasadigi bize daha guzel ve yasanir&amp;nbsp;bir evren&amp;nbsp;birakacak bir duzene hep beraber...&lt;br /&gt;.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-6198524253571618956?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/6198524253571618956/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=6198524253571618956' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/6198524253571618956'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/6198524253571618956'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2010/05/adaletin-ozellestirilmesiprivitaziton.html' title='Adaletin Ozellestirilmesi/Privatization of Jurisdiction?'/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-1068276997404273256</id><published>2010-04-25T11:27:00.000+03:00</published><updated>2010-04-25T11:27:47.768+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='learning'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='internet'/><title type='text'>learn while you dream/ruyada ogrenmek</title><content type='html'>You go to sleep and when you wake up you learn. Or solve a problem with your opponent in your dream. Am I a dreamer? just read &lt;a href="http://www.bostonherald.com/news/regional/view.bg?articleid=1249841"&gt;http://www.bostonherald.com/news/regional/view.bg?articleid=1249841&lt;/a&gt;&amp;nbsp;students in Boston are running after the idea...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uykuya daliyorsunuz ve uyandiginizda bilmediginiz&amp;nbsp;bir konuyu ogreniyorsunuz, ya da kafaniza sapka geciriyorlar dunyanin bir baska yerindeki muzakerede yerinizi aliyor ve sorunu cozuyorsunuz. 24 saat sirketiniz icin calisiyorsunuz ve bu da internet sayesinde&amp;nbsp;gerceklesiyor. yalan&amp;nbsp; mıı tuhaf mi yoksa inanmadin mi? İlisikteki makalede bu konuyu arastiran cocuklari anlatiyor..http://www.bostonherald.com/news/regional/view.bg?articleid=1249841&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yillar once Bitlis'den Feride Nene'nin daha cocukken bir sabah kalktiginda Kitap'tan dan&amp;nbsp;hic bilmedigi buyuk bir bolumu hatasiz&amp;nbsp;ezberden okudugunu anlatilirlardi. Yillar gecti USC de bir algoritma yazdim finite element ve finite difference kullanarak basinc dusumlerini simule edecekti ama&amp;nbsp;bir yere geldi tikandim. Eve gittim uykuya&amp;nbsp;daldim &amp;nbsp;sabaha karsi 5 sulari idi uyandim ve problemi cozmustum kodlar aklimdaydi. Ruyamda cozmustum. Uyumustum da... Bisiklete bimip data center'e gittim aklimdaki kodlari&amp;nbsp;kaydettim compile ettim ve&amp;nbsp;calisti.&amp;nbsp;Bu baska deneyleri aklima getirdi. Acaba trans haline gecip de bir seyleri dinleyerk ogrenebilir miydim dedim.&amp;nbsp;Sonrasinda ayni okulda beyin dalgalari ile ilgili calismalari gordum. GSM sektorune gecmistik ki burada da dunyanin&amp;nbsp;oteki tarafindakilere&amp;nbsp;mobil cihazla sadece dusuncelerinizi gondermenize&amp;nbsp;yarayacak sistemler uzerinde calisiyorlardi...&amp;nbsp; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ogrenme surecinde beynimin nasil calistigini farkettim daha cok visual/gorsel calisiyordu. Yazarak calismayi adet edinmistim, eylem-goruntu-ses kalici etki yapiyordu. U2 calarken kod yazabiliyordum, etrafta gurultu varken yogunlasabiliyor ve derslerime calisabiliyordum.&amp;nbsp; Acaba bu tip deneyleri daha okulun basinda ilkokulda iken cocuklarimiza yapsak ve onlarin nasil ogrendigini farkedip buna gore bir egitim plani olustursak Allah vergisi zekalarini boylelikle en ideal bicimde kullansak? Okul, Dershane ikileminden kurtulmus saglikli cocuklarimiz olsa. Gunlerini eglenerek gecelerini ise Matrix vari kendilerine bilgileri yukleyerek gecirsseler. Buyuklerine hurmetkar, kucuklerine sevecen, dogaya saygili ve gelecek nesiller icin iyi seyler insa edecek insanlar olsalar. Yine "utopic ve futuristik" ve "commerce/ticaret" den uzak dusuncelere mi daldim? Ama esnaf ticareti dusunurken yarini, &amp;nbsp;şirketler isi dusunurken 10 yillari, devletler ileriyi dusunurlerken halkinin gelecegi ve refahi icin 100 yillari dusunur degil mi?.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-1068276997404273256?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/1068276997404273256/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=1068276997404273256' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/1068276997404273256'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/1068276997404273256'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2010/04/learn-while-you-dreamruyada-ogrenmek.html' title='learn while you dream/ruyada ogrenmek'/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-9169523721001014204</id><published>2010-04-10T19:07:00.000+03:00</published><updated>2010-04-10T19:07:43.585+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Laborlaw'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Turkey'/><title type='text'>Tazminat/Severence Pay in Turkey</title><content type='html'>(When you decide to lay off an employee, you have to pay severence pay to that employee. After court decision some companies paid&amp;nbsp; 36 mos salary in addition to state law requirements in Turkey)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Turkiyede is yaparken calistiracaginiz iscinin maasinin uzerinden hesaplanan pirimi SSK ya prim olarak yatirirsiniz, bu is yapmanin bedelidir. Kimi isciler bunu maasimin uzerinden vergi aliyorlar diye goruru, kimi isveren bunu devletin kendisinden aldigi harac olarak algilar.Bu yuzden kimi calisan-isveren birlesip maasi az gosterip daha az prim odemeyi tercih ederler. Ne zamanki iscinin performansi duser ya da isler kotulesir&amp;nbsp;o zaman isciyi isten cikarirsiniz. Bu durumda SSK nin ongordugu ihbar ve kidem tazminatini verirsiniz. Ama isci sizi mahkemeye verirse ve&amp;nbsp;is mahkemesi de&amp;nbsp;bu eylemin yanlis olduguna kanaat&amp;nbsp;getirirse&amp;nbsp;maddi yaptirimlaraa maruz kalirsiniz. Bunun icinde kimi isverenler isten cikardiklarina ayrica&amp;nbsp;bir-iki aylik&amp;nbsp;parasini da pesin verirler. Ya da&amp;nbsp;bunu almak istemeyeni tehdit edip biz senin&amp;nbsp;hakkinda olumsuz&amp;nbsp;piyasada konusuruz biz isverenler dernegiz seni hic bir yerde calistirmayiz deyip korku ile elemana bu berati imzalatmak isterler.&amp;nbsp; Kimileri buna pabuc&amp;nbsp;birakmaz ve dava eder dava acanlar 8 aylik maas tutarina bir sene sonra&amp;nbsp;&amp;nbsp;sahip olurlar. Dava acan kimi calisanlar ise isverenden 36 aylik maas aldilar.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-9169523721001014204?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/9169523721001014204/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=9169523721001014204' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/9169523721001014204'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/9169523721001014204'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2010/04/tazminatseverence-pay-in-turkey.html' title='Tazminat/Severence Pay in Turkey'/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-6283132316797297076</id><published>2010-03-19T21:18:00.000+02:00</published><updated>2010-03-19T21:18:22.039+02:00</updated><title type='text'>Istanbulda Park Sorunu (Parking Problems in Istanbul)</title><content type='html'>Istanbul da Park Sorunu &lt;br /&gt;Eskiden Istanbul'un sokaklari paylasilmis ve degnekci denilen adamlar arabaniza goz kulak olur, lastiginizi indiren, caminizi kiran, arabanizin boyasini cizebilecek kisilere karsi koruduklarini soyleyip bunun icin kafalarina gore arabanin degerine gore para alirlardi. Filmlerde ise ABD de parkmetrelerin kafasina torba gecirip park parasindan kurtulan yeni avukat Petrocelli yi gormustuk. Bilahare ABD deye gittigimde bir 25 cent ile calisan parkmetreleri gordum, yere cizilmis yerler mevcut bir parkin kac araba alacagi belli idi. Bunun disinda sehir icinde cok katli parklari gorduk... Sonra Turkiyeye geldik ve isyerinin onundeki arabamin trafik vakfinin kiraladigi&amp;nbsp; otoparka yine vakfin kiraladigi bir cekici tarafindan cekilmesini ve tamponun kirilmasina sahit oldum. Mamafih korku ile yonetmeyi bilenler arabami saglam teslim aldigimi dair tehditle elimden kagidi almak istediler. Bir baska gun sabah arabami isyerimin onune parkettigimde arac parkedilmez levhasi yokkken oglen saatlerinde araba parkedilme levhasi konulmustu ve ve ben ofisde iken ilgili memur bana yanlis yere park etmekten ceza kesmisti... Bir baska gun yillardir Beyoglunda binanin arkasindaki cikmaz sokaga arabami parketdigim gibi o gun de parketmistim ki birisi kolunda "trafik" kirmizi pazubendli genc bana bilet yazmaya calisiyor, kabul etmedim. Cocuk anlatti beyoglu belediyesinden burayi satin aldigini ve islettigini soyledi. Kagidi talep ettim gercekten de belediyeye ait bir makbuz... Sikayetimizi avukatimiz belediyeye iletti. Olay corap sokugu gibi geldi... "Welcome to Turkey"...&lt;br /&gt;Simdilerde ise ellerinde el cihazlari ile calisan ISPAK a bagli degnekciler var. Bunlar sadece para toplamak icin geliyorlar. Gozkulak olduklari yok. Nerede olduklari belli degil, siz illa bunlari aramak bulmak zorundasiniz. Oysa bu insanlari orada tutmak ve istihdam yaratiyorum diye insanlari rahatsiz etmek yerine sadece cep telefonlari ile calisan bir sistemi neden yayginlastirmiyor dusuncesi kafamda iken&lt;br /&gt;Gectigimiz gun belediyenin istiraki (ISPAK) dan bir bilgi edindim. Linke gore 5 TL park borcum vardi. Eger istersem 4 TL olarak kredi karti kullanarak odeyebilecektim. Sasirdim nasil olur dedim. Web sitesinden bunun nasil oldugunu sordugumda detaylari ogrenmem icin ISPAK in ofislerinden birine ruhsat ile gelmemi talep ettiler, web uzerinden bunu mahremiyet nedeni ile veremeyeceklerini soylediler. Gidecegim yer belli idi oraya ruhsat ve islak imzali dilekce ile basvurup inceleme isteyebilecektim. Oysa ruhsat adima ve benim TCK numaram var dolayisi ile MERNIS den kimlik teyidi ile ne kadar borcumun nereden oldugunu soyleyebilirsiniz dedim. Yine de Cumartesi gunu isimi birakip Kadikoye gittim. Ama kimse yok.... Sonrasinda bir daha gittim, parayi odedim vs... Sorun cozuldu...&amp;nbsp; Bana maliyeti mi ciddi zaman ve para kaybi...&lt;br /&gt;Degnekciler gitti ama sistem daha kolay olmadi...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-6283132316797297076?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/6283132316797297076/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=6283132316797297076' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/6283132316797297076'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/6283132316797297076'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2010/03/istanbulda-park-sorunu-parking-problems.html' title='Istanbulda Park Sorunu (Parking Problems in Istanbul)'/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-2613426588628206730</id><published>2010-03-06T11:42:00.000+02:00</published><updated>2010-03-06T11:42:05.775+02:00</updated><title type='text'>Russel Mahkemesi ve ABD Politikasi (Russel and US Politics)</title><content type='html'>(Years back Berthrand Russel and his colleagues formed an unoffical court to witness what happened in Vieatnam in their time. That time US politicians treated that as a show. Today US Politics decides to recognize what happened in 1915 in Anatolia as a Genocide. Infact, we are interested in exactly what happened before &amp;amp; after 1915.)&amp;nbsp; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yıllar önce kimilerine göre sizofren kimilerine gore dahi matematikci Berthrand Russel ve arkadaslari Russel Mahkemesi adı ile bilinen bir oluşumda Vietnamda olanlardan dolayi ABD yi yargiladilar. Kimi dunya ulkeleri bunu ciddiye aldi kimileri umursamadi.&amp;nbsp; Umursamayanlarin arasinda ABDli politikacilar vardi cunku bu mahkemede ne ABD ne de Vietnam'dan temsilci yoktu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evvelsi gun ABD li politikacilardan bir grup 1915 de Ermeni soykiriminin Anadoluda gerceklestigini kabul etmek icin farki bir oylama yaptilar. Oylama Turkiye'nin aleyhine sonuclandi. Lehine sonuclansaydi da ayni sey degil mi? ABD de yasayan politikaciya bu yetkiyi kim veriyor? Benzeri oylamalar farkli Avrupa ulkelerinde de yapildi. Onlara bu yetki kimin tarafindan nasil verildi? Ilahi bir yetki midir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kararlari alanlar bu topraklari ne kadar biliyorlardi. Bir donem Anadoluda yuzlerce kilise vardi 1915 den sonra bunlara ne oldu? Nerede bu kiliselerin cemaatlerinin kayitlari. Evet toplum bolundu, kimileri katledildi, kimileri yerlerinde yurtlarindan suruldu, kimileri Musluman oldu kimileri Kiliselerini Camiye cevirdi. Kimileri evlenerek toplum icinde kayboldular.&lt;br /&gt;Tarihe bakinca Carlik Rusyasi 900 den sonra Hiristiyan oldu onlardan cok daha once Hiristiyanligi kabul etmis Ermeni Toplumlari ustelik Osmanli Imparatorlugunun kadim toplulugu idi. Car Sicak sulara inmek icin ne planlar yapmis olabilirdi?&amp;nbsp; Kilikyaya gelip bir gecede buralari terkeden Fransizlar Ermeni topluluklarina neler vaat ettiler? Mora, Girit, Eflak, Bogdan ayaklanmalari ve bunlari destekleyenler daha sonra nerelerdeydi?&amp;nbsp; ABD de Ermenilere yardim icin para toplayan kuruluslar bunlarin kayitlari nerede nasil harcandi? Bunlari da incelemeyi dusunseniz? Bunun icin bir fon olustursaniz. Ama kisa vadeli cikarlar buna musade edemez...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne yazik ki art niyetli ve ekonomik cikarlarini her daim onde tutan gozleri midelerinden buyuk insanlar, politikacilar oldugu surece yalin insanlar surekli ezilecek kaybolacaklar... Bundan da baska gruplar kendilerine pay cikarmaya calisacaklar. Tipki diger toplumlarin gecmiste kullanildigi gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir baska ulkenin politikacilari ne hakkinda ne kadar bilgileri vardir da bu konuda karar alabilirler? Oncelikle hepimizin merak ettigi ne oldu, nasil oldu, neden oldu bunun ortaya cikarilmasidir. Sadece Osmanli'nin kayitlari ya da Ingiliz'in kayitlari degil. O zamanin guclerinin Almanya, Fransa, Italya, Rusya, Avusturya-Macaristan, Iran hepsinin kayitlari neden arastirilmiyor.&amp;nbsp;&amp;nbsp; Eger Osmanli dagildiktan sonra bu topraklarda 7 ayri devlet kurulsaydi bu karari batili parlemontalar nasil alirdi acaba? Bu kararlarin arkasinda ekonomik cikarlarin oldugu bir gercek.&lt;br /&gt;Bu sekilde bu yerlerde alinmis kararlar tarihsel ve insanlik adina alinmis yansiz bir karar degil olamazda.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-2613426588628206730?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/2613426588628206730/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=2613426588628206730' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/2613426588628206730'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/2613426588628206730'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2010/03/russel-mahkemesi-ve-abd-politikasi.html' title='Russel Mahkemesi ve ABD Politikasi (Russel and US Politics)'/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-7993122295343768401</id><published>2010-02-27T07:36:00.006+02:00</published><updated>2010-03-01T21:24:29.317+02:00</updated><title type='text'>Kurum olmak sorumluluk ister, istikrar ister (Emeklilik Sistemi)</title><content type='html'>Individual Retirement Incentive lets companies match the worker contribution in return both sides get tax refund. However&amp;nbsp;some companies&amp;nbsp;take&amp;nbsp;it differently&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ilk ABD de iken gormustum 401K, College Fund ve&amp;nbsp;Individual Retirement Account (IRA) olarak&amp;nbsp;soyleniyordu ve calisan&amp;nbsp;emeklilik hesabina 1 birim yatirdiginda calistiginiz sirketin buyukluk ve HR stratejisine gore bu hesaba&amp;nbsp;yatna meblagin oranlarinda matching fund adi ile sirket katkida bulunuyordu. Yatirilan paralar vergi indirimine neden oluyordu. Sirketten ayrilsaniz da, akdiniz fesih de olsa bu tutar sizin emeklilik hesabinizdi kimse ellemiyordu sizden baska.&amp;nbsp; Ister IRA hesabinizdan borc alirdiniz faizi mukabili, ister ara odemeler yapardiniz.... Belli bir yasa gelince ya toplu para ya da maas alabiliyordunuz. Hatta yeni cocugunuz icin bile benzeri bir hesap acabiliyor bunun icin bile vergi indiriminden yararlanabiliyordunuz limitler dahilinde.. College Fund ile ileride universite egitimi icin para saglamis oluyordunuz. &lt;a href="http://personal.vanguard.com/"&gt;http://personal.vanguard.com/&lt;/a&gt; dan detaylari bulabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Avrupa Amerika Holding calisanlarina istiraklerinden Emek Sigorta Hayat sigortasını sunuyordu. Calisanin maasinin belli yuzdesi kadari calisandan buna es tutar da calistigi sirket tarafindan Emek Sigortadaki emeklilik hesabina yatiriliyor para burada nemalaniyordu.&amp;nbsp; Ister sirket&amp;nbsp; isten cikartsin ister&amp;nbsp; calisan sirketten ayrilsin bu tasarruf artik calisanindi zira sirket bunu calisan adina yatirmis hesaplarinda gider olarak gostermis ve vergiden dusmustu. Surekli nemalandirilan tutar zamani gelince isci tarafindan aliniabiliyor veya ara donemde pirim odemesi belli bir donem icin durdurulabiliyor 5 sene sonunda ise hic bir kesintiye ugramadan birikmis parayi alabiliyordu. Ya da prim odemelerine devam ediyor ve emeklilik yasi gelince aylik olarak almaya devam ediyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir sirket de calisan maasin belli yuzdesi kadar para her ay hesabindan kesilip BES hesabina yatiriliyor, bir bu kadar para da sirket tarafindan calisan hesabina yatiriliyordu ve bu islem tek bir kontrat uzerinden devam ediyordu. Sirketler bunu personel gideri olarak gosterip vergiden dusuyorlardi. Bilahare kontratlar cift hale getirildi.&amp;nbsp; Isveren ve Isci olarak Sirkette kaldiginiz muddetce bu sistem isleyecek, sirketten istifa edildiginde ya da is akdi fesih edildiginde ise calisana sadece kendi yatirdgi pay verilecek. Sirketin yatirdigi kisim ise kendisinde kalacak. Yani sistemin calisan icin hazirlamis oldugu sistemden sirket kendisine iki kez maddi yarar sagliyor olacak dediler&amp;nbsp; dogru muydu?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;Turkiyede kurum sayisi gercekten az. Iscisini bir ay calistirmis maasini ertesi ay veren de var, iscisini calistirip ay sonunda bankadan borc alip da iscisine maas odeyen de var iscisini cikartip kidem tazminatini aylarca sonra boluk porcuk odeyen de....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kurum olmak sorumluluk ister, istikrar ister...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-7993122295343768401?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/7993122295343768401/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=7993122295343768401' title='3 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/7993122295343768401'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/7993122295343768401'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2010/02/kurum-olmak-sorumluluk-ister-istikrar.html' title='Kurum olmak sorumluluk ister, istikrar ister (Emeklilik Sistemi)'/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-1453999199852767926</id><published>2010-02-14T13:44:00.000+02:00</published><updated>2010-02-14T13:44:29.835+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='vehicle register'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='social security'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Turkey'/><title type='text'>Tekil Plaka Uygulaması</title><content type='html'>(Individual Licence Plates will be issued based on your Social Sec. Number and it will be with you from craddle to grave in Turkey. SSN means no security whatsoever)&lt;br /&gt;Kamuya birileri projesini getiriyor ve ikna edip birilerini bu projeleri satiyor. Bu projeler sonucta vergi verenlerin paralari ile yapiliyor projelerde herhangi bir sekilde basarisizlik, butce asimi vs olunca kimler nasil cezalandiriliyor merak ediyorum. Devlet yuz kizartici suc islemedikten sonra isten atmadigina gore gercekten cezalandirilmiyor diye dusunuyorum.&amp;nbsp;&amp;nbsp;Bu ulke surekli evrak duzenini formlarini&amp;nbsp; degistirir, yeniden yazdirtir. Bir donem ay solda diye saga bakan nufuz cuzdanlarimiz oldu, onumuzdeki donem nufus cuzdanlarinda din/mezhep hanesi kalkacak, bir sonraki donem chipli nufus cuzdani gelecek.Maliyet mi? O da ne demek. Kamu maliyet muhasebesini gayet iyi bilir. Bir koyup uc almayi dusunen bir devlet yapisina coktan gectik..&lt;br /&gt;Yakin zamanda trafik subede ruhsatlarda motor ve sase numarasinin eksik yazilmis olmasi&amp;nbsp; nedeni ile ruhsatlar yeniden yazildi. Gecmis donemde yazilim isini ihale ettikleri firmanin tasarruf yapiyorum deyip sase numaralarini yerli ve yabanci diye ayirip ondan sonra da yerli ve yerli sandiklari arabalarin sase numaralarini kendi kafalarina gore yazmalarinin ardindan on yil gectikten sonra arac denetimini&amp;nbsp; ihale ettikleri TUV un uyarisi ile 17 digit&amp;nbsp; sayi yazdirmalari mal sahibine, memura yukledikleri gorev ile hem zaman hem de para kaybina neden oldular. Ama bunu Istanbul teskilati aciklayamadi. Bunu sorgulayan vatandaslara verdikleri cevaplar da hayli ilgincti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Yeni donemde emniyet tekil plaka uygulamasina gecmeyi planliyor. Bunun icin Belcika ve Ingiltereye ziyaretlerde bulunmus yetkililer.&amp;nbsp; TCK numarasi iyice ortaliga dustu yapmak istedikleri TCK ile plaka numarasini eslestirmek ve olene kadar o numara sizde kalacak devredilemeyecek. Bir donem PTT nin herkese mail adresi verecegim o da TCK no olacak buraya yaptigim tebligat resmi tebligat olacak demesi gibi yukaridan zorla indirilen bir uygulama.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Birden aklima geldi. Agaoglu gibi araba koleksiyonerleri ne yapacaklar. Ayni plakaya sahip 7 Ferrarisi mi olacak bunlarin.Boyle bir uygulamaya gecmenin nedenini anlmaya calisiyorum. Belcikada uygun olabilir zira araba ve insan sayisi az. Istanbul araba sayisi cok, insan sayisi cok. Neden?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Peki onlarca kiralik arac, sirket araci, taksi var. Bunlara ne olacak? Korsan taksiyi onlemek icin mi acaba diyorum. Otobus, TIR, Motor, ustu acik arabam, kamyonetim, yazlik arabam, kislik arabam butun bunlarda tek plaka mi olacak? Ruhsat gibi plakami da yanimda mi tasiyacagim?&amp;nbsp; Bu projenin arkasinda kim var ne kadar zamandan beri calisiyor merak ettim dogrusu.&amp;nbsp; Bu proje ne tasarrufu saglayacak ya da kimlere nasil kaynak aktarimi saglayacak?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-1453999199852767926?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/1453999199852767926/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=1453999199852767926' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/1453999199852767926'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/1453999199852767926'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2010/02/tekil-plaka-uygulamas.html' title='Tekil Plaka Uygulaması'/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-8798983758109053619</id><published>2010-02-05T22:31:00.000+02:00</published><updated>2010-02-05T22:31:07.408+02:00</updated><title type='text'>Zehir Bilim Pharmacology</title><content type='html'>(If Pharmacology equals to poison science why do we get so much poison into our body ever since we were born? Is it the reason why we have so many ilnesses so far?).&lt;br /&gt;Eczanelerin logosunda yilan zehiri ve kadeh dururdu zehir bilimi bilen birisi burada mevuct diye. Yilanin zehiri panzehir olabiliyor eser miktarda alininca... Sanayilesen zehir bilimi eczacilari bakkal konumuna getirdi ve simdi de artik bu egitimin ecza satanlar icin neredeyse gereksiz oldugunu soyluyor. Zehir bilimi simdilerde farkli boyutlara tasindi molekuler bazda lab lerde gelistiriliyor. Dogal yollardan elde edilen zehir lab de farkli bir molekule cevriliyor.&lt;br /&gt;Insanlar ilac diyorlar zehir aliyorlar, cocuklar minnacik bebeler buyukler bu zehir vucutta birikiyor birikiyor farkli bilesenlerle dansediyor ve sonucta erken gelen hastaliklar olumler. Acaba bunlardan dolayi mi?&lt;br /&gt;Zehiri ne kadar almali hic almamali mi? Zehirsiz bir yasam olamaz mi? O zaman daha cok bebek olumlerini mi yasariz? Daha saglikli olanlar kalinca nesiller daha saglam olmaz mi?&lt;br /&gt;Neden bu zehir bilime bu kadar bel bagliyoruz? Zehir bilim sirketleri genelde bati kaynakli. 6000 ilaci bize vermeye calisiyorlar. Bir zamanlar cocain i faydali bulurlardi hatta Sherlock Holmes evinde tutardi rahatlamak icin o zamanlar sorun yoktı simdi farkina vardilar sorun var. Ilaclar icin de aynisi, zehirler icin de aynisi aradan 20 yil gecince ne yaptigi anlasiliyor sonra yasaklaniyor. Deneme yanilma dunyasi... Toprakta yetismemis dogada suzulmemislerde sorun mu var? Dogum ile olum ayni ortamda olmayinca bir tutarsizlmik mi var?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-8798983758109053619?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/8798983758109053619/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=8798983758109053619' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/8798983758109053619'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/8798983758109053619'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2010/02/zehir-bilim-pharmacology.html' title='Zehir Bilim Pharmacology'/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-836647831378839264</id><published>2010-01-31T10:31:00.001+02:00</published><updated>2010-02-01T21:06:39.063+02:00</updated><title type='text'>Dunyanin Guzel ve Akilli Kadinin Ardindan</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_ro0cTEEMkq8/S2U-62RUUqI/AAAAAAAAAOA/ECcL-AxAvHU/s1600-h/hedylamar.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/_ro0cTEEMkq8/S2U-62RUUqI/AAAAAAAAAOA/ECcL-AxAvHU/s320/hedylamar.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Hedy Lamar&lt;a href="http://www.hedylamarr.org/"&gt;http://www.hedylamarr.org/&lt;/a&gt; was known as &lt;span class="text"&gt;the most beautiful woman in           the film&lt;/span&gt; industry. Using her music knowledge to come up with freq hopping patent was a great work. I wonder whether it was the only truth? &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Dunyanin en guzel kadini adini aldi, frekans hopping ve genis tayf ile ilgili aldigi patent (U.S. Patent 2, 292,387&amp;nbsp; Agustos 11, 1942 "Secret Communication System.") bugun bile konusuluyor. &lt;span class="text"&gt;Piyanist anne, bankacı&lt;/span&gt; babadan dogan Hedwig Eva Maria Kiesler aldigi oyunculuk egitiminin ardindan&amp;nbsp; silah tuccari ile evlendirilir, 30 li yillardaki curetkar filmlerde anadan uryan film perdesinde gorunur. Film Almanya da Yahudi ABD de ise erotik oldugu dusuncesi ile yasaklanir. Kocasinin silah tuccari olmasi nedeni kontrol sistemleri, mayin ve bombalarin konusuldugu toplantilara cok sik katilir.&amp;nbsp; II dunya savasinda ABD ye kacar.&amp;nbsp; II Dunya savasi sirasinda freq hopping konulu calismasini piano kompozitoru olan Antheil ile bilrikte Milli Icatlar Merkezine (NIC) e verirler. Askeri amacla patent kullanilir. Her ikisi de bundan para yapmazlar ta ki Wi-Lan bu patenti kullanana kadar.&lt;a href="http://www.insidegnss.com/node/303"&gt;http://www.insidegnss.com/node/303&lt;/a&gt; 2000 de ABD de oldugunde vasiyeti dogrultusunda kulleri viyana ormanlarina oglu tarafindan goturulur.. Alisveris merkezinde iki kez hirsizlik yapmis, surekli evlenip bosanmis (6 kez) &lt;a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Hedy_Lamarr"&gt;http://en.wikipedia.org/wiki/Hedy_Lamarr&lt;/a&gt;&amp;nbsp; Hedy Lamarr gercekten ileri zeka birisi miydi? Neden oldukten sonra kendisini yaktirip kul haline geldi. (din mi degistir misti, yoksa gercekten bir yahudi degil miydi?) &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Asıl ilginc olan bir film yildizinin uzaktan kontrollu torpido gonderimi icin boylesi bir patent uygulamasini piyanoda gerceklestirmesi ve aldigi patenti orduya teslim etmesidir. Acaba bu da bir baska Holywood uygulamasi midir? James Dean'i meshur eden Amerikan Artist Ajansi gibi bir uygulama olmus olabilir mi? Yoksa okuz altinda buzagi mi ariyorum?&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Tabi buradan bize sicrama yapacagim Urfa'dan inşaat işcisini bir umut olarak cikartan Turkiye IMÇ de onlarca plak sirketinin onlerinde sabahlayanlari, kaybedenleri&amp;nbsp; olusturabildi. Umut tacirlerinin eline dusurdu ve kontrol edemedi. Simdi ise internet var kimler kimlerin oyuncagi oluyor. Peki ya ABD deki gibi kurumlarımız var mi? Acaba kamu kuruluşları patent burolarına nasil uygulamalar geliyor bunlardan nasil yararlaniriz diye dusunuyorlar mi? Patent Vekilleri Turkiyede ve Dunyada yayinlanmis olan patentleri ne kadar ozenle takip edebiliyorlar. Yoksa Avrupa Amerika Japonya yapsin bizde onların ACENTESİ olalim seklinde mi dusunuyorlar?&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-836647831378839264?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/836647831378839264/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=836647831378839264' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/836647831378839264'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/836647831378839264'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2010/01/dunyanin-guzel-ve-akilli-kadinin.html' title='Dunyanin Guzel ve Akilli Kadinin Ardindan'/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_ro0cTEEMkq8/S2U-62RUUqI/AAAAAAAAAOA/ECcL-AxAvHU/s72-c/hedylamar.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-326467019503909424</id><published>2010-01-24T14:42:00.000+02:00</published><updated>2010-01-24T17:22:48.043+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ınternet'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Turkey'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bizplan'/><title type='text'>Her Fikir Karli Isletme Plani Cikartmaz...</title><content type='html'>(I have seen so many bizplans. We are in the stage of mirror world. We take maythings on to the internet. Next generation biz will be differently. It will be born on the net)&lt;br /&gt;Bugune kadar bircok proje yaptim degerlendirmek uzere onume geldi. Hepsi de kendi projesinin benzersiz oldugunu soyluyordu. Senaryosu olan, kitap fikri olan, yazilim projesi olan, is fikri olan. Bunlarin kimisi cok acik ve netti fikrni soyluyor, fikrimi soruyor sonra da ilerliyordu. Kimisi ise bir kus kadar urkekti hem merakla soylemek istiyor hem de cekiniyordu. İkinci kategoride olanlar sahsen beni tanimamis olanlardi tahmin edebileceginiz uzere.&amp;nbsp; Bazilari baskalarinin uygulamalari idi ve ne tesaduf bunlari ben de gormus okumus en azindan tanidigim islerdi. Kimisi kendisine gizemli bir hava veriyordu. hepsi projesine canı gonulden inanmis oluyarlardi ama cok azi kime neyi nasil satacagini hayal etmisti.&lt;br /&gt;Sadece dusunce yetmiyor tabi ki. Bu fikrin semalandirilmasi kim neyi ne zaman ne kadara yapacak ve asil onemlisi kime ne kadara satilacak bunun bilinmesi gerekiyordu. Fikir sahibi isin nasil kurgulanacagini bilmedigi gibi herhangi bir isletmede sadece bir fonksiyonda calismis birisi oluyordu. Guvenlik gorevlisinden tutun da kendi muayenesi olan tıp doktoru bile vardi bu kisilerin arasinda.&amp;nbsp; Kimileri kendi alanlarindaki acigi gorup buna uygun cozum onerirken, kimileri de bambaska alanlarda cozumler uretmekteydiler. Ilk bakacaklari alanin Hukuk oldugunu unutuyorlari, sonrasinda musteri ve kar daha sonra teknik olmasi gerekirken onlar once teknigi cozup sonra cozume musteri bulmak icin ortaya cikiyorlardi.&lt;br /&gt;Son on yildir bana gelen projelerde agirlikli olarak internet var. Oysa microcredit cozumu yanibasimizda olustu kimse bununla ilgili calismadi ve Societe Generale KrediVer ile calismaya basladi. Simdiye kadar taksi duragi, eczane sahibi, beyaz esya bayinin cevredekilere uyguladigi kredi sistemi kurumsallastirildi. Yine etrafimizda boylesi isler varken bunu sirketlestirmek sonra da ulke capindan genele tasimak fena olmaz. Zeytinburnu&amp;nbsp; ambarlari yillardir buradalar, kamyoncular yanibasimizda bunlarin islerini organize etsek. Kamyoncular Koop. Tasimacilar Koop. onlarca koop var ve bu kooplar hala verimlilik acisindan ele alinmasi gereken yerler. Eczacilar Birligi ilac dagitim sirketleri karsisinda nasil ki varsa koop larda da yeniden yapilanmaya gidilebilir. Tabii bunun icin oncelikle orada koop baskanligini olene kadar elinde tutma sevdalisi olan kisilerin yerlerini vizyonerlere birakmasi kaydiyla...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-326467019503909424?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/326467019503909424/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=326467019503909424' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/326467019503909424'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/326467019503909424'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2010/01/her-fikir-karli-isletme-plani-cikartmaz.html' title='Her Fikir Karli Isletme Plani Cikartmaz...'/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-2073360223326926931</id><published>2010-01-10T20:39:00.002+02:00</published><updated>2010-01-24T16:53:55.366+02:00</updated><title type='text'>Bursa ili Serme Koyunde Muhtar Mustafa...</title><content type='html'>(Bursa loses its reputation.She loses her orchards to industrialized zones. Who is winning or losing?&amp;nbsp; May be villagers win in the short term in the long term everyone loses)&lt;br /&gt;Bursa'dan Ankara yoluna cikinca arabayatagini gectikten sonra saginizda Kestel solunuzda Serme koyu... Seftali agaclari ve kanallari ile hatirliyorum cocuklugumda. Koy meydaninda cami... Toprak yollar...Yollarda eselenen kanatlilar, buyukbas hayvanlar... Kerpic evler... O zaman bizde 64 model VW arkasinda kafasini sallayan bir kopek var. Aradan 40 sene gecti tekrar ziyaret ettim. yasitlarim dede olmuslardi... Ustelik trunlari benim cocuklarim yasindaydi... Arada haberlerini aliyordum. Koop oldular artik kendi urunlerini kendileri hale getiriyorlar diye. 30 sene koyun Muhtari Mustafa Aydogdu olmustu.. Simdi ise koyun yollari asfalt, yollarda hic bir kanatli yok kus gribinde butun kanatlilar itlaf edilmis, buyuk bas hayvan da yok...Yogurdu marketten aliyorlar ekmegi de... birkac kerpic ev var onlarda da kimse yok. Evler degismis, cami, market...Asri bir mezarlik... Seftali agaclarinin yerine deveci armudu var. Koop bitrmis artik ihracat yapan sirketler dogrudan koyden alim yapiyorlar. Koye haftada bir ugrayan doktor bagkurluya,&amp;nbsp; emeklisine ilac yaziyor, ilk seviye kontrolleri yapiyor.&amp;nbsp;1930 larin Serme'si ise bakkalin olmadigi ekmegin evde yapildigi donemler... Bursadan yine araba ile gelinen bir yer.. Doktor o zamanlar sadece sehirde... Evler o zamanda kerpic, kanallarda balik var, cocuklar camislarin uzerinde batakliklarda oyun oynuyor. .Pınarbasina eglenmeye gelen Mustafa agabey panayir yerini anlatirken o gunleri yasiyor. Ali dayinin verdigi 2.5 liraya bisiklete nasil bindiklerini anlatiyor.&lt;br /&gt;Bursa Ankara istikametinde de genisliyor. Batti-cikti yollar burada da var. Sanayi Serme koyunun bahcelerini bu sene ya da onumuzdeki sene yutacak. Zira Serme imara acilmis...Cumhuriyet zamaninda kurulmus koy verimli topraklarini mobilya, araba yan sanayine birakacak. Yarma seftalinin, deveci armudunu yetistigi o verimli topraklar bitecek. Insanlar eskiden dedesinin calistigi toprakta calisip uretirken simdi sahibinin kimin oldugu bilinmez bir fabrikada kimbilir hangi ulkenin muhendisleri ile beraber calisacak, hastalanacak ve hayatini bitirip. Bir zamanlar dedelerinin isledigi toprakta minerallerine kavusacak.&lt;br /&gt;Acaba bu verimli arazileri imara acmakla kime yarar sagliyoruz? Koylumuz bir an icin zengin olurken ulkemiz ve uzun donem yine koylumuz kaybetmiyor mu?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-2073360223326926931?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/2073360223326926931/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=2073360223326926931' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/2073360223326926931'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/2073360223326926931'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2010/01/bursa-ili-serme-koyunde-muhtar-mustafa.html' title='Bursa ili Serme Koyunde Muhtar Mustafa...'/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-4509999218697514339</id><published>2010-01-02T16:29:00.004+02:00</published><updated>2010-01-16T22:07:27.072+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Film'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='AVATAR'/><title type='text'>AVATAR</title><content type='html'>(&lt;a href="http://movies.yahoo.com/movie/1809804784/video"&gt;Avatar&lt;/a&gt; s a bit long movie. In terms of film techniques it should be in your list. There are some simliarity between clans of film and eastern cultures and several sci-fic novels like SnowCrash etc)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Science-fiction okuyorum, izliyorum. Uzaylilar kimilerinde iyi kimilerinde kotu bu uzaylilar surekli bicem degistiriyorlar. Kimi zaman antenleri vardi kimi zaman kasklari simdi de iletisimi kuyruklari ile yapar oldular. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://movies.yahoo.com/movie/1809804784/video"&gt;Avatar&lt;/a&gt; filmindeyiz cocuklar ve ben. Eriskinlerden de insanlar var. Xpand 3D denilen bir baska gadget ile tanisiyoruz pek bir farki yok ama neyse. SnowCrash deki gibi sizin avatariniz bir baska yerde dolaniyor. Burada fax like avatar yerine tupte sizin dokunuzdan uretilen mavi renkli uzun sacli Navi klan uyelerine benzer avatar var. Avatarlar erkek veya kadin ama bize gore hayli uzunlar 9 feet...At kuyrugu saclari, tuysuz bedenleri&amp;nbsp; kuyruk sokumunda puskullu bir kuyruk. Mamafih neden bu avatarlarin iki kulaklari var insan gibi? Gozleri var iki tane? Upuzun orgu saclari ve ucunda sinir uclari...Lab gayet ileri screen ler kagit gibi, projection uniteleri fevkalade. Vloglar yaziliyor ama merkezi idare (TK bundan feyz alabilir) bloglara erisimi var ve kimi ne hakkinda ne soylemis biliyor. Avatar lab ortaminda buyutuluyor, Uzay Gemisindeki gibi isinlanabiliyorsunuz ama burada concurrent user siniri var bir beyin sadece ya avatar da ya da beden de yasayabiliyor. Lisans sorunu burada da var galiba..&amp;nbsp; SnowCrash deki Avatar da avatarinizi sizin yerinize baska yere gonderebiliyordunuz oysa.... &lt;br /&gt;Arastirmaci arastirma icin calisrken isadami para icin calisiyor ve senin burada olmani saglayan bu maden o yuzden size para veriyoruz diye bilinen gercegi tum ciplakligi ile haykiriyor genc yakisikli ve bir o kadar kustah isadami. kilosuna 20 milyon veriliyor derken acaba Avrupa'yi mi kastediyor neden pound demiyor ki? Bilim icin bilim yapilmasi diye birsey hic bir zaman yok, hepimiz kapitalist sistemde kapital icin calisiyoruz. Komutan cehennemin burasi oldugunu vurguluyor Guney Amerika'da bir cizik bile almamisken burada 3 cizgi yemis kafatasina. Askerlerin basi oldurmek icin programlanmis. Isini yapana yukari yonetim hersey sagliyor omurilik felci olmus askere ayaklarini bile geri verebilecek kapasitede yeter ki onlara yeteri kadar bilgi saglasin. Tipki gunumuzdeki gibi diger hayatlar onemli degil, sizin yaptiginiz arastirma da onemli degil asil onemli olan daha cok para kazanmamiz kazandirmamiz o yuzden askerlerimiz var o yuzden bilim adamlari var. Sirketlerin kendi ordulari var, hani gunumuzde her apartmanin ozel guvenlik gorevlisi mahalle bekcisinin yerini almasi gibi. Sirketlerin de ordulari var. Bunlar artik ulke savunmasi degil cikar catismasinda devreye giriyorlar. Destekcileri sirketler... Ya teslim olurlar ya da yerle bir ederiz. Istanbul'un fethi, Bagdad'in fethini hatirlamaya calisiyorum. Bagdad petrolun uzerinde oturuyor, tıpkı filmdeki gibi kutsal yerler isletmelerin ihtiyaci olan madenlerin uzerinde. Jake Kansas cocugu (bizdeki tabir ile Anadolu cocugu)&lt;br /&gt;belki ikna ederim bu yerlileri diyor, onlar gocerler siz de kazinizi yaparsiniz... GI Joe larin arasindan iyiler de cikar diyor film ve kotu olaninn komutanlar oldugunu soyluyor. Ama profesyonel ordu para icin olduren ordu degil midir? Dinsel ogelerle bezenmis filmde samanist dokunuslar da var arastirma lab in sefi sigara icen biraz da lesbian gorunumlu birisi neden se STANFORD t-shirt i giyiyor. Hispanic gorunumlu lab assistant, helikopter pilotu var. Bunlarda iyi yi oynuyorlar. Kizilderililer gibi yerliler atlara biniyorlar vahsi atlari adam etmesini biliyorlar.&amp;nbsp; Ucan ejderhalarin adi IKRAN Ikarus dan benzetim ile gelmis biraz ortadogu tadinda sanki. Dili cozumlemeye calisiyorum orada kacirdim hangi dilden nasil alintilar olabilir diye yerli dillerinden biri olabilir miydi yoksa tamamen uydurma bir dil miydi? (it’s a &lt;a href="http://www.marshall.usc.edu/news/all-articles/crafting-an-alien.htm"&gt;real language&lt;/a&gt; invented by University of Southern California linguist Paul Frommer.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Asiretin agasinin (Klan reisi) kizinin evlenecegi adam belli, bu arada bekaret de cok onemli bu toplumda ama bizdeki gibi tore cinayeti yok. Aga gidince yerini karisina birakmis, herseye o karar veriyor. Yabanci dil bile konusuyor.&amp;nbsp; Dini torenlerinde yere bagdas kurularak oturuyorlar... Meleklerin farkli bir formu var onlar havada ucusan tohumlar gibi. .. Sevdiklerini sarmaliyorlar. Havada asili "dome of the rock" burada da var. Kokleri ters tuba agaclari da burada... Tanrilari ise EYWA.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Avatar'in 3D cekilmesine gerek var miydi? Bu kadar uzun olmasina gerek var mi (3 saat)? 18 Ay bir prof buna danismanlik yapmis olabilir mi? ET parmak ucu ile iletisim sagliyordu burada ise uzayliilar atkuyruklari ile data alisverisinde bulunuyorlar. Nebat veya hayvan hepsinin bir data connector u var. Bunlarla sesli iletisim biltmis dusunce ile iletisimkuruluabiliyor. Kutsal agacda bir toplumun tum tarihi ve birikimi var ve herkese acik. Agaclar da birbirine baglanip data backup sagliyabiliyorlar: SnowCrash, Neuromancer, Hitchhikers Guide to Galaxy, vb Sci-Fiction ve kizilderili hikayeleri biliyorsaniz hepsinin karisimi burada mevcut.&amp;nbsp; Eger Sci-Fi filmleri izlemeyi seviyorsaniz ve zamanin gerisinde kalmak istemiyor bu konular konusulurken siz de fikrinizi soylemek istiyorsaniz gidin. Film teknigi acisindan animasyon ve canlilarin beraber kullanimi gayet guzel. Bu acidan da izlenmesi gereken bir film...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-4509999218697514339?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/4509999218697514339/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=4509999218697514339' title='8 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/4509999218697514339'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/4509999218697514339'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2010/01/avatar.html' title='AVATAR'/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-7224442991266061998</id><published>2009-12-25T11:54:00.000+02:00</published><updated>2009-12-25T11:54:57.682+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='SME'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='economics'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Turkey'/><title type='text'>KOBI ve Turkiyedeki Okullar- SME and Schooling in Turkey</title><content type='html'>&lt;span style="color: black; font-family: Verdana; font-size: x-small;"&gt;&lt;b&gt;Bilişim, Yönetim Danışmanlığı,Temizlik, İnşaat ve Turizm Hizmetleri Şti.&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Verdana; font-size: x-small;"&gt;&lt;b&gt;boylesi sirket adlarini gordukce&amp;nbsp; bu ulkeye mi has diye dusundum hep... Bir yanda bilgisayar öte yanda Temizlik işleri ne alakası var... Şirket kurmak uzun ve külfetli iş olarak algılandıgından tek sozlesmenin içine mi koyuyorlar? Bu kuruluslar gercekten sozlesmede soylenilen islerin hepsini yapiyorlar mi?&amp;nbsp;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Verdana;"&gt;&lt;span style="font-size: x-small;"&gt;(ICT, Management Consulting, Cleaning, Construction &amp;amp; Tourism Services Ltd.. whenever I see company names like this I thought whether it is unique to this land. Since we rely on SMEs we should redesign Junior High curriculum and add commerce, mini mba along with other courses)&lt;/span&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Verdana;"&gt;&lt;b&gt;Yillar once Buzdolabi, Elektrik, Radyo, Gazocagi Isleri nin kisaltilmasi olarak kurulmus. Matbaada dizgici G yerine K koyunca sirketin adi BERKI olarak kalmis. Iki heceli bir kelime, ses uyumu var...1950 lerden 90 lara kadar yasamis. Degisimi 60 da yakalamis ve telefon santrali uretimine girismis, ardinda 70 de sef sekreteri telefon sistemlerini gerceklestirmis 80 lerde disari acilinca ihracat dogu ulkelerine baslamis. Sonrasinda yeni nesil telefon santrallarini gerceklestiremeyince arkadan gelen cocuklar baska alanlara girince imalat, hizmet hersey bitmis... Tipik bir isletme Turkiyede isletmelerin hayati genelde 1. nesilde biter, bazilari 2.nesile gecer kurumsallasanlar 3.nesil ile devam eder...&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Verdana;"&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Verdana;"&gt;&lt;b&gt;Neden insanlar sirket kurarlar da bunlari kurumsallastirmaktan cekinirler. Yonetmesini bilemeyecekleri icin mi? Devletten korktuklari icin mi? Neden kazandiklarini sirketlerine degil de topraga emlak altin vb yerlere yonlendirirler?&amp;nbsp; Vergilendirilmekten cekindikleri icin mi? Eger vergi adil olursa acaba sirketlerin omuru de daha uzun olur mu? isletmeler kurumsallasir mi? yeteri kadar egitimi zamaninda alirlarsa daha iyi olur mu?&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Verdana;"&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Verdana;"&gt;&lt;b&gt;ABD de SBA adinda bir organizasyon var bizim KOSGEB gibi bir cok konuda yardimci oluyor kuruluslara. Acaba bizdeki kucuk isletmeler ne kadar yararlaniyor bunlardan?&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Verdana;"&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Verdana;"&gt;&lt;b&gt;Sanirim bizim okullarda eksik olan "ticaret ve mutesebbis dersi". 70 li yılların basinda ortaokullarda ticaret ve ev ekonomisi gibi dersler vardi.&amp;nbsp; Eger amac sadece kurumlara eleman yetistirmek degil KOBI lesmeyi de surdurmek ise bizim cocuklarimizin matematik, cografya, tarih kadar isletmeden de haberdar olmasi lazim.&amp;nbsp; Meslek liselerinin sanatkar yetistirmenin yaninda sirket isletmesini de ogretmesi gerekir. Bu okullarin mini mba programi olmasi gerekir. Liselerin Fen, Sosyal, Matematik, Turkce gibi bolumleri&amp;nbsp; universiteye eleman saglarken KOBI lere nasil eleman saglayacagiz? Ciraklik okullarina herkes gidemedigine gore zorunlu egitim 8 sene olduguna gore onumuzdeki senelerin kaynaklarini bugunden egitirken bunlari da dusunmemiz gerekiyor. &lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Verdana;"&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-7224442991266061998?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/7224442991266061998/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=7224442991266061998' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/7224442991266061998'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/7224442991266061998'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2009/12/kobi-ve-turkiyedeki-okullar-sme-and.html' title='KOBI ve Turkiyedeki Okullar- SME and Schooling in Turkey'/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-538525487209768495</id><published>2009-12-13T16:56:00.002+02:00</published><updated>2009-12-14T07:12:29.165+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Turkey'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='job market'/><title type='text'>Ise Adam Alinirken Neler Yapilmaz (What shouldnt you do in recruitment)</title><content type='html'>&lt;b&gt;Bilen ve Guvenilir olanlarla &amp;nbsp; Is Bilmezlerin Mukayesesi.....&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;(Comparision of Competent and Reliable&amp;nbsp; vs Incompetant and Reliable. Invite applicant to a place out of office, pay his expenses, always be on time and answer appropriately)&lt;br /&gt;Ise alim yaparken neye bakarsiniz oncelikle guvenilir mi iyi ahlakli durust birisi mi, sonra isini bilen biri mi? Peki ise alim sureci nasil isler? İse eleman alacaginizi oncelikle calistiginiz kurulus icinde duyurursunuz, ararsiniz sonrasinda ya is arama kurumlari vasitasi ile ya da gazetelere ilan cikarak aramaya devam edersiniz. Ozgecmisler yigilir masaya uygun olanları seçersiniz ya sekreteriniz randevu verir, sekreteriniz yoksa kendiniz ararsiniz. Mumkun oldugunca adaylarin birbirini gormemesini saglarsiniz. Pazaro kadar da buyuk olmadigi icin de genellikle oglen yemek ya da aksamustu bir yerde cay-kahve ya da aperatif alinan bir yerde bulusmak uygun olur. Isyerine cagiriyorsaniz da calisanlarin gelen kisiyi gormemelerini arzularsiniz. Sanirim 3 dekat onceydi&amp;nbsp; is gorusmesine beni cagiran kurum bana yol parasini vermiş ve farklı bir ortamda görüşmemizi sağlamışlardı. Sonrasında üstdüzey olduğum yerlerde bu kuralı benimsedim ve uygulamaya çalıştım. Evet benim icin maliyetti ama onun icin de maliyetti. O emegini satan birisi idi, benim de emege saygim vardi. Ozellikle gorusmeleri mesai saatleri disinda yaparak hem onlara daha flex oldum&amp;nbsp; Tabi bunu yaparken kendimden vermis oldum. Insana insanca muamele edilmeliydi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gectigimiz gunlerde bana anlatilan ile gercekten sok oldum. Belli&amp;nbsp; ki sadece guvenilir olduklari icin bu pozisyona gelmisler dedim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;....Yeni kamu kurumu olmaktan cikmis bir kurumun daire baskanligina Turkiyenin en iyi universitelerinden birinden bir dekat once mezun olmus piril piril bir muhendis-isletmeciyi getirmisler. O da kendi alt kadrolarini olusturmak istiyor bunun icin yonetim kurulundan onay almis. Kendisine ozgecmisler yagmis. Aralarindan sectikleri varmis pek kabul etmese de ust yonetimden gelen resumeler varmis. Kurum icinden&amp;nbsp; tavsiye ile&amp;nbsp; gelen bu kisiyi bir arkadasina yonlendirmis. Bu arkadasi da sekreter vasitasi ile AA yi toplantida iken aramis. AA kendisinin toplantida oldugunu konusamayacagini SMS ile kendisine arayanin adini vermesini talep etmisr. Telefondaki ses terslemis ve biz buraya sizi is gorusmesine cagiriyoruz ya nufus cuzdani kopyasi ve resimle gelirsiniz ya gelmezsiniz demis.AA bana eposta gonderin&amp;nbsp; o zaman demis. Mail gelmis ama kiminle gorusecegi yokmus sadece saat vb bilgiler varmis. Gorusmeye gitmis. Biraz bekledikten sonra bir odaya alinmis basvuru formu doldurmasi istenmis. Formu toplanti odasinda diger merakli insanlarin bakislari altinda&amp;nbsp; doldururken yine ayni hanim gelip ve doldurmayin gorusmeye alinacaksiniz demis. Gorusme yapilmis.&amp;nbsp; Biz sizi arariz denilmis. Ne resim ne basvuru formu hicbiri alinmamis, o da geri gelmis.. Aradan epey zaman gecmis tekrar aranmis saat 17:00 de gelebilir misiniz yoksa baska zamanimiz yok iki hafta sonra gelmeniz gerekecek denilmis. Bunun uzerine 18:00 ya da sabah olabilir mi konusmasindan sonra daha erken bir saat 15:30 a gorusme cekilmis. Bir mesaj daha almis AA ve toplantinin dairebaskani ile oldugunu okumus. Zamanindan 5 dakika once gitmis, Guvenlik'e geldiginde dairebaskani ile gorusmek istedigini soylemis. Kantine aliniporada onlarca insan ile beklemeye baslamis. saat 16:00 oldugunda kimseden ses yok. Kantin oldug icin gidip gelenler cogunlukta. Siz neye geldiniz vs soruluyır. Saat 16:30 kantinci bagiriyor mulakata gelen 4 kisi idari islere ciksin... AA kendisine telefon edeni aratmis cevap alamayinca guvenlike aratmis&amp;nbsp; "otursun orada" cagirirlar cevabin almis. Biraz sonra bir baska 4 daha ciksin yukari denilmis.&amp;nbsp; Aradan bir muddet gecmis kantinci herkes idari islere ciksin burayi kapatiyoruz demis.&amp;nbsp; Insanlar idari islere cikmis. saat 15:00 de baslamasi gereken randevuler sarkmis. Saat 19:00 olmus gorusmeler devam ediyormus.. Kapiya not birakmis ve donmus Cuma aksami Istanbul Trafiginde evine dogru yola koyulmus...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Simdi burada insanin aklina onlarca soru geliyor.&lt;br /&gt;Madem toplantilariniz vardi neden telefon ile tum adaylara telefon edip yeniden saat vermediniz?&lt;br /&gt;Madem sarkma ihtimali vardi o zaman neden haftasonu gorusme yapmiyorsunuz?&lt;br /&gt;Madem iyi bir sekretaryaniz yok neden bunu aksam mesai saatleri sonrasi kendiniz mail ile yapmiyorsunuz? Sorular onlarca ama asil sorulmasi gereken.&lt;br /&gt;Ise adam alinirken bu insan guvenilir ve isini bilen biri mi diye nasil karar veriliyor?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-538525487209768495?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/538525487209768495/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=538525487209768495' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/538525487209768495'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/538525487209768495'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2009/12/ise-adam-alinirken-neler-yapilmaz-what.html' title='Ise Adam Alinirken Neler Yapilmaz (What shouldnt you do in recruitment)'/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-5027588327727853468</id><published>2009-12-06T18:28:00.001+02:00</published><updated>2009-12-06T18:29:23.063+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='economics'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Turkey'/><title type='text'>Gelismislik Indeksi ve Turkiye</title><content type='html'>(It is not right to say this country is underdeveloped simply by developing an index composed of several ratios. ie female workers/total workers in economy) &lt;br /&gt;Indeks yayinlamak ve bunun takipcilerini olusturmak kolay is degil. Binlerce indeks yapiliyor kimileri takipcisini buluyor kimileri kaybolup gidiyor. Indeksin içinde onlarca bileşen var. Sonra bu bilesenlere ve indekslere gore kurumlar kuruluslara belli sifatlarla aniliyor. Bundan uzuntu duyuluyor ya da sevinc...Buna gore eylem planlari olusturuluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;80 li yilllarda NYSE de bir takım indeksleri gorunce biz de yapsak dedik sonra da bunlarin uzerine müsterek tahmin oynatsak Tayfun ile beraber birtakım senetleri seçtik bunlara da ad verdik ama hayal orada kaldi. Turkiye'ye dondugumuzde Emin'in araci kurumu vardi bu sefer ondan bir fikir geldi TROJAN Fund kuralim ve buna devam edelim... Sonra ınovasyon indeksi olusturmaya kalktik, sirket icin inovasyon katsayisi hesapladik. Birseyleri olculebilir hale getirmeye calistik. Birkac sirkete daha uyarladik, yurtdisindakiler indekslerine patent sayisi vs koymuslardi patente inanmadigimdan bunu eklemedim (Bu konuda Benjamin Franklin'in goruslerini benimsiyorum. Eger insanlik icin yararli bir is yaptiysaniz onun patenti acik olmalidir)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ekonomi iyilesiyor mu diye dikiz aynasindan bakmak icin ITO verilerini kullaniyordum vazgectim bogaz koprusundeki tarfik sikisikligina bakar oldum. 7 de cikinca 7:30 da levent de isem ekonomi kotu, 08:15 de levent'de isem ekonomi iyi. 5 sene sonra bu degerler farkli olacak tabi o zaman belik 06:35 i yine hedef alacagim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rekabet forumunda tartıisilan indekslerden bir bileseni de kadinin toplumdaki katilimini sorguluyordu ve Turkiye sonlarda yeralmisti. Nedeni mi? Cunku TUIK verilerine gore hazirlanmisti anket. Oysa Turkiyede tarlada calisan insanlar vardi, eve temislige giden insanlar, sigortasiz calisan tekstil iscileri vardi. Calisan kadinin Turkiye nufusuna oranina bakmaktan ziyade Turkiyede kamuda calisan insan sayisina gore kamuda yonetici olan kadin sayisi, ozel sektorde yonetici olarak calisan insan sayisina gore kadinin sayisina baksalar sonuc daha farkli olur. Hem ulkenin ilerlemis olmasi ile kadini is gucu olarak kullanmasinin ilgisini anlamakta zorlaniyorum. Eger bizim kadinlarimiz temel egitimi almissa bu bize yetmez mi? Bir katilimcinin dedigi gibi Turkiyenin sorunu calisan eksikligi degil niceligidir. Bu durumda egitimsiz kadinlarimizin isgucune katilmasi Turkiyenin gelismisligini gostermez, sadece sermayenin ucuz isgucune erisiminin onunu acar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelismislik; tarafsiz hukuk sisteminin, adil vergi duzeninin, ekonomide ve yonetimde seffafligin calisip calismadigidir. Ulkenizde yurtdisindan ithal edilmis olan teknolojinin kulllanilmasi, adamina gore muamele, vergi hirsizlarina af, bir gecelik af vb uygulamalar ulkenin gelismis oldugunun gostergesi olamaz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-5027588327727853468?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/5027588327727853468/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=5027588327727853468' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/5027588327727853468'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/5027588327727853468'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2009/12/gelismislik-indeksi-ve-turkiye.html' title='Gelismislik Indeksi ve Turkiye'/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-7563933804592495009</id><published>2009-11-28T18:42:00.002+02:00</published><updated>2009-12-01T07:10:30.299+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Turkey'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mobile phone'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='intelligence'/><title type='text'>Zahiri Hayat, e-mail, TCKNo, Devlet. (Virtual Reality, mail, SSN &amp; State)</title><content type='html'>(Turkey willl provide e-mail a/c associated w/ SSN to her citizens also Turkish search engine is on the way )&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Devlet tarafından&amp;nbsp; TC vatandaşlarına resmi birer e-mail adresi ve posta kutusu verilecek, Bilahare %100 yerli yeni Türkçe arama motoru kullanıma alınacakmış. Nasıl yani diyenler olacaktır muhtemelern. Hemen ilerinisi düşünenler de olabilecektir. Devlet destekli bir arama motoru ardından devlet destekli bir YouTube, Flicker, LinkedIN de getirir mi acaba?. 1980 öncesi kapalı ekonomiye ya da 1950 öncesi Milli Şef politikalarına mı geri dönüyor muyuz diye düşünüyorum. Bunun nedeni dünyadaki arama motorlarını Türkiye bacağını kapatmak istiyoruz zira bize yeteri kadar istihbarat vermiyor olabilir mi?&amp;nbsp; Google uslanmadı o kadar kendilerine söyledik, dinletemedik bu durumda biz de Google vb ürünlere (Blog da dahil) engel koyarız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sözü edilen sistemler; elektronik posta ve arama motoru yazilimi kime ne kadara nasil yaptırılıyor? Kimler bundan nasıl kazanç sağlıyor? Bunlar da bir yandan kafamı karıştırıyor. Maliyeti 1 olacak bir ürün devlete yine 5 e mi satılacak? Sonrasında 10 yıllık bir bakım kontratı ile bu biz vergi ödeyenlere maliyeti 100 birimi bulur mu? Zamanında Nurettin Sözen Istanbul'un tüm belediye otobüslerini nerede nasıl yapıldığı sonradan açıklanan anket ile kavuniçi laciverte çevirmiş, bunun için de belediyenin depolarında outsource boyacılar kullanmış bunu da "bu otobüs depolarımıza boyandı" diye otobuslerin uzerine yazarak halka bildirmişti . Neyse ki Ali Müfit Gürtuna&amp;nbsp; geldi Istanbul'u eski kırmız -kirli beyaz renklerine yeniden kavuştu tabi büyük bir maliyetin altına girerek. Burada da yap-boz tahtası olur mu? Dileyelim olmasın...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu mail adresler insanlara bila bedel verilecek&amp;nbsp; ve mail adresi de kimlik kartlarına işlenecekmiş. Malum Türkiyedeki nufus cüzdanlarında adı soyadı, doğum tarihi, dul/bekar, anne adı, baba adı, dini, mezhebi, adresi vb bilgilerin yanısıra bir de mail adresi yeralacak. Kolluk kuvetini ne ilgilendiriyorsa evli ya da bekar ya da dul olması aynı zamanda da mail adresini de kontrol edecek sanirim....&amp;nbsp; Sen uzun zamandır mail adresini kontrol etmemişsin bak adına vergi dairesinden bir yazı gelmiş. Ya da beyfendi siz hiç faturalarınıza bakmaz mısınız onlaraca ödenmemiş faturanız var. Tabi bu mail adresinin aynı zamanda Maliye'de elektronik fatura birimi&amp;nbsp; ile paylaşıldığın düşünüyorum bu yüzden bunu söyledim. Bu mail adresi aynı zamanda tebligat için de kullanılacak mı, her türlü resmi tebligat elektronik imzalı olarak bunun üzerinden yapılacak mı?. Elektronik imza almayan vatandaş da kalmayacak olabilir o zaman. ilkokula girerken yapılması gerekli olanlardan bir tanesi de elektronik imza veren birimde (Belki PTT ya da banka şubesi) elektronik kartınızı almak olacak. Bu sayede herkes birbirini rahatlıkla bulacak net üzerinden. Verdiğim derslerin birinde "mahremeyet" in kalkacagini bunun da 2025 gibi olacağını öngörüyordum ama TR nin bu çıkışını atlamıştım bu durumda revize ediyorum öngörümü ve 2011 de Türkiye "zahiri hayat" da diğer devletlerin açık ara onünde olacak diyorum. Tabi spammerlar için bu bir cennet. resmi yazışmalarda kullanılabilecek kadar güvenli bir mail adres listesini aldığınızı düşünsenize nasıl spam edersiniz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biraz daha gelecek kurgulayan tarafımı çalıştırıyorum ve başka bir senaryo ile geliyorum. Devlet biraz daha ileri gitse ve bu mail adreslerini aynı zamanda telefon numarasi haline getirse başındaki operator dizini ise 900 (+10 TCKno) Turkiyeden TCK nosunu bildiginiz herhangi bir kimseye ulaşmak da bu şekilde kolay olsa...&lt;br /&gt;&amp;nbsp;Dünyanın en gelişmiş mobile telefon pazarı. Hele hele telefonların içeriğini saklamak çok kolaylaşsa hatta telefon dinlemesi için artık farklı kişilerin telefonunu dinletmek savcılık için daha kolay olsa. Su TCK nolu su mail sahibinin su telefonunun CDR ve iceriklerini su sureyle bize temin ediniz. Her doğan çocuk müşteriniz. Düşünsenize... Ne ABD ne de AB bunu akıl etmiş değil. Bu durumda Türkiyeye ne 3 ne 4 ne de 5 operatör yeter.&amp;nbsp; İçeriklerin depolandığı devasa storage initleri satışı da beraberdinde gelir. Halk tabiri ile "kover&amp;nbsp; gidiversin" Sureyya'nın halefi (şimdi burada adını vermeyeyim kizar yine bana) o da Dünyanın en iyi CEO su adayı olabilir. Bu arada yeni doğmuş olan çocukların telefonları ne zaman kullanıma açılır? Malum 2 yaşına kadar konuşamıyorlar. Ya da bu dönemde o numaralar yeraltı örgütleri tarafından kullanılabilir mi? Ölenlerin numaraları da mevta ile beraber belli bir dönem mezarlıklar müdürlüğünün himayesinde iken bu numaralar da farklı amaçlar için kullanıma girerler mi? Ya da bunlarn hiçibirisi olmaz, bunca büyük hayal hayal olarak bir kenarda kalır ve kısa sürede unutulur yıllar geçtikten sonra ya evet biz onlardan önce bunu düşünmüş ve uygulamıştık ama pazar yeteri kadar olgıun değildi kabul etmedi mi olur? Belki de dünyanın sayılı projelerinden biri olur ve bizden bilgi birikim almaya gelirler....&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-7563933804592495009?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/7563933804592495009/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=7563933804592495009' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/7563933804592495009'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/7563933804592495009'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2009/11/zahiri-hayat-e-mail-tckno-devlet.html' title='Zahiri Hayat, e-mail, TCKNo, Devlet. (Virtual Reality, mail, SSN &amp; State)'/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-894292473702240658</id><published>2009-11-27T23:26:00.000+02:00</published><updated>2009-11-27T23:26:11.729+02:00</updated><title type='text'>Turk</title><content type='html'>http://www.isteataturk.com/ adli siteyi bir agabeyimiz sayesinde ogrendim. Mustafa Kemal hakkinda bir cok resim ve videoyu iceren bir site.Tebriki etmek lazim ciddi calismislar.&lt;br /&gt;http://www.isteataturk.com/haber/3246/ataturks-thesis-concerning-central-asia-as-a-cradle-of-civilisations&lt;br /&gt;makalesi de yeraliyor.&lt;br /&gt;Acaba mustafakemal.gov.tr vb tum cunhurbaskanlarimiz adina resmi bir portal olsa ve burada onlar adina birer kutuphane olusturulse Nixon Regan, Hoover in California da olan kitapliklari gibi internet uzerinde birer portalimiz olsa ve her turlu bilgi onlarn ilgi olanlari da dahil olmak uzere burdan yayinlansa?&lt;br /&gt;tbmm:gov.tr altinda biler olablir. Cumhurbaskanlari ve onlarin hakkinda her tulu yazi cizi vb seyler..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-894292473702240658?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/894292473702240658/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=894292473702240658' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/894292473702240658'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/894292473702240658'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2009/11/turk.html' title='Turk'/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-3328092181254686457</id><published>2009-11-21T21:44:00.000+02:00</published><updated>2009-11-21T21:44:27.691+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='air pollution'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Istanbul'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='politics'/><title type='text'>ISTANBUL NEFEAS ALAMIYOR ( IST CAN NOT BREATHE)</title><content type='html'>&lt;b&gt;Hava Kirliligi Istanbul... Air pollution in Istanbul...&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Ne soluyabiliyor ne de gorebiliyorum. Sokaga cikmamla iceri kacmam bir oldu. Penceremden meydan gorunuyordu yavas yavas gorunmez oldu artik yavas yavas bir bultun arkasindayiz, karsi sokaktaki binalarin isiklari, arabalarin farlari hic bir sey gorunmuyor. Aci bir tad var havada... Lodos, cevrede komur yakan binalar, sis, yuksek insaatlar. Evet sayin baskanim muasir medeniyetleri gectik en azindan bir konuda, hava kirliligimizle hem de fersah fersah... Parasi olan evine hava temizleme cihazi alir degil mi?. Ya olmayan bosverin canim onlari, onlarin cocuklarini da astimli olsunlar, o pespembe cigerler kucumen kalsin kimin umrunda?&amp;nbsp; Komur yaksinlar etraftakiler, ama biraz duzenli olanlar Atasehir, Etiler, Atakoy gibi mesala dogal gaz... Peki hani dogal gaz temizdi? Neden komurlu binalara izin var? Ben de ne soruyorum Atasehir de 40 ve 30 kat izni veren Buyuksehir belediyesi ve TOKI degil mi? TOKI baskani atasehir de oturmuyor ki o hem kendi deyimi ile karadenizli muteahit... sadece TOKI calisanlari rant amacali buralardan yer alir satarlar. Karadenizli Muteahit ne yaparsa onlarda da onu yapiyorlar. Goremiyorlar ki... Uzun erimli hedefi olamaz ki, esnaf bugunu devlete ise yuzyillari dusunur... Kimi kime sikayet edeceksin ki? Bunlar ufak seyler onlar baska islerle mesgul... Suyu cikarilmis bir limon haline donuyor sehir kimin umurunda...&lt;br /&gt;Neden kontrolsuz yaniyor kaloriferler zabita nerede? Sadece mesai sa49 da yazdiatleri icinde mi calisiyor bu belediye? Bayram munasebeti ile yakinda shoıw baslar haydi gelin TV ekibi size baskin yaptigimiz yerleri gosterelim nasil kapatiyoruz gorun... Sizden vergi aliyoruz ama calisiyoruzun reklami...&lt;br /&gt;Orhan Veli aklima geliyor 1940 daki siiri "Bedava yasiyoruz Bedava" o zaman hava bedava, su bedava diyordu. Simdi is onlar da yok en pahalisi hem de o zaman sukretmeliymissin Orhan Veli bak onlari da bulamiyoruz parasini verdigimiz halde elimizden aldilar ve bizi akciger hastaliklarina mahkum ettiler. Onlar ki bizim oylarimizla oralara geldiler, onlar ki yine bizim oylarimizla gittiler... Biz olmadigimizda kimin oylari ile gelip kimin oylari ile gidecekler?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-3328092181254686457?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/3328092181254686457/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=3328092181254686457' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/3328092181254686457'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/3328092181254686457'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2009/11/istanbul-nefeas-alamiyor-ist-can-not.html' title='ISTANBUL NEFEAS ALAMIYOR ( IST CAN NOT BREATHE)'/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-4729959545354411405</id><published>2009-11-14T12:45:00.001+02:00</published><updated>2009-11-14T13:01:03.680+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='economics'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='politics'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='middle east'/><title type='text'>Qualifed Industrial Zones Turkey Iraq Azerbaijan Armenia US and Russia</title><content type='html'>QIZ helped Israel-Egypt, Israel-Jordan. Get together and develop export biz to US. Why not similar QIZ with Turkey-Iraq, Azerbaijan, Armenia, Georgia, US &amp;amp; Russia? &lt;br /&gt;ABD Ortadogu'dan ithal ettigi mallar icin Israel-Urdun ve Israel-Misr arasinda bir nevi Free Trade Zone olusturmus ve burada uretilen mallarin belli oranda katma degerin Urdun ya da Misir'da olusturulmasini talep etmisti. Bu urunler daha sonra ABD ye gumruk vergisiz girebilmisti. Sorun bunun ne kadar devam edecegi idi...&lt;br /&gt;Benzeri bir oneri dun forumda konusuldu. Neden ABD Irak-Turkiye arasinda boylesi bir QIZ olustumuyordu?&amp;nbsp; 2011 de askerlerini cekecegi bir ortamda taraflarin birbiri ile alis-veris yapacagi birkac milyar USD lik bir pazar ile US buralara "huzuru" getirebilirdi. Kuzey komsuda da benzeri bir "huzur" Ermenistan-Azerbeycan-Turkiye uclusu ile ABD ve Rusya arasinda yapilacak bir QIZ anlasmasi ile saglanamaz miydi? &lt;br /&gt;Dogrudan para ile satin almak yerine bu insanlari ortak bir kar icin calistirip onlari sakinlestirmek akillica bir fikir olabilir mi?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-4729959545354411405?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/4729959545354411405/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=4729959545354411405' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/4729959545354411405'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/4729959545354411405'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2009/11/qualifed-industrial-zones-turkey-iraq.html' title='Qualifed Industrial Zones Turkey Iraq Azerbaijan Armenia US and Russia'/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-5079164736230947456</id><published>2009-11-08T18:23:00.000+02:00</published><updated>2009-11-08T18:23:06.193+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='politics'/><title type='text'>Vize Basvuru Paras ve suresi i/Visa Application Fees and duration</title><content type='html'>Yurtdisina giderken odedigimiz su vize paralarina bakar misiniz? Bazi ulkeler bunun icin burada ofis kurdu ve isi diskaynak tarafindan yapiyor. .&amp;nbsp; Tapu maas vs herseyimizi soruyor fotokopileri aliyor ve benim devletim de buna seyirci kaliyor.&lt;br /&gt;Bu denli datayi ne yapiyor bunlar? Buyk olasilikla kosedeki simitci bunlari kullaniyor ya da bir baska yerde eskiz kagidi oluyor arkasi... Mahremiyet mi hadi canim siz de...&lt;br /&gt;Bu ulkeler endilerine bir gelir kapisi actilar. Bu yuzden gunluk vize de vermeye basladilar. Inanmazsiniz ama Danimarka ve Finlandiya dan gunluk vize alabildim.. Ben bu yasimda bu halimde bu ulkelere kacak isci olarak mi gidecegim? Oradaki memurun insiyitafine birakilmayi hazmedemiyorum. Acaba US ve UK neden 10 yillik verdi de Avrupa ulkeleri aylik hatta gunluk vize veriyorlar.&lt;br /&gt;Ayrica farkinda misiniz yilda 500M Euro kadar bu ulkelere biz para veriyoruz vize nedeni ile. Gercekten bu altyapinin maliyetini bize mi karsilatiyorlar diye dusunmuyor degilim... Kac tane Schengen vizeniz var bu yuzden pasaportunuz ne halde? ABD ve Ingiltere yine insafli oncelier indefinet vardi simdi 10 senede bir ugra diyor. Neyse ayakbasti parasi zaten havaalani vergisi olarak aliyorsunuz bir daha tekrar tekrar ne diye aliyorsunuz?&lt;br /&gt;Yakinda utanmadan MASAK dan hesap hareketlerini de isteyebilirler.. Sahiden biz neden tapu dairesini, banka hesaplarini, kredi kart, MERNIS bilgilerini konsoloslukta calisanlar acmiyoruz&amp;nbsp; ki bu sayede daha rahat etmezler mi? Birilerinin bu ise bir dur demesi gerekiyor, evet ben Turkiye Cumhuriyeti' vatandasiyim ve bu devlet bana pasaport vererek onun vatandasi olduugumu teyid ediyor. Diger ulke ise bunu hice sayip benim sahsi mal varligimi sorguluyor. Konsoluslaklardaki bu sacma isteklere bir son verilmesi lazim. Gectigimiz gunlerde bir konsolosluk gorevlisi Turkiyenin sayili holdinglerinden birinin sirketinin banka hesap defterini isterim diye tutturdu. Hayatimda gormedim boyle sacma bir sey sen kim oluyorsun da boylesi bir sirketin ticari sirlarina vakif olmak istiyorsun.&amp;nbsp; Bu kadar aciz bir devlet miyiz? Bu kadar aciz insanlar miyiz? Eminim Disislerindeki arkadaslarimiz da ayni soruyu eminin soruyorlardir kendilerine, amirlerine....Nasil bir cevap aliyorlar merak ediyorum dogrusu...&lt;br /&gt;.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-5079164736230947456?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/5079164736230947456/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=5079164736230947456' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/5079164736230947456'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/5079164736230947456'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2009/11/vize-basvuru-paras-ve-suresi-ivisa.html' title='Vize Basvuru Paras ve suresi i/Visa Application Fees and duration'/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-7593526136163036017</id><published>2009-11-01T12:39:00.001+02:00</published><updated>2009-11-01T18:52:32.045+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Turkey'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='politics'/><title type='text'>DP/ANAP Birlesmesinin Ardindan /After Democrat &amp; Homeland Parties Merge</title><content type='html'>Demokrat Parti TR de bir degisimin habercisi kapitalist sisteme gecisin ilk partisi olarak&amp;nbsp;sonu huzunle biten Toprak agasi kibar Menderes'in ardindan&amp;nbsp;7 kere gidip 8 kere gelmis&amp;nbsp;hafiza kupu Demirel ve&amp;nbsp;bilahare ne &amp;nbsp;emaneti&amp;nbsp;teslim ettigi&amp;nbsp;genc, guzel ve hirsli&amp;nbsp;bir akademisyen Ciller ne de Agar&amp;nbsp;malesef bu partiyi ileriye tasiyamadi. Askeri darbeden politik bir kivraklikla cikan donemin Thatcher, Reagan'i boy olcusen Amerikan modelini Turkiye'ye tasiyan mustesar Ozal ve ondan bayragi devralan politikaci Yilmaz'da Mumcu'da ayni sekilde bayragi ileriye tasiyamadi. Artik DP ve ANAP birlesti Cindoruk'un deyimi ile yeni parti TR nin 45%&amp;nbsp;e sesleniyorlar. CHP, MHP, AP nin&amp;nbsp;ortak kesimini almak istiyorlar. Tipki ANAP ve AKP nin yaptigi gibi..&amp;nbsp;Peki hem ANAP hem de DP nin basarisizligi bu liderlerin&amp;nbsp; kisisel yeteneklerinden mi yoksa partilerin o anki gorevlerini bitirmelerinden mi yoksa strateji birimlerinin "foresight"&amp;nbsp;&amp;nbsp;calismalarinin yetersizliginden mi kaynaklandi? AKP nin firsatlarin partisi oldugunu soylediler 2001 den bu yana iktidarda olan ve altyapisindan surekli yeni isimler cikartan AKP politika okullari ile yerelde de kendine yetenekleri ariyor. Tipki "ManagementTrainee" programi ile ilerleyen sirketler gibi bu yapisi nedeni ile Ali Babacan, Davutıglu gibi isimleri politikaya kazandiriyor. Bunun temelinde ise azinlik partisi olarak bilinen MSP var. MSP nin Refah'a donusmesi once yerel secimlerde ardindan ulusal secimlerde boy gostermesi bosluktan istifade olarak gorulemez. Memurun partisi CHP koylunun partisi ise AP iken isler kolaydi. Oysa simdi koylunun buyuk kismi kentlesmis memur kendi icinde farklilasmis. Kamu kurumlari ozellesmistir. Dolayisi ile Degisimin Dinamigini goremeyen okuyamayanlar kaybetmistir.&lt;br /&gt;Umarim yeni olusan DP tabandan yeni isimler cikartir ve TR politikasina kazandirir. Tabi bundan gerekli dersi kendine CHP ve MHP cikartir onlar da&amp;nbsp;il merkezlerinde ilce teskilatlarinda Degisimin Dinamiklerini koylusune, iscisine ve memuruna anlatirlar. "kose donucu zihniyetin", "benim memurum isini bilir" den dusunen uygulayan ve ureten Turkiyeye donus olur.&lt;br /&gt;Diegim o dur ki&amp;nbsp;vergilerimizden alinan bu kadar&amp;nbsp;maddi destek alan bu&amp;nbsp;partile aldiklarini&amp;nbsp;hakeder&amp;nbsp;ve golge hukumet ve bakanliklar&amp;nbsp;kurar,&amp;nbsp;hukumetin dogrularini ve yanlisliklarini saptayip daha dogru nasil yapilacagi planlarlar. Ulkemiz icin hayirli olmasi dilegi ile...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-7593526136163036017?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/7593526136163036017/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=7593526136163036017' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/7593526136163036017'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/7593526136163036017'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2009/11/dpanap-birlesmesinin-ardindan-after.html' title='DP/ANAP Birlesmesinin Ardindan /After Democrat &amp; Homeland Parties Merge'/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-3982870179164244648</id><published>2009-10-27T09:24:00.003+02:00</published><updated>2009-10-29T10:44:34.600+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Health'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='H1N1'/><title type='text'>H1N1 Swine Flu Tracker (Domuz Gribi Haritasi)</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_ro0cTEEMkq8/SuaZKLNifnI/AAAAAAAAANg/3n-ZsVowjV8/s1600-h/3903355097_422e142de3_o.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/_ro0cTEEMkq8/SuaZKLNifnI/AAAAAAAAANg/3n-ZsVowjV8/s200/3903355097_422e142de3_o.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;Dunyada hizla arttigi soylenilen ve google map uzerinde de balonlarla gosterilen flu haritasina gore&lt;a href="http://flutracker.rhizalabs.com/"&gt;http://flutracker.rhizalabs.com/&lt;/a&gt;&amp;nbsp; hastalik yayiliyor. Harita Pittsburg'daki biomed arastirmacisi &lt;a href="http://www.recombinomics.com/founder.html" target="_blank"&gt;Dr. Henry Niman&lt;/a&gt;, tarafindan &lt;a href="http://www.rhizalabs.com/" target="_blank"&gt;Rhiza Labs&lt;/a&gt; ve &lt;a href="http://www.google.com/maps" target="_blank"&gt;Google&lt;/a&gt; ozelliklerini kullanarak derlenmis ve her gun guncelleniyor. Bir baska site ise &lt;a href="http://www.cdc.gov/h1n1flu/update.htm"&gt;http://www.cdc.gov/h1n1flu/update.htm&lt;/a&gt; Twitter kullanicilari ise bu adresden son duruma bakabilerler...&lt;a href="http://www.blogger.com/goog_1256735778353"&gt;http://twitter.com/cdcemergenc&lt;/a&gt;&lt;a href="http://twitter.com/cdcemergency"&gt;y&lt;/a&gt; Rhiza Labs sitesinin icinde yeralan tartisma konularidan birisi de asi ve yan etkileri. Asi olduktan sonra olen hemsire vakasi sadece bir tane, bunun disinda astim hastasi cocuklara yapildigi icin yan etkisi olan asidan bahsediliyor. Su anda saglikli olup herhangi bir alerjisi olmayan kisilerde ise farkli bir durum sozkonusu degil. Asparagas haber yayan siteler bu asinin Afrikadaki yesil maymunlarda uretildigi gibi sacma bir sav ile gelseler de asinin her dozu icin klasik yontemde bir tavuk yumurtasi gerekiyor, sentetik yontemde ise -hala FDA dan onay almamis durumda- buna gerek yok. Turkiyede cocuklara yapilacak asinin nereden temin edildigi henuz aciklanmadi mamafih ABD nin daha once 2 doz olarak siparis ettigi daha sonra tek dozunun yeterli oldugunu anladigindan geri kalanlari satacagi ve bazi eyaletlerin asi yapmaktan vazgectiginden stok fazlasi asi durumuna gelen siparisten olabilecegi konusuluyorsa. Bugun icin asi kitligi cekilmesinin nedeni WHO'nun 120 milyon doz olarak ondgordugu asinin daha sonra 20 milyona indirmesi. Cin'in asi ureticisi ise batinin aksine tek dozun yeterli oldugunu savunuyor ve tek dozluk asilardan 10 milyon doz Meksika'ya gonderiyor. Ote yandan asil olumcul salgin ise bahar ayinda patlayacak deniliyor. Bu donemde de asi fazlasi ortada olacak olsa da salgini onlemeye yarari olmayacak. Bildigimiz kadari ile 1889-92, 1918-20, 1957-60 ve 1968-70 yılları arasinda H1N1 benzeri salginlar olmus ve yillar icinde azalan artan dalgalar olarak grip bircok insani vurmustu.Gecmise bakilarak bu salginin da 2009-2011 arasinda epey yayilacagi dusunulebilirse de &lt;a href="http://www.bloomberg.com/apps/quote?ticker=ROG%3AVX" onmouseover="return escape( popwQuoteShort( this, 'ROG:VX' ))"&gt;Roche&amp;nbsp;&lt;/a&gt; Tamiflu ve &lt;a href="http://www.bloomberg.com/apps/quote?ticker=GSK%3ALN" onmouseover="return escape( popwQuoteShort( this, 'GSK:LN' ))"&gt;GlaxoSmithKline&lt;/a&gt; Relenza swine flu'ya karsi kullanilan ilaclar ve piyasadaki ilaclarin buyuk kismi gelismis ulkelerde bulunuyor. Okullarin, tiyatrolarin, sinemalarin kapatilmasi ise hastaligin hizini dusurmeye yardim ediyor...Kisisel temizlik hat safhada onemli oluyor. Belirtiler: 2-4 gun icinde halsizlik, bulanti, yukselen ates, ishal, mavimsi cilt rengi bunlardan herhangi ikisinin varligi kan testini gerektiriyor. Grip halinde tedavi Relenza ve Tamiflu alinmasi ve istirahat ile geciyor. Olumlerin nedeni ise gripden dolayi zature... Hastalik nedeni ile bagisiklik sistemi dusunce akcigerlerde zature zature'de olume neden oluyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-3982870179164244648?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/3982870179164244648/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=3982870179164244648' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/3982870179164244648'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/3982870179164244648'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2009/10/h1n1-swine-flu-tracker-domuz-gribi.html' title='H1N1 Swine Flu Tracker (Domuz Gribi Haritasi)'/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_ro0cTEEMkq8/SuaZKLNifnI/AAAAAAAAANg/3n-ZsVowjV8/s72-c/3903355097_422e142de3_o.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-835556002363241703</id><published>2009-10-23T19:48:00.001+03:00</published><updated>2009-10-23T21:33:34.627+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='politics'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='middle east'/><title type='text'>Suriye-Turkiye Sınır Sorunu/SyrianTurkishBorder Dilemma</title><content type='html'>One needs only birthcertificate to pass to Syria-Turkish border, just like Tijuana border... A new country is about to born in the MiddleEast...&lt;br /&gt;Tıpkı ABD'lilerin Tijuana ya gectikleri gibi Turkler de Suriye'ye gececekler Suriyeli'ler de Turkiye'ye ... Sinirda nufus cuzdani gostermek yeterli olacak. Akrabalar sadece bayramda degil her gun beraber olacaklar. Yillar once demiryolunun bir kismini Suiriye'de bir kismini Turkiye'de birakan Ingiliz'in sinir cizimi tarih mi oluyor? Bakanimiz guzel seyler olacak bekleyin dedi. Sanki Suriye-Misir, Suriye-Libya birlesmesi gibi bir olusumun sinyallerini verdi. Olur mu dersiniz? Sovyet Rusya'nin hayli etkisinde kalmis Hafiz'in Suriye'si islami kapitalizm modelinde buyuk ortadagı devletinin ikinci eyaleti olabilir mi? Basbakan Tayyip Erdogan bu olusumun liderligini ele alir&amp;nbsp; mi? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Turkiye AB'ye karsi yeni bir ittifakin tohumlarini atiyor ve bolgede yepyeni bir olusum basliyor. Onumuzdeki 50 senede gecerli olacak yeni bir yonetim sistemine geciyoruz. Donusumlu baskanlik secimi ile idare edilecek Buyuk Ortadogu Cok Uluslu Eyaletler Birliginin ulkeleri Turkiye, Suriye, Kurdistan, Azerbeycan, Ermenistan, Arabistan, ve Filistin olarak Guney Arap Kralliklarina karsi komsu olarak yeralmasi enerji kaynaklarinda sorunun cozumunu getirecek uzunca bir donem enerji kaynaklari yeni bir enerji kaynagi bulunana kadar (bu gunes, ruzgar, nukleer disinda olacak) huzuru saglayacak. Tabi bu huzur oncesi bir savas patlamasi bolgeye duyarli ulkelerin ekonomisi icin faydali olabielcek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cumhurbaskaninin vurguladigi gibi bolgede buyuk degisim geliyor. Turkiye buyuk sorumluluklarin altina imza mi atiyor? Hepimiz icin hayirli olsun, dogum oncesi sancilarimiz buyuk olacak...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-835556002363241703?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/835556002363241703/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=835556002363241703' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/835556002363241703'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/835556002363241703'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2009/10/suriye-turkiye-snr-sorunusyrianturkishb.html' title='Suriye-Turkiye Sınır Sorunu/SyrianTurkishBorder Dilemma'/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-1544875398375601270</id><published>2009-10-21T08:42:00.000+03:00</published><updated>2009-10-21T08:42:16.378+03:00</updated><title type='text'>Facebook ve Devletler</title><content type='html'>Facebook''un bir tanitim araci oldugunu farkeden Amerikan politikasi once Obama'yi facebook'a acti ardindan elcilikler acilmaya basladi. Sonra askerler de genclerin FB de oldugunu farkedip bu konuda ozel klipler yapip FB da yayinlamaya basladi. Ozellikle bunu basina ilan etmeyen ve "word of mouth" ile tanitimini yeglediklerinden etkisi hayli kuvvetli oluyor. Turkiyeden de mehmetciklerin goruntuleri bu arada FB da yayinliyor. &lt;br /&gt;Facebook ayni zamanda istihbarat birimlerinin de yararlandigi bir kaynak haline geldi. Bu konuda hayli duyarli olan bazi Social Networklerde surekli olarak ayni yayini yapiyor "tanimadiklarinizi sisteminize almayin bir anda kendinizi tanik olarak bir yerlerde bulabilir ya da sucsuz yere sorgulaniyor olabilirsiniz"&lt;br /&gt;Gercek mi yoksa bu da bir sehir efsanesi mi? Yasayacak ve gorecegiz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-1544875398375601270?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/1544875398375601270/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=1544875398375601270' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/1544875398375601270'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/1544875398375601270'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2009/10/facebook-ve-devletler.html' title='Facebook ve Devletler'/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-187618103777131773</id><published>2009-09-26T12:42:00.000+03:00</published><updated>2009-09-26T12:42:36.844+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Globalization'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='agriculture'/><title type='text'>Tarimda Nahos Hasat (Unpleasant Harvest in Agriculture)</title><content type='html'>Insan sayisi artiriyor, su kisitli toprak belli, topragin verimi belli. Ikinci dunya savasinin bombalanan arazilerinde nebatin cok hizli buyudugunu farketmeleri neticesi 1950 de nimet olarak gordugumuz fosfat ve nitrat in diger adi ile fenni gubrenin eliksir olmadigini farkettik. Nadasa birakamiyoruz. Genleri ile oynayinca baska bir yerden patliyor.  Miras nedeni ile toprak bolunmesi hızla devam ediyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tohumsuz fideler yetisiyor, sirketler cok memnun koyluyu nasil "lock-in" ettiklerini soyluyorlar. Bundan araci olarak para kazaniyorlar. Tipki Afrikanin icindeki ilkelleri beyaz adama zatan zulu kabilesinin fertleri  gibi. Sonrasinda kendileri de ayni zulume ugrayacaklar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aerobik otlar yetistirip bunlari mi yesek, ya yosunlar? Neden yosuna donemiyoruz? Kimi cevrelerde ise balik yemek de haram. Zira sudaki canlilarin sindirim sistemi deve, koyun, inek gibi cok asamali degil. Peki bakteriden arinmis bir ortamda yetisseler, ozon bombardimani altinda yetisen tavuklar 14 haftada gayet iri yari oluyorlardi. Seralarda da balik havuzlarinda da aynisini denesek mi bir baska fenni gubre (suni gubre) vakasi mi olur?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sene bahcemizde elma bol ve iri... Kabzımallar elmaları topladılar henuz para yok, meyve suyu ureticileri 25 kilosuna 1 TL vereceklerini soylemislerdi. Zincir magazalarda elmanın kilosu 1.5 TL 1/5 e gore 30 kurusdan toplatmis olmalari muhtemel... Ilac, mazot, insan emegi... karsilamiyor. Ailenin tum fertlerinin bir baska yerde calisip tatillerde bahcede calismasi gerek. 7,000 donumde meyvecilik yapan arkadasima gore kucuk ciftcinin tıpkı kucuk esnaf gibi tarlasini buyuk sirketlere satip dede mirasinda isci olmasi gerekiyor. Yoksa global ekonomide basedemez.&amp;nbsp;&amp;nbsp; Peki gercekten global olmak zorunda mi dunya, global olmak kime ne yarar sagliyor?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizansdan bu yana uzerinde konusulan Toprak Reformu dusunulenin aksine mi gerceklesiyor? &lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Stefanos_Yerasimos"&gt;Stefanos Yerasimos'&lt;/a&gt;un kitabını hatirliyorum. Toprak onu isleyen emekcinindir&amp;nbsp; slogani tarih kitaplarinda kaldi. Toprak onu isleten kapital sahibinindir. Toprak sisteminde eger Carolina, Texas daki gibi bir agalik sistemi olacak ve olene kadar toprak iscisine sermaye bakacaksa ne ala.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cozum aslinda koop olmaktan geciyor. Devre mulk tapusu gibi yeni bir tapulanma modeline gidilmesi ve topraklarin yonetimi profesyonellerce yapilmasi eger toprak sahibi arzu ederse kendi topraklarinda bedeli mukabili calisabilmeli.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-187618103777131773?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/187618103777131773/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=187618103777131773' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/187618103777131773'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/187618103777131773'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2009/09/tarimda-nahos-hasat-unpleasant-harvest.html' title='Tarimda Nahos Hasat (Unpleasant Harvest in Agriculture)'/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-5582109426742361397</id><published>2009-09-19T19:33:00.001+03:00</published><updated>2009-09-19T19:43:46.987+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='woman'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='society'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Turkey'/><title type='text'>Kahire Han Halil Carsisi Dansöz  Elbiseleri (Cairo Khan Halil Market Belly Dancer Dressings)</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Necip Mahfuz'un kaleminden tanimistik Han Halil'i Kahirenin unlu kapali carsisiydi. Simdilerde burasi uzakdogu icin epey meshur. Zira Cinli hanimlar gobek dansi ogrenmeye buraya gelip giysileri de buradan aliyorlar. Aerobics yerine dans ederek zayiflayacaklarmis. Neden Turkiyeye gelmiyorlar acaba? Malum Turkiyedeki gobek dansi ile Misirdaki birbirinden farkli. Bizdekiler yeteri kadar uzakdogululara cekici gelmedi sanirim. Baston dansi ile unlu Misirli kadinlar sahnede yaptiklari ile erkekleri hosnut ediyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;60 li yillarin ortasi din adaminin genc hanimi kadinlar arasinda gobek dansi yaparmis. Isiklari kapatir, abajura kirmizi lamba takar ve oynarmis.&amp;nbsp; Sanirim komsulari kendilerine eglence yolu bulmuslar. .O zamanlarin gazeteleri gazinolardaki dansozleri anlatirdi , mecmualari da... "Imamin Karisi Sevtap" adi ile gazetlerde gorundu... Sonra TV hayatimiza girdi gazinolar bitti, evlerde baska baska programlari seyreder olduk.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Bir zamanlar TRT Televizyonunda yasakti gobek dansi gosterisi. Bence cok yerinde bir karardi, yilbasi gecesi 12:00 den sonra bir kadini oynatmak! Sonra yillar gecti onlardan daha acik sacik erkekler ve kadinlar bir arada TV ekranlarda gures gibi danseder oldular, dansoz kavrami onemli hale gelmisdi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Yillar gecti ve yurtdisinda Turk gecesine yogun istek uzerine dansoz getirdim. Economy politics e doktorasina devam eden Isil protestosunu gosterdi.   Simdi kendisine hak veriyorum tabi o zaman anlamamistim. Yari ciplak bir kadini ortada oynatmak ne kadar iyi olabilir, guzellik yarismasi altinda kizlarimizi sahnede salina salina yurumeleri gibi fevkalade rahatsiz oldugum bir davranis... Sonra TV de dansoz modasi sondu gitti..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu topraklarda sanirim Romadan beri varolan bir unsur... Sirklerin kadini ayi oynaticisi Teo dan bir imparotorice cikartabilmis topraklar buralari...  Bizim kizlarimizda Teo olmak istiyorlar mi acaba? Kimbilir...&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Edebali den bu yana ne kadar degismis Turk boylari.. Esir pazarinda anadan uryan kadin kiz erkek secen bir topluma donusmusler. Oysa Selcuklu da aynisi var miydi acaba, ya da Germiyanogullarinda, Akkoyunlulularda?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadini bastaci eden, yonetimde her daim ona yer veren, analarin ayaklarinin altini cennet diyen dusune saygi duyuyorum...&amp;nbsp; Bu vesile ile Bayraminizi kutluyor, tum analarin&amp;nbsp; ellerinden opuyorum... &lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-5582109426742361397?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/5582109426742361397/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=5582109426742361397' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/5582109426742361397'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/5582109426742361397'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2009/09/kahire-han-halil-carsisi-dansoz.html' title='Kahire Han Halil Carsisi Dansöz  Elbiseleri (Cairo Khan Halil Market Belly Dancer Dressings)'/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-3374626727611486916</id><published>2009-09-12T11:00:00.007+03:00</published><updated>2009-09-12T12:31:13.949+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='building standarts'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='politics'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='economy'/><title type='text'>Istanbul Sel ve TOKI (Flood &amp; Mass Housing)</title><content type='html'>Istanbul 9.10.2009 da bir sel felaketi ile karsilasti. Selin nedeni asiri yagan yagmurlar ve dere yataklarina yapilan evlerdi dendi... (Istanbul experienced a deadly flood recently. Heavy rain and buildings on creek banks were the reason according to the authorities)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dere yataklarina bina iznini kim verdi? Buralarda imar planlarini kim yapti? Buralara tapuyu kim verdi? Imar ve Iskan Bakanligi, Valilik, Belediye, Siyasi partiler ve buralarda yonetici, calisan ve bunlara cikar karsiligi oylarini verenler, insaat muhendisligi okullari hepiniz suclusunuz... Sistem ayaga kalk sen de suclusun... Ama merak etmeyin hicbirinize birsey olmayacak, olamaz zira Demirel'in soyledigi gibi "ucunu cekerseniz sistem cozulur..." Siz rusvet almaya, tapu muduru tapu dagitmaya, belediye baskani odenegim yok yikmaya diye devam ettigi muddetce yine Demirel'in dedigi gibi "doga gelir gecmis donem kirasini alir ve gider"...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TOKI kendi imar planini kendi yapiyor. Sehrin muhtelif yerlerine devasa binalar yaptiriyor ne trafik, ne su, ne kanalizasyon umrunda degil. zira borclu, para lazim kendisine... Borclu tapu muduru gibi parayi verene izini veriyor... Doga gelecek kirasini alacakmis alsin, o zamana kadar TOKI nin yoneticileri burada olmayacak ki kimin umrunda?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oklar Istanbul ve etrafindaki belediyelere cevrilmis durumda, oysa Anadolunun bir cok belediyesinde denetimsizlik, cikar hat safhada. Ege sahillerindeki belediyeler gorevini yapmiyor. Yalova'da dereye ulasan sulama kanallari kapatildi. Belediyeye encumen olarak giren kendi cikarlarina uygun insaat yapiyor. Kimin umrunda... Muteahit olan tanisim yaparim cikarim katlari cezasi ne ise veririz diyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dere yataklarinda 300 metreye insaat yapilmayacakmis... Inonu'nun dedigi gibi "Hadi canim sende..." Turkiyenin bircok fabrikasi dere yatagina birkac metrede... Cocuklugumda Ayamama deresinde ordek ve kurbaga vardi...  Vitra nin onunden gecen dere o zaman olmayan Bakirkoy iskelesinin oradan denize acilirdi. Ayamama ise Yesilkoy ile Atakoy arasindan... İlkokulu bitirdigimde C motellerin oradan denize girmek olasi degildi lagim kokardi deniz... Ne zamanki Ikitelli ve  bagcilar koylerindeki tarlalar fabrika ve ev oldu Makrikoy (uzak koy) de yasanmaz oldu. Bakirkoy eski Bakirkoy degildi.. Gelisen Turkiye atik sistemini kurgulayamadigindan lagimlari Istanbul'un derelerine actigindan sonuc hazin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Teknik universitede ki hocalarimiza kimse bir sey demiyor onlar da suclu evet ITU Insaat Muhendisliginden 50 mezunu buyuklerim ayni seyi soyluyorlardi. Insaatlarin lagimlari yanibasindaki  acik derelere verilir... Sonra belediye bunu halleder. Oysa onlar bu ulkenin mimarlari, muhendisleri idi... Mikdat'i goruyorum TV konusmalarinda gayet ciddi konusuyor, kimse dinliyor mu onu acaba, dinlese anliyor mu? Insaat muhendisliginden kimse konusmuyor neden? Belediye Fen isleri mudurleri Istanbulda genelde ITU den cikar. Bu mu ogretildi bugune kadar bu cocuklara? Yoksa siyasi partinin, merkezin emirleri karsisinda ezildiler mi? Tipki cuzdanlari ile rusvet ikilemi arasinda sikisan hukuk sistemi calisanlari gibi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki ya cozum:&lt;br /&gt;1. Okullarda bu isin onemi anlatilmali, basin ve radyo kanali ile yapilanlarin ne zarar oldugu vurgulanmali&lt;br /&gt;2. Siyasi partilerdeki kan emicilere ulke ekonomisine yaptiklari zarar kafalarina vura vura ogretilmeli&lt;br /&gt;3. TOKI gibi kuruluslara imar planini ben yaparim ben bilirim deme yetkisi verilmemeli&lt;br /&gt;4. Sadece BAKANLIK oluru ile is yaptirilmamali (Turizm Bakanliginin koylari pazarlamasi ornegi)&lt;br /&gt;5. Muhendis odalari ve birliklerinin denetimi ve calismasi saglanmali&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-3374626727611486916?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/3374626727611486916/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=3374626727611486916' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/3374626727611486916'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/3374626727611486916'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2009/09/istanbul-sel-ve-toki-istanbul-flood.html' title='Istanbul Sel ve TOKI (Flood &amp; Mass Housing)'/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-7815371464108345884</id><published>2009-08-30T16:48:00.005+03:00</published><updated>2009-08-30T17:05:49.258+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nato'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='politics'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='middle east'/><title type='text'>NATO Kendini Yeniliyor/ NATO Reinvents Itself</title><content type='html'>NATO kendini yeniliyor. NATO nun kurucuları ve ortaklari artık "North Atlantic de dusman kalmadi. Varsova pakti kendini yoketti. Yesil kusak da ve baska yerlerde dusmanlar var." diyor. Dusman eskiden okyanus ve daglar otesinde dunyanin bekcisinin sempatizanlarinin topraklarinda catisirken 9/11 ile beraber savas birden anakaraya sicramisti. Yeni NATO bunun icin mi kurgulanacak, bu durumda yilanin basi kucukken ezilmesi icin yerel polis, itfaiye, zabita ABD nin kuvvetleri tarafindan egitilecek, sokak kamera sistemleri Guney Afrika, Turkiye, Saudi Arabistan vs her turlu yerden veriyi oldugu yerde degerlendirip ilgili veriyi disari ile paylasacak. Dunyanin en buyuk entelajans servisi NSA, CIA vs olmayacak. Bundan sonra NATO en buyuk veri ambari olacak bundan analizleri yapabilenler ise yine Boston daki okuldaki cocuklar mi olacak? NATO acaba ticari anlamda da bir olusum icine girecek kredi saglayan bir IMF ya da Dunya Bankasi mi olacak?&lt;br /&gt;Kimin nereye gittigi, kimin ne alisveris yaptigi, harcamalarindaki artis, hayatindaki degisim, para hareketleri... Acaba NATO merkezi para hareketleri birimini de kurar mi bir nevi parasal suclari arastirma enstitusu... Yalniz bu durumda ulusal bagimsizliklar bitecek mi? Olasi bir isgalde kullanilmak uzere birimlere temin edilen silahlar, paralar nerede ve nasıl saklanacak?&lt;br /&gt;11 akil adamin toplantisinda bir de Turk var. Nereye kadar nasil bir plan cizilecek bu yeni duzende Turkiye nasil yer alacak? Bogazlar, Ankara, Dogu Anadolu, Ege, Karadeniz temsilcileri mi? Belki Italya Kuzey, Orta, Vatikan ve Guney olarak bolunecek.  Almanya Wilhelm oncesine donecek mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Once Mora, ardindan Girit, sonra Afrika bilahare 1912 de Balkanlari kaybeden, I. dunya savasindan yenik cikan, Ikinci dunya savasi sonrasi iyice zorlanan bu ulke 50 sene boyunca ABD yardımları ile ayaktaydı. Ya simdi yeni NATO ile ne olacak?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-7815371464108345884?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/7815371464108345884/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=7815371464108345884' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/7815371464108345884'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/7815371464108345884'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2009/08/nato-kendini-yeniliyor-nato-reinvents.html' title='NATO Kendini Yeniliyor/ NATO Reinvents Itself'/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-2586967045172200936</id><published>2009-08-23T19:37:00.001+03:00</published><updated>2009-08-26T20:05:53.398+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='economy of garbage'/><title type='text'>Grundig TK23, Fridigaire, Miele, Video2000 &amp; I</title><content type='html'>30 lu yillar evde radyo var. 40 li yillar vinly plaklar...50 li yılların sonu evde bir Grundig var ses kayit cihazi. Herkesin sesi kayit edilmis. Sarki soyleyenler, gunluk konusmalar. O zamanlar ithal edilen hersey cok yuksek bedellerle aliniyor. 60 larin ortasi yine Grundig bu sefer 45/33/78 calan pikap, radyo, teyp unitesi beraber. 70 li yılların basi kaset calar zamani, artik kaset calarim var. Yillar geciyor 70 li yillarin ortasinda italya'dan kayis vb parcalarini alip tamir ediyorum yine calisiyor. kaset calarim bozuk cope gidiyor. Artik CD calarim var. 80 li yillarin sonunda tekrar dinliyorum manyetik bantlar bozulmaya yuz tutmus... 90 li yillarin sonu CD calarim bozuk tamir olmuyor, TK23 de hala dinliyorum. MP3ler geldi bir MP3 calarim var. Bilgisayarimda da sarki dinliyor, film seyrediyorum. Laptop bozuldu tamir ettirmedim cope gitti, zira tamir parasina yenisini veriyorlar. TK23 hala bende calisiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine 50 li yillarin sonu evde buzdolabi ve camasirmakinasi tombul seyler hizmet ediyorlar herkese. Sonra yerli mallari geliyor ama bizim emektar calisiyor. Yerli mali gidiyor bir baska Amerikan mali geliyor, emektar yine calisiyor. O Amerikan mali gidiyor bizim emektar hala calisiyor. Yerli mallarini hurdaciya bir plastik legene veriyoruz. Eski buzdolabi Fridigaire&lt;span style="font-style: italic;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="visibility: visible;" id="main"&gt;&lt;span style="visibility: visible;" id="search"&gt;&lt;cite&gt;&lt;/cite&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;hala calisiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;VHS, Betamax savasi var.  8/16 mm filmlerin yerini aliyorlar. Grundig v2000 aliyorum yil 82 ayni bedele Irakli arkadasim bir Murat 124 aliyor. Zaman bu sefer hizli geciyor. Daha kisa zamanda Grundig absolute oluyor. Biraz once calisan makinayi hurdaciya birakiyorum kilosu0.280 liradan 3 TL aliyorum... Arkasindan bakiyorum onlarca insanin emegi onlarca kalip vs tuketim ekonomisi tuketti ve atti diyorum kendi kendime. Hurdaci uzgun oldugumu gorunce ileride elektronik pazari var cumartesi gunu acikpazar 25 TL verip orada sergi acarsan bunlari 20 TL ya satarsin diyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendime bakiyorum onlarca yil egitim aldim, kendimi gelistirdim, ekonomiye ve insanlara yararli bir birey oldum.  Birileri benim copluge gitmeme karar verecek gunun birinde. Hastalandigimda doktor buna bu kadar masaraf yapmayin diyecek fisini cekin... Ya da isveren kesin diyecek daha ucuzunu buldum o bana uretim yapacak! Ya da birileri hala degerli oldugumu dusunup TK23 muamelesi yapacak...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-2586967045172200936?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/2586967045172200936/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=2586967045172200936' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/2586967045172200936'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/2586967045172200936'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2009/08/grundig-tk23-fridgere-miele-video2000-i.html' title='Grundig TK23, Fridigaire, Miele, Video2000 &amp; I'/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-346948725224748579</id><published>2009-08-16T14:18:00.002+03:00</published><updated>2009-08-26T19:37:08.621+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='economics'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='politics'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='middle east'/><title type='text'>Dubai den izlenimler.. (Dubai Observation).</title><content type='html'>Atlantic City, LasVegas, Macau, SunCity, Dubai...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Batakliklari insanlarin yasayacagi bir yere cevirmek istediler... Oralarda yenilikler yaptilar... Insanlar is guc sahibi oldu, cekim merkezi oldu. Oyle herkesin sevmedigi islerdi kumar, zevk evleri, kadinlari, erkekleri.. Tazi yarislari, musterek bahisler...Toplumun epey uzaginda gozden iraklardi... Aynisini colde yaptilar... Atlantic city ve Las Vegas... Laissez Faire modeli ile paralar kazanildi, san sohret, kumar, icki, uyusturucu... Firlayan gayr-i menkul degerleri bu sene birden yerlerde...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dubai simdi degisimde, en buyuk binalar, eglence.. Colun icinde... 50'lerde su kuyusu sahibi olmak en iyi kazanc yolu idi simdi ise petrodolar akiyor ama ne zamana kadar fake bir dunya. Bir zamanlar Beyrut vardi simdi Dubai... Hub and Spoke oldu ucak sirketleri icin. Gel yol ustu ugra eglendirelim seni sonra devam et...  Develeri yaristiralim, uzerinde celimsiz jokeyler genc cocuklar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bangaldes'in Gazipur sehrinin kucuk cocuklari deve jokeyi olmak icin 7-8 yaslarinda Dubai ye getirildiler. UN sayesinde 2005 den beri bu ticaret son buldu, UAE cocuk basina 5000 USD odedi, cocuklar anadillerinden daha iyi Arapca konusuyorlar.  Bu cocuklar simdi ne yapacak?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Egitim hayli degisken yerel okul, Japon, Ingiliz, Amerikan vs... Parasi olan intl school... Peki bu bolluk icinde simarmis insanlar olacak mi orada da? Egitim bitecek kolay yoldan para kazanip harcayacaklar mi? Dubai bir moda iconu olup sonra tuketilip atilacak mi? Yunan adalari, Ispanya kiyilar, Bodrum vs gibi? Ya da mango, zara gibi bir donem giy at... Ya sonra... Yer mi bitti, aya seyahatlar basliyor bile...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ABD ye Avrupaya eglenmeye gitme bak burada eglence var. Sonra...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni bir islam modeli mi gelisiyor? Saudi, Kuwait, UAE, Umman, Iran, Malezya, Indonezya... Hepsi farkli? Alisveris merkezlerinde ezan sesi duyuluyor her vakit.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ilimli islam modeli UAE de hayli farkli her ne kadar AVM'lerin icinde ezan sesi duyuluyorsa da AVM lerda gezen insanlarin ayaklari sipidik, makyaj tam hayli uzaklar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Irak, Lubnan, Iran, Pakistan vatandasi gel buradan ev al, residence verelim sana, ulkende birsey olursa buraya kacarsin ama bunun da bedeli var. Peki bu paralar nereye gidiyor? Kimin cebine neyin finansmani icin?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hoscakal Dubai...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-346948725224748579?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/346948725224748579/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=346948725224748579' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/346948725224748579'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/346948725224748579'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2009/08/dubai-den-izlenimler.html' title='Dubai den izlenimler.. (Dubai Observation).'/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-4575613501036688521</id><published>2009-08-09T09:57:00.000+03:00</published><updated>2009-08-09T10:28:50.588+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='life issues'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='capitalism'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='energy'/><title type='text'></title><content type='html'>Enerji, Kapitalizm, Hizmet, Yasam   (Energy, Capitalism, Service, Life: moving from "I consume I am" to "I respect I am". New energy, new vegatation, no more longer life motto for a serene world)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sadece insan kas gucune dayali sistem bugun de devam etseydi, Osmanli bugun bile ayakta olurdu. Ne zamanki bati kas kuvvetini altedecek onun onlarca katini komur ve petrolden elde edince birim zamanda daha fazla isteyince olan oldu. Bir de uzerine balkanizasyon gelince yani nasyonalizm Osmanli imparatorlugu da Rus Carligi da yokus asagi gidiverdi. Yeni enerji kaynaklari ve nasyonalizm imparatorluklari bitirdi, yeni imparatorluklar olusturdu... Enerjinin sahibi dunyanin da duzenini degistiriverdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Simdilerde ise farkli bir enerji turu ariyoruz, global koyden bahsediyoruz. Yani uretim bir yerlerde tuketim ise farkli yerde olacak diyoruz. Urettigin yerde tuketmek yerine uret, sakla, tasi ve uzaklarda tuket. Yani hizmet ekonomisi. Peki nereye kadar? Bu dunya 10 milyar nufusu gecince? Tıp bir yandan 120 yasi hedeflemis durumda. Eskiden 50-60 iken bunun iki katina cikartmak amaci ile calisiyorlar. Kime yarari var? Bu ilaclari yapanlara, bu sistemde varsil hayat surenlere... Sermaye transferi hastanelerde olusuyor. Hastanelerde dogup, hastanelerde oluyoruz. Oysa eskiden evde dogulup evde olunurdu. Hatta bahceye gomulunurdu. Evin ahcisi, temizlikcisi, berberi, avcisi, ekmekcisi, terzisi, sivacisi hepsi ama hepsi ayni evde koydeydi. Koy yok oldu, sehir var oldu. Evin hanimi ve beyinin fonksiyonlari birer meslek haline geldi. Golge oyunu sinema olurken, meddah standup komedyene donusurken. Amerikan koylusunun mizikasi, Makedon, Turk, Arap koylusunun kavali, yanik sesi bireyin/toplumun eglence dinlencesi idi, kitap bireyin kendi kendine dondugu sakinlesme ortami iken internet bireyin kitabi, sinemasi eglencesi oldu. Bilgi ucuzladi, bollasti. Kalitesi sorgulanir oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni topraklara, enerji kaynaklarina, havadan beslenen bitkilere ihtiyacimiz var. Topraksiz alanda yeserecek bitkiler besn kaynagimiz olacak mi? Hayvan tuketiminden zamanla vazgecek, ilk insanlardaki gibi bir yasama mi donecegiz? "I consume I am" sloganini unutacagiz belki o gunlerde "I respect I am" diyecegiz belki.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-4575613501036688521?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/4575613501036688521/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=4575613501036688521' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/4575613501036688521'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/4575613501036688521'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2009/08/enerji-kapitalizm-hizmet-yasam-energy.html' title=''/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-6385859163415652920</id><published>2009-08-09T09:48:00.002+03:00</published><updated>2009-09-05T18:23:46.736+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='interrnet'/><title type='text'>Internet ve Mahremiyet (Confidentiality)</title><content type='html'>Internet ve Mahremiyet (Internet and Confidentiality)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Video conference yazilimlarini kullaniyor musunuz? Hani su saatte hep beraber bir server uzerinden baglanip dunyanin uc kosesindeki insanlarla konusmanizi ortadaki server sayesinde bilgiler sesler akip gidiyor. Ne kadar guvenli? Ticari sir niteliginde konusmalar burada olabilir mi? Rakipler buraya login olup veriye ulasir mi? Ya da servis saglayicidakiler bunu menfaat karsiligi bir yere verebilir mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Resimlerinizi flicker facebook vb onlarca yere koyuyorsunuz. Sonra birileri gelip "tag" atiyor kim kimin ne hali varsa goruyor. Bazi ahlak yoksunu erkek ve kadin ise iki kisi arasinda gerceklesenleri webde yayinliyor her ikisi de bunu bilerek mi yapiyor yoksa sadece biri digerine karalamak icin mi yapiyor? Bu noktada sansur mekanizmasi olmali diyorum ama bu seferde karsimda benim blog siteme mustehcen diye yasak koyan bir mekanizma cikiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cocuklariniza, ailenize, etrafinizdaki is arkadaslarinizi uyarin bundan sonra belki 3 vakte kadar  burada yazilanlar aleyhlerine kullanabilir. Aman dikkat...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-6385859163415652920?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/6385859163415652920/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=6385859163415652920' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/6385859163415652920'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/6385859163415652920'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2009/08/internet-ve-mahremiyet-confidentiality.html' title='Internet ve Mahremiyet (Confidentiality)'/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-7016278060020083709</id><published>2009-07-30T20:55:00.000+03:00</published><updated>2009-08-02T19:03:31.606+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='religion'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='middle east'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;a href="http://www.the99.org/images/news/items/iart720.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 105px; CURSOR: hand; HEIGHT: 147px" alt="" src="http://www.the99.org/images/news/items/iart720.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Doksandokuz adi ile bilinen bir Cizgi Film &lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;(a cartoon named The ninetynine) &lt;/strong&gt;&lt;a href="http://www.the99.org/art-1-33-Articles-1-3-724,ckl"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2001 yilinin Eylul ayinda yasananlarin ardindan bir psikolog cizgi karakter romani yapmaya karar verir. Ona gore Allah'in 99 ismini kullanarak Musluman, Hristiyan, Yahudi ve Hindu hepsi bir araya gelecektir. Cunku bunlarin hepsi cizgi romanindaki o karakterlerin tek bir dine ait olmadigini hepsinin kendinden olacagini dusuneceklerdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fikir babasi Kuveytli bir doktor Naif Al Mutawa, dedigine gore bu romani Islam'i teroristlerinin elinden almak icin dusunmus ve yazmis, ilk iki yıl hic bir kadin figur basini ortmemis zira finansman sorunu yasayacagini dusunmus. ilk cevrim finansmani saglayan Dubai, bir sonraki round finansmani ise Saudi. Bunun ne kadar dinler arasi oldugunu dusunemiyorum, Baba Naif ya dinlerden bi haberler ya da yeni bir olusum icindeler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gectigimiz sene Forbes dergisi THE 99'i dunyayi saran 20 pop kultur urununden biri olarak gormustu. 99 superhero'nin her biri Allah'in Kur'andaki 99 adindan biri olarak aniliyor, her biri Dunyanin farkli ulkesinden geliyor, hic biri duzenli olarak ne ibadet ediyor ne de Kuran okuyor ne de baslarini ortuyorlar... Zira onlar tum dunyanin dinlerinin insanlari. Naif beyin hikayesi 1258 de Bagdad'in Hulagu Han komutasindaki Mogol isgaline dayaniyormus. Dicle nin kenarindaki buyuk kitapligin yikilmasi sirasinda kutuphane memurlarinin farkli bir ilac ile bu bilgileri tas haline getirip nehire sonraki nesillerin faydalanmasi icin atmalari ile basliyor boylece 99 tas dunyanin 99 ulkesinde bulunuyormus. USA, Turkiye, Suudi, Portekiz, Macaristan, Endonezya... Turkiyeden erkek "Kaldirac", Filipinlerden olan kadin "Seven", Sudan dan bir erkek "Dinleyen", Macaristandan erkek "Birlestiren", Ingiltereden kadin "Rehber"...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Teshkel Media cizgi roman icin olusturdugu web sitesinde tum karakterler var. Ayrica bilgisayar oyunlari olarak da oynayabiliyor derginin tanesini 2 USD civarinda online satin alabiliyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.the99.org/"&gt;http://www.the99.org/&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ucretsiz olarak indirebileceginiz bir kopyasi ise asagidaki linkte mevcut&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.the99.org/include/contn/SjFQtsQT_storm.pdf"&gt;http://www.the99.org/include/contn/SjFQtsQT_storm.pdf&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BBC de yapilan ingilizce roportaj icin&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.bbc.co.uk/worldservice/arts/2009/07/090723_the99.shtml"&gt;http://www.bbc.co.uk/worldservice/arts/2009/07/090723_the99.shtml&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Islam acisindan uygun olmadigini bir cok yerde yorumlarda rastliyorsunuz. Sanirim Hristiyan, Yahudi ve Hindu larda benzeri buyuk olasilikla vardir.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://blogs.muxlim.com/Buzz/why-i-created-islamic-super-heroes/"&gt;http://blogs.muxlim.com/Buzz/why-i-created-islamic-super-heroes/&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ticaretin bin turlusu yapiliyor, kimisi dualari kitap haline getiriyor basiyor para karsiliginda satiyor, kimileri cizgi filmler yapiyor, kimileri de hayallerini farkli bicimlerde bazilarinin istedigi sekilde bicimleyip pazara sunuyor. Serbest pazar ekonomisi... Gorunen o ki Baba Naif bundan epey nemalanmis... &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-7016278060020083709?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/7016278060020083709/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=7016278060020083709' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/7016278060020083709'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/7016278060020083709'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2009/07/doksandokuz-adi-ile-bilinen-bir-cizgi.html' title=''/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-2729545970174078894</id><published>2009-07-25T20:56:00.000+03:00</published><updated>2009-07-24T21:05:12.136+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='society'/><title type='text'></title><content type='html'>Hirsizin Oglu Hirsiz Olur mu?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazilim sirketi olan arkadasimin yaninda calisan eleman bir oglen mecidiyekoye gidiyor bir daha gelmiyor. Zira iflas etmis olan babasina cek vermeyen bankadan cekleri oglunun adina alip karsiliksiz cekleri yazan baba bi zahmet cocugunu bundan haberdar etmiyor. Cocugun adina davalar aciliyor. O gun metroya binerken kimlik kontrolunde polise kimligi gosterince kimlik numarasindan aranan oldugu ortaya cikiyor. Karakola goturuluyor. Tutuklaniyor mahkemeye cikiyor. O sirada babasi ve annesi de geliyorlar. Annesinin gozlerinde yas, babasi guluyor adama bak ne hale geldi diye. Polis ise neden soylemedin hic bakmazdim kimligine diyor herkes aciyor cocuga.. Arkadaslarim cocuga acidiklarindan onun adina cocugun belki 12 aylik maasini yatiriyorlar ve cocuk ozgurlugune kavusuyor. Parayi odemesini ya da bir senet imzalamasini isteyen arkadasima oglen yemege cikiyorum diyor ve esyalarini toplayip bir daha gelmiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Babasi kiracisymis. Babasi oldukten sonra da kiraci olarak kalmislar. Isleri bozulunca kacak elektrik kack su kacak telefon herseyi farkli kullanmaya baslamislar. Kiraci olanin oglu ile mulksahibin oglu tanismislar, mulk sahibinin ogluna yardim etmeye calismis. SAP danismani olmus kiracinin oglu. Kiraci 15 aylik kirayi carpip kacmis. Kiracinin oglu tum iliskileri kesmis sirra kadem basmis...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Su testisi su yolunda kirilir... Adamin kendisi ne ki cocugu ne olsun. Verebilecegi egitim kendisi gibi olmasini saglar.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-2729545970174078894?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/2729545970174078894/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=2729545970174078894' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/2729545970174078894'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/2729545970174078894'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2009/07/hirsizin-oglu-hirsiz-olur-mu-yazilim.html' title=''/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-1891050250327585325</id><published>2009-07-18T17:12:00.000+03:00</published><updated>2009-07-18T17:32:03.964+03:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Hindistan, Endonezya ve Turkiye de Kacak Elektrik Kullanimi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dunyanin her yaninda var. Ister gecekonduda otursun ister koyde ister sehirde. Elektrik aciktan tasindigi muddetce caliniyor, birim fiyat yuksek olunca caliniyor, toplum ahlaksizlastikca hirsiz her daim caliyor ve bunu da bu konuda egitim almis kisiler yapiyor. Ne kadar az calinirsa birim fiyati o denli dusuk olacak kimse anlamiyor. Kapitalizmin siarini soyluyor "zengn olacagim, su anda olacagim, gerekirse malzemeden, iscilikten calinabilir herseyden calarak zengin olacagim"...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hindistanin gecekondularinda uc priz baglamanin bedeli 6 USD/ay bunun yerine kacak elektrik kullanmayi yegliyorlar. Bombay de faaliyet gosteren fabrikalar da kacak elektrik kullanarak rekabetci olmaya calisiyorlar. Ama nereye kadar?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Endonezyadaki vatandas elektrik sayaclarini daha az donecek sekilde ayarlayanlari yakalayan elektrik idaresi hatlari kesiyor cezali duruma dusuruyor ama ne care sistem yine calisiyor. Fabrikalar orada da kacak elektrik ile calisiyor. Zira rusvet denen sistem siyasi partileri besliyor. Ama nereye kadar?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Trakyadaki fabrikalarda "1 faz 1 toros" olarak bilinir ve elektrik teknisyenlerine araba verilerek kacak elektrik saglanir bu sekilde uretimde rekabet saglanirdi. Namusu ile elektrik kullanin ise maliyeti %30 daha fazla oldugu icin yoklouyordu. Bunu buyuk dusunecek ne muhendis ne de sefi olmadigindan goz yumuluyordu.  Ama nereye kadar?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Istanbulda onlarca atelyeler var elektrik kacak. Memur okuma yapmiyor, kesmesi gereken elektrigi kesmiyor. Elektrik idaresi sayac binaya ait iken kontrati kiraci yapmis oldugu halde mulk sahibinin sayacini gasp ediyor. Yeni kiraci geldiginde ise bunu mulk sahibinden tahsil etmeye calisiyor zira amirlerine karsi zor durumda kaliyor.  Hukuk sistemi calisamiyor zira arkasinda duracak erk yok... Nereye kadar?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amerikada kacak elektrik kullanimi gordunuz mu? Elektrik ne kadar ucuz degil mi?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-1891050250327585325?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/1891050250327585325/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=1891050250327585325' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/1891050250327585325'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/1891050250327585325'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2009/07/hindistan-endonezya-ve-turkiye-de-kacak.html' title=''/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-3294139810849054732</id><published>2009-07-11T19:11:00.000+03:00</published><updated>2009-07-11T19:11:00.319+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Turkey'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='politics'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div style="font-weight: bold;" align="left"&gt;Kenan Evren Neden Intihar Etmek Ister?&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt; &lt;/div&gt;"Eger beni yargilamaya kalkarlarsa intihar ederim" demesi bilinc disi sarfedilmis bir cumle diye dusunuyorum. Hele hele Tunceliden Kamer beyin asagidaki yazisini okuyunca bunun da talihsiz bir demec oldugunu dusunuyorum.  Semavi din ogretilerine gore bir kisinin kendisini oldurmesi gunahtir... Kenan Pasa hangi dine mensup? Sintocu Japonlar serefleri icin intihar ederler. Kenan Evren ne diye intihar edecek, yargilanmak kotu diye mi yoksa yargilandiginda kendisine ceza gelecek diye mi? Yargilanmak illa ceza almak midir? Yargilanip beraat edenler de vardir. O zaman bu korku niye? Demirel o kadar alasagi edildi, yargilandi neden intihar ederim demedi. Ecevit, Turkes, Erbakan herkes yargilandi... Bu yargiya guvenmiyorum mu yoksa ben yargidan ustunum mu yoksa yoksa hic kimse Turk ordusunun bir pasasini yargilayamaz mi demek oluyor? Turk ordusunun bir bireyinin yargilanmasi ordumuzun serefini, onurunu zedeler mi? Hayir aksine onun da seffaf oldugunu ve yanlis hesabin Bagdat'tan dondugunu gosterir...&lt;br /&gt;&lt;div align="left"&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="left"&gt;"...12 Eylül, birçok masum inanın ölümüne, işkence görmesine, işinden ve aşından olmasına neden olmuştur.  Eğer birileri ’Kanunu beklemeyeyim, cezamı kendim çekerim’ derse kendisini tebrik ederiz. Kenan Evren de öyle kahramanlık yapmasın. Kendisi büyük bir suçludur. Tavsiye ediyorum, bugünden tezi yok intihar etsin..." Kamer Genc&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;11 Eylul'de gozumun onunde bir polisin kolu koptu sishane de ne oldugu belirsiz bir pankarti indireyim derken yaralandi. ustelik hic bir sol fraksiyona ait gibi degildi o pankart... O aksamustu bir olaganustu durum vardi her yere tanklar cikmis sokaklarda askerler dolasiyordu ve o gece kac kisi oldu kimse soylemedi. Belki de hic olmedi ve sabaha karsi onun sesi ile uyandik...  Acabalar kafalari kurcaliyorken gelecek nesillere olan sorumlulugumuz nedeni ile Evren pasa, Tahsin Pasa tum komutanlarimiz neden ve nasil oldugunu aciklamadirlar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-3294139810849054732?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/3294139810849054732/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=3294139810849054732' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/3294139810849054732'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/3294139810849054732'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2009/07/kenan-evren-neden-intihar-etmek-ister.html' title=''/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-8169690710418335953</id><published>2009-07-03T08:15:00.000+03:00</published><updated>2009-07-04T10:53:33.745+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='economics'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='education'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='religion'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div style="font-weight: bold;"&gt;4 Din Adami 10 Ateist ve Ingiltereden Bir TV Show...&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;Kendilerini Ateist olarak tanitan ya da oyle oldugu 4 din adami tarafindan tasdiklenmis olan on kisi bir TV programina cikacaklar ve bu TV programinda Yahudi, Hristiyan, Musluman ve Budhist 4 din adaminin telkinlerini dinleyecek olan bu kisilerin arasindan Ateistlikten vazgecip bu dort dinden birine gececek olanlarin arasinda yapilan secim sonucu Yahudi ve Hristiyan olanlar Kudus'e, Musluman olan Mekke'ye, Budhist olan ise Tibet e gidecek... TV ekranlarindan haftalar boyunca ikna seanslarini ve yarismasini seyredecegiz. Oylar verilecek evet evet bu adam iyi dinledi, dinin gereklerini ogrendi basin SMS leri... Kazansin TV programi, eglensin siradan insanlar...&lt;br /&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Birkac acidan bakabilirsiniz; dinler arasi yarisma, ateistlere karsi saldiri, eglence programi, dinsizlere egitim, Yahudi ve Hristiyanlara Islam/Muslumanlara Yahudilik ve Hristiyanlik egitimi? &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bana gore bu insana onun dusuncesine hakarettir, inanlara kufurdur.  Ayrımciligin en ust ornegidir. Yahudilige, Hristiyanliga, Islama, Budizme, Ateistlere hakarettir.  Herkesi asagilamaktir. Yuce TV imparatorunun eglencesi olmaktir.   Tanriya inanmiyorum diyen bile inanmiyorum diyerek "supreme power" varligini kabul etmektedir. Inananlar ve inanmayanlar top yekun boylesi yarismalara karsi cikilmalidir.  Zira bunun arkasinda senin din adamin, benim din adamim gibi bir gariplik ortaya cikacak, toplumda Ateist, Nihilist vb gruplara karsi gaddar tavirlar ortaya olusacaktir.  &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Eger amaciniz gercekten toplumlari egitmek ise bunun yolu bu tip yarismalardan gecmez. Devlet TV istasyonlari ile ticari olarak varligini surdurebilmesi reklam gelirine bagli olan bu tip medyanin savasi sonucta insanlari bambaska yone surukleyecek gibi gorunuyor. Bu gibi olaylarin onune gecilmesi ancak "ozdenetim" ile mumkun olabilir. Sansurcu denetimden az cekmedik, ama sansursuz olmasi da epey goturuyor bu durumda hepimizin konusmasi lazim. Mamafih kulturu ve birikimi belli kisilerin sermaye tarafindan yayin organlarinin basina getirilmesi ve onlarin tercilerini dogrultusunda yonlendirilmemiz bu sonucu dogurmuyor mu? Banka da GMY olmak icin universite ve onlarca yillik deneyim. Kamunun yonlenmesini saglayacak medyada ise ... Sonuc ortada...&lt;br /&gt;&lt;div&gt;  &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-8169690710418335953?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/8169690710418335953/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=8169690710418335953' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/8169690710418335953'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/8169690710418335953'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2009/07/4-din-adami-10-ateist-ve-ingiltereden.html' title=''/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-520002076918480070</id><published>2009-06-28T00:03:00.000+03:00</published><updated>2009-06-27T19:19:55.228+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hariiri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='boo'/><title type='text'></title><content type='html'>Her Gordugun Biyikli Baban Olmaz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Boo.com 1998 de Ernst, Patrik ve Kajsa nin kurmus oldugu muthis bir kampanya ile acilisi yapilmir bir web sitesiydi.. Sattiklari marka elbiselerdi. Maysi 2000 de iflas ettiler. Web tarihinin trajedilerinden biriydi...Ernst bu deneyimini 2001 de kitap yapip "boo hoo" yayınladı. Kimilerine gore fikir iyiydi ama saldirgan pazarlama plani bu sonucu dogurdu, kimisi JavaScript ve Flash ile calisan avatar misali Miss Boo dan kaynaklandigini soyledi. Ozellikle dial up modemler zamaninda onca programi yuklemek sorundu... Sadece 6 ayda 188 milyon USD harcayan bir sistemin batmamasi imkansizdi... Sisteme inananlardan biri de 40 milyon USD veren Lubnanli Hariri ailesinin Omnia fonuydu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Web sisteminde en iyisini dusunseniz bile zamani degilse, teknoloji yerinde degilse, ne kadar reklam yaparsaniz yapin Mr. Market knows the truth....&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-520002076918480070?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/520002076918480070/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=520002076918480070' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/520002076918480070'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/520002076918480070'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2009/06/her-gordugun-biyikli-baban-olmaz.html' title=''/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-1433132243189279894</id><published>2009-06-20T11:18:00.001+03:00</published><updated>2009-06-20T12:33:21.315+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='economics'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='photography'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Goruntu Hirsizligi veya Golge Depoculuğu Ekonomisinde Ben&lt;br /&gt;(Me, in The economy of Image Thievery or Shadow Collection) &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elimde bos bir cerceve var, gozumun o an gordugunu hapsediyorum icine. Kisilerin, topluluklarin, binaların kisacasi cevrenin o an itibari ile gercegini degil ama golgesini sabitliyorum cerceveye...  Cercevenin icine girenin haberi olmuyor; ne agacin heybeti, ne mabetteki huzur, ne o guzel kizin gulen ifadesi hic birinin haberi yok cercevelendiklerinden bu yansimalarinin baskalarinin beyinlerine de yansiyacagindan, algilanacagindan. Bundan maddi bir cikarim yok sadece manevi cikarim var. Bana bir anlik mutluluk veriyorlar. Sonrasinda depodan cikarip bakinca beni o ana goturup o ani yasatiyorlar...Bazen istek uzerine calisiyorum dakikalarca karsimdaki de biliyor onun hayalini hapsettigimi, ondan bunu ebediyete kadar aldigimi...  Ama o goruntuler ayni hazzi veremiyor.. Ya da izin istiyorum genc ciftten, ihtiyardan, cocuktan mekan ile beraber goruntusunu odunc aliyorum ondan... Bundaki haz da bir baska... Bu isi yapabilmek icin bir cihaza ve onun sarf malzemelerine ihtiyacim var. Kimi insanlar goruntulerini digerlerine, ya da kendinden sonra gelen nesillere aktarmak istiyor ve  buna belli degerler odemek arzusundalar. Makina, objektif, film, slide, tarayici, duzeltme yazilimlari, yaratici insanlar, kolleksiyonerler, aileler iste size bir sektor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;67 yılı idi sanırım ilk B&amp;amp;H film makinası ile tanistigimda... Makinanin yaninda bir kolu var ceviriyorsun zemberek kuruluyor ve 8 mm Normal film cekiyorduk. Filmi Sirkeci'de yikamaya verirdi babam sonra gecesinde makinayi kurar beyaz duvara yansitirdik 3 dakikalik sessiz   filmleri... 70ler di sanirim Canon Super 8 film makinasini Arap bir turistten hayli yuksek fiyata aldik. (Bu makina ile 2004 e kadar cekim yaptim)  ilkokulun son yılı idi babam ingiltereden bana ve  amcamin ogluna Kodak fotograf makinasi getirdi, uzerinde flash cube leri var bir defalik flashler... Makina ucuz, film ve flash ise hayli pahali.. Ortaokulda artık babam bu sefer Japonyadan bana Yashica 35 mm SLR getirmisti.  Pratik yapmak enstantane, diyafram, ASA vb uzerinde birikim saglamasi icin elimde not defterine kosullari yaziyor buna gore cekim yapiyor sonrasinda iyi kotu cikan fotograflarda hatalarimi ogreniyordum.  Mahalledekli cocukarin fotograflari, dugun dernek derken fotograf hobilikten cikip harclik cikartan is oldu bana... Lisede, universitede yillik kollari, kisilerin ozel gun fotograflari...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belli bir seviyeye gelmistim. Kendim banyo yapiyor ve forte kagitlara basiyordum. Evin bir tuvaleti karanlik odaya donuyordu muayyen zamanlarda... Film pahali oldugundan sinema filmini alip 1.5 metreden kesip eski kartuslara yukluyordum. Isin ucuz yolunu bulmustum hatta bundan gelir elde etmeye baslamistim.  Fotograf ve film satiyordum. Sirkeciden aldigim 35 mm renkli ve siyah beyaz filmi metrelere bolup renkli ve siyahbeyaz satiyordum. Bir yandan da hosuma gidenleri cekiyordum. Sepya denemeleri, ust uste baski, stereo baski, rotus,  eski fotograflardaki hatalari kalemle duzeltme, eskiden yeni uretme, foto montaj.. Dergilere abonelikler kitaplar. Sanayi fotagraficisi ITU den mimar agabey, Studyo Fotografcilari, fotoMuhabirleri (hala makinalarimin altinda Babur yazisi durur) farkli alanlardaki goruntu sihirbazlarini taniyordum.. Milliyet'in duvarlarinda spor enstanteneleri duruyordu ceken agabeyimizin zoomlari inanilmazdi bir tek onda vardi boyle makinalar. Ben inatla 6X9 Hasselblad a hayrandim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;80 li yillarda Univ of Southern Cal. Los Angeles da sinemacılık okulunda ders alirkenLeica, Hasselblad gibi sinifin en ust modelleri ile studyoda calisma olanagina ancak erisebildim... Sirkeci de fotografcilarin dukkanlari onunde epey zamanim gecerdi hayran hayran makinalara bakardim. Butcem yetmediginden Ersin amca eski bir fotografci olarak dayimin sayesinde bize zoom, tele, wideangle lensleri verirdi cekim sonrasinda kendisine getirirdik... NYC ye gittigimde farkli olmamisti kütüphanelerde fotograf dergilerine bakiyor, 47th street de "window shopping" yapiyordum. Kararimi vermistim Canon ile devam ediyordum. Canon AE-1, Canon A1, Canon T-90... Artık butcem biraz daha farkli idi ilk cikan seriyi alabiliyordum. Los Angeles daki gunlerimde ise Seattle Film Works ile karsilastim. Seattle daki girisimciler benim yillar once yaptigim gibi sinema filmlerininde dia yapiyor hem de bunlari print+dia olarak veriyorlardi. Model universite ogrencilerini hedef almisti. Universitelere astiklari ilanlarla musteri topluyorlardi.  Once adresinize iki adet bedava film gonderiyorlar process icin Seattle a on odemeli zarf ile gonderiyorsunuz. Zarfin icine check ya da kredi karti bilginizi koyuyorsunuz onlar da parasini aldiklari isi size yine posta ile teslim ediyorlardi.. Yine orada eskinin fotograflarindan nasil renkli fotograflar uretildigini..  Sayısala geçiş başlamıştı 35 mm makinalar discount storelarda idi. Kullan at makinalar vardi. Albumler bitiyordu Japonlar tam bir goruntu canavari idi sakir sakir resim cekiyorlardi sayisal makinalari ile DSLR her alanda goze carpiyordu Agfa bitmisti, Kodak kendini yenileyip digital makina uretimine girdi. Forte yokoldu. HP sayısal makinalarin goruntusunu basmalari icin amator makinalari ucuz fiyata eve soktui yillar oncesi Kodak mantigi ile kagit ve murekkepten para kazanmaya basladi. Sony pazarda birden oyuncu oluverdi. PhotoShop gibi yazilimlar ve bunu kullanabilenler pazarin oyuncusu oldu. Artistlerin fotografcisi Sureyya gitmis yerine Photoshop ustasi Nihat gelmisti.  Photoshop denilen yazilimi Nihat in nasil kullandigini gordum. Reha fotograflara boya ile renk katardi. Nihat ise gormek istedigini yapiyordu. Peki goruntu bu durumda gercekten kimindi? Telif eserlerdeki gibi adamin vucudu Nihat a ilham mi vermisti yoksa Nihat bir tasi keserek yontarak bir heykel mi yapmisti... Goruntu avcisi miydi, goruntu ressami mi yoksa depocusu muydu? Oyle ya da boyle bir ticaret unsuru vardi. Arada degisim araci para donuyordu... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hala dusunuyorum, ben bir goruntu hirsizi miydim, Orhan Veli nin Dalgaci Mahmut'u misali golgenizi deforme edip sizin begeninize sunan birisi miydim, sizin hayalinizi hayalimle birlestirip ticarilestirebilen biri miydim?&lt;br /&gt;Simdilerde biliyorum sadece hayal depocusuyum. Depomdaki goruntuleri yavas yavas paylasima aciyorum, goruntulerini aldiklarim beni bagislasinlar ozel goruntuler haric hepsini shareware mantigi ile kullanima veriyorum. Eger bundan ticari kazanc elde ederlerse madden desteklerini esirgemesinler, yok etmeyeceklerse paylasmaya onlar da devam etsinler...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-1433132243189279894?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/1433132243189279894/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=1433132243189279894' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/1433132243189279894'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/1433132243189279894'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2009/06/goruntu-hirsizligi-veya-golge.html' title=''/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-221164215401642216</id><published>2009-06-13T12:08:00.001+03:00</published><updated>2009-06-14T12:13:33.748+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mideast'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='politics'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Iran Ahmedi Nejad ve Musavi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Bir secim daha sona erdi. Iranda da TR de oldugu gibi secim oncesi ayni yardimlar yapildi. Patates verildi, yiyecek verildi, petrol parasi fakir halka verildi. Musavi kizmisti her ne kadar 78 sonrasi donemde basbakanlik yapmis bile olsa. Dendigine gore web sitelerini Musavi yandaslari guncelleyememis. Hatta resmi ajans sitesinde adi "Musevi" olarak yazilmis. SMS ile yapilan devrimi bildiklerinden GSM networkunu bloke etmisler. Bunu Nejad mi soyledi. Hic sanmiyorum ama Nejadin taraftarlari yapmis midir, yapmistir sanirim boyle bir iddia varsa. Yani ayni donemde gorev almak (78 sonrasi rejimi) birbirinizin aynisi olmanizi gerektirmiyor. Yani sizi oraya sectirenleri unutmamaniz gerekiyor. Rezayi ve Hucettul Islam Mehdi Kerrubi nin oylari o denli yuksek olacagi zaten beklenmiyordu. Ne Bembeyaz sakali basinda sariki ile tam bir dini lider gorunumunde olan Kerrubi ne de Ianli bir tuccar gorunumunde olan Rezayi ye bu alani birakmayacak durumda Nejad...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gectigimiz donemde AKP den ayrilan bir bakanin parti calismalari basarili olamadi, eski donemden Inonu'nun ardindan CHP den ayrilanlarin kurdugu Guven Partisi buyuk hezimete ugramisti.  MSP den dogan AKP ise Saadet Partisi ile arasını hayli açtı. Tabanı tanıyan onu okuyan oyları alabilirse de secimlerde her zaman yandas kayirma var. Zira tepe buradan kazanacaksiniz dediginde her yol mubah oluyor. Baskan yap ne yaparsan yap istersen kanunsuz ya yakalanmadigin surece yanindayim, en ufacik bir seyde silerim deyince ve de rant buyuk olunca. Gecmis donemde Kadikoy Belediye secimlerinde DSP  ve CHP cekismesinde baskan adaylari ile onlarin alt listesi arasinda cok ilginc farklar olusmustu. Tipki Florida secimleri gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonucta Irandaki secim her ne kadar Iranin ic isi ise de, dis politika acisindan bizim gelecegimiz acisindan da cok onemli. Komsumuzda olanlar, olacaklar bizi dogrudan ilgilendiriyor. Onumuzdeki yillarda da Ahmedi Nejad lider olarak Iran'i yonlendirecek ve bu politikalardan hayli etkilecenecegiz. Umarim bu etkilesim olumlu yonde olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not:Irandaki secimlerin bizden farkli bir tarafi ise camilerin oy verilen kamusal alanlar olarak kullanilmasi. TR de ise  camilerimiz boylesi bir is icin kullanilamiyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-221164215401642216?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/221164215401642216/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=221164215401642216' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/221164215401642216'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/221164215401642216'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2009/06/iran-ahmedi-nejad-ve-musavi-bir-secim.html' title=''/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-5762125092398739256</id><published>2009-06-07T18:04:00.000+03:00</published><updated>2009-06-07T18:51:14.971+03:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Taksi Soforleri ve Insanlar...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Fayton, Bisiklet, Araba suruculeri bunlar toplumun aynasidir diye dusunurum. Her gittigim ulkede soforlerin turistleri nasil korkutup soymaya calistiklarini bircok kereler gordum. Yerli ya da yabanci farketmiyor.&lt;br /&gt;Istanbul daki galata koprusunun baglantilarindan gecerken araba ziplardi, Istanbula yeni gelmis haci aganin mallari cok oldugundan her geciste ver 10 Lira deyip adami soymustu Istanbulu sofor. Ankaraya ilk gidisim sanirim 18 yasindaydim yanimda Ankarali Murat var. Taksiye bindik bizi bakanliklardaki Shell yerine bir benzin istasyonu onunde birakti ve bunun arkasi Genel Mudurluk oraya araba girmiyor dedi. Oysa epey asagida ana cadde uzerindeymis. Gunduz tarifesi yerine gece tarifesini acan soforle tartistim, bir baskasi ben binmeden taksimetreyi acmis geldi. Bir digeri kornaya baglamis sistemi her kornaya bastikca kontor atiyor. Birinden duydum bir kopruden gecip obur kopruden donerek gitmis varacagi yere sebep de basit orada trafik cok sikisik... Nasil bir mantiksa?&lt;br /&gt;Istanbul Havalanindaki taksiler yakin yere gitmezler, giderlerse de epey bir para isterler. Bagaj icin ayrica para isterler. 2 kisinden fazla iseniz ayrica para talep ederler. Istanbulun taksi soforleri ayrica uzun ve acik yollari cok sever, kisa ve yogun yollara girmek istemezler. Cekmece nin kirmizi taksileri burada calismamasi gerekir ama yinede calisirlar. Denetleme konumunda olan trafik polislerinin de taksileri vardir ama gercek sari taksi degildir diye soylenir soforler arasinda. Kimi soforler arabalarin farkli yerlerine koyduklari aynalarla ic camasiri kontrolu de yaparlar. En guzel muzik tesisatini bunlarin araclarinda bulmak mumkundur, sabhatan aksama kadar binenlere kendi muziklerini radyolarini dinletirler. Siz bir istasyon isterseniz yok daha neler derler. Oysa sizin kendisini ve arabasini o zaman icin kiraladiklarini buun karsiliginda para aldiklarini anlamazlar. Istanbulun bir kismini bilirler, ara yollari bilmezler. Semtleri size sorarlar nasil gidilir diye. Almanya da ise sinava girerken sartlardan biri de gunun saatine gore nereden ve nasil gidilecegini bilmenizi isterler. Istanbulda ise is yapamayanlar taksi soforu olur, dernekleri mevcuttur ama bu dernek ne amacla vardir, yonetim kurulu kimlerdei kime ne yarar saglar belli degildir. Korsan taksiler vardir. Kimlerin islettigi bellidir, araba kiralama sirketleri olarak faaliyet gosterirler. Yurtdisinda da benzerdir aslinda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;70li yillarin ortasi Milano da babamla bir fabrikaya gidecegiz. Duoma dan taksiye bindik, bizi cevre yoluna cikardi ayni yerlerden tekrar geciriyor. Babam sinirlendi tartistik. Giderken verdigimiz paranin 1/3 une geri donduk. 90 li yillarin basi Metin ile beraber Roma dayiz taksi bizden fazla para almak istedi. Carabinari yanibasimizda idi onu cagiririz deyince yuzumuze paralari firlatti ve kacti.  Gecen hafta Napolideyiz taksi cagiriyoruz, Mercedes geliyor, anlastigimiz fiyata bir yere gotureek orada bekleme yapacak ve bizi geri getirecek. Parasini veriyoruz bizi tehdit ediyor. Bu acentanin benim param nerede diyor. Kavga cikmasin diye para veriyoruz.  Istanbuldan daha da kotu Napoli...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Londrada taksi cagiriyoruz siyah taksi geliyor. Gayet ciddi efendi. Bir baska sefer kaldigimiz yerdeki resepsiyon gri bir taksi cagiriyor bunu fiyati digerlerine gore daha ucuz. Sonradan anliyoruz kacak taksi... Singapur'da taksilere olduk olmadik yerden binilmiyor.  Yerleri var oradan binip inebiliyorsunuz. Seattle da laptop cantasini unuttum taksi soforu arkamdan yetisip getirdi. Cindeki taksilerde one oturmak imkansiz. Korumali bir sistem var. En yaygin sistemlerden bir tanesi bozuk ver, bozugum yok demeleri. Rahmetli babam inadina kurusu kurusuna oderdi. Sofor kizardi. Neden bozuk para veriyorsun diye.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bodrumdayiz taksi cagirmasini istiyoruz otel sahibinden yok diyor bulunmaz bu saatte. Kendi arabasini veriyor, taksi parasindan fazla yazarak... Serbest ekonomiyi icine hayli sindirmis bir Alamanci kendisi... Shuttle servisi var tatil sitesinin taksi soforleri buna kizgin ama guvenli bir turist olarak birkac kurus fazla da versem onlarla gitmeyi yegliyorum. Istanbulda da ayni otellerin servisini kullanmayi yegliyorum. Taksi soforu A/C acmak icin extra para talep ediyor. Hakli diyorum ote yandan arabasinin motor hacmine gore hesaplanmiyor ki. Kimisi LPG kimisi Dieseli kimisi benzinli peki nasil calisacak sistem?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seattle, Paris, Hollanda, Afrika her yerde taksiler var. Gelismislik orani ile de bagli degil ama Ingiltere, Almanya, ABD disinda taksi soforleri benim sansima hep zipkin serseriler... Avrupa ve Amerikada kadin soforler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Toplumun hagi kesimi taksi soforu oluyor, bunlara kim boyle olmasini ogretiyor. Bu insanlari nasil daha iyi isler hale getirebiliriz diye dusunuyorum. Yanit sistemin derinlerinde biliyorum...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-5762125092398739256?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/5762125092398739256/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=5762125092398739256' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/5762125092398739256'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/5762125092398739256'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2009/06/taksi-soforleri-ve-insanlar.html' title=''/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-3013586231115069307</id><published>2009-05-31T19:14:00.000+03:00</published><updated>2009-06-07T18:02:58.364+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Computer Languages'/><title type='text'></title><content type='html'>72 Programlama Dilinin Mukayesesi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim yetisebildigim diller fortran IV, cobol, makina dilleri idi. O gunden bugune bircok dil ile tanistim. Her zaman hangisi sorusu kafami mesgul etti. Babil in kulelerindeyiz sanki 72 dilin konusuldugu bir dilin digerini anlamadigi ortam. Hangisini bilmeli... En cok kullanilan en hizli olan midir en az satir kodu ile yazilan midir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyi neyle kiyaslayacaktim. Sonunda bir blogda rastladim.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://gmarceau.qc.ca/blog/2009/05/speed-size-and-dependability-of.html"&gt;"The speed, size and dependability of programming languages" makalesinde &lt;/a&gt; Guillaume Marceau&lt;br /&gt;analiz ve grafikleri olusturmus. Tabi bu listede Fortran FIV F78 F90 artik gorulmuyor.Onu yerini F95 almis durumda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu analize gore hangi dilleri calismanin daha iyi oldugunu goreceksiniz. Umarim yararli olur...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Programming language measurements A to Z&lt;br /&gt;*Java 6 steady state approximate jvm steady state&lt;br /&gt;Ada 2005 GNAT large-scale safety-critical software&lt;br /&gt;ATS dependent types &amp;amp; linear types plus theorem proving&lt;br /&gt;BASIC FreeBASIC quickbasic compatible imperative programming Gentoo&lt;br /&gt;C CINT seamless c c++ interpreter compiler Gentoo&lt;br /&gt;C Cyclone safe dialect of c Debian&lt;br /&gt;C GNU gcc unchecked low-level programming&lt;br /&gt;C Intel unchecked low-level programming Gentoo&lt;br /&gt;C Tiny unchecked low-level programming Debian&lt;br /&gt;C# Mono oo plus functional style (mono is not ms .net)&lt;br /&gt;C++ GNU g++ c plus objects plus generics&lt;br /&gt;C++ Intel c plus objects plus generics Gentoo&lt;br /&gt;CAL lazy functional programming for jvm Gentoo&lt;br /&gt;Clean lazy &amp;amp; strict pure functional programming&lt;br /&gt;D Digital Mars c++ reduced and simplified Gentoo&lt;br /&gt;D GNU c++ reduced and simplified Debian&lt;br /&gt;Dylan Gwydion multi-method oo programming Debian&lt;br /&gt;Eiffel SmartEiffel everything is an object plus design by contract Gentoo&lt;br /&gt;Erlang HiPE concurrent real-time distributed fault-tolerant software&lt;br /&gt;F# Mono higher-order type-safe programming (mono is not ms .net)&lt;br /&gt;Forth bigForth extensible postfix stack programming Gentoo&lt;br /&gt;Forth GNU GForth extensible postfix stack programming Gentoo&lt;br /&gt;Fortran G95 pioneering numeric and scientific programming Gentoo&lt;br /&gt;Fortran Intel pioneering numeric and scientific programming&lt;br /&gt;Groovy “agile” “dynamic” “java compatible” for jvm&lt;br /&gt;Haskell GHC lazy pure functional programming&lt;br /&gt;Icon high-level string processing Gentoo&lt;br /&gt;Io everything is a prototype object minimalism Gentoo&lt;br /&gt;Java 1.4 -server ubiquitous jit server virtual machine Gentoo&lt;br /&gt;Java 6 -client ubiquitous jit client virtual machine Gentoo&lt;br /&gt;Java 6 -server ubiquitous jit server virtual machine&lt;br /&gt;Java 6 -Xint ubiquitous bytecode interpreter virtual machine&lt;br /&gt;Java 6 -Xms64m initial java server heap size 64m Gentoo&lt;br /&gt;Java GNU gcj optimizing ahead-of-time compiler Gentoo&lt;br /&gt;JavaScript JavaScriptCore WebKit-based ECMA scripting implementation Debian&lt;br /&gt;JavaScript Rhino web-browser to jvm scripting Gentoo&lt;br /&gt;JavaScript SpiderMonkey ubiquitous web-browser embedded scripting Gentoo&lt;br /&gt;JavaScript TraceMonkey ubiquitous web-browser embedded scripting&lt;br /&gt;JavaScript V8&lt;br /&gt;Lisaac everything is a prototype object plus design by contract&lt;br /&gt;Lisp SBCL pioneering s-expression oriented programming&lt;br /&gt;Lua associative arrays for extensible embedded scripting&lt;br /&gt;Lua LuaJIT jit compiler fully compatible with lua 5.1&lt;br /&gt;Matlab GNU Octave linear and nonlinear problems and numerical experiments Debian&lt;br /&gt;Mercury first order logic &amp;amp; types &amp;amp; modes Gentoo&lt;br /&gt;Mozart/Oz multi-multi-multi-paradigm distributed programming&lt;br /&gt;Nice multi-method type-safe oo for jvm Gentoo&lt;br /&gt;Oberon-2 OO2C modular programming plus objects Gentoo&lt;br /&gt;Objective-C GNU c plus a thin layer of smalltalk Debian&lt;br /&gt;OCaml modular type-safe strict functional programming plus objects&lt;br /&gt;OCaml (bytecode) modular type-safe strict functional programming plus objects Debian&lt;br /&gt;Parrot PIR intermediate code for parrot byte code or parrot asm Debian&lt;br /&gt;Pascal Free Pascal imperative programming plus objects&lt;br /&gt;Perl server-side shell &amp;amp; cgi scripts&lt;br /&gt;PHP scripts embedded in html, and much more&lt;br /&gt;Pike explicitly-typed dynamic oo programming Gentoo&lt;br /&gt;Prolog SWI goal-oriented pattern-matching rules and facts Gentoo&lt;br /&gt;Prolog YAP goal-oriented pattern-matching rules and facts Gentoo&lt;br /&gt;Python uncluttered imperative programming plus objects&lt;br /&gt;Python 3 the new Python&lt;br /&gt;Python IronPython scripting for .net (mono is not ms .net) Gentoo&lt;br /&gt;Python Psyco representation-based just-in-time specialization Gentoo&lt;br /&gt;Python pypy Python in Python&lt;br /&gt;Rebol metadata scripting for distributed computing Gentoo&lt;br /&gt;Rexx Regina historic - originally ibm - scripting Debian&lt;br /&gt;Ruby programmer fun - everything is an object scripting&lt;br /&gt;Ruby 1.9 the new Ruby&lt;br /&gt;Ruby JRuby everything is an object scripting for jvm&lt;br /&gt;S-Lang embeddable extension language Debian&lt;br /&gt;Scala higher-order type-safe programming for jvm&lt;br /&gt;Scheme Bigloo statically-scoped properly tail-recursive dialect of lisp Debian&lt;br /&gt;Scheme Chicken translate scheme source to portable c code Gentoo&lt;br /&gt;Scheme Ikarus R6RS compatible incremental compiler Gentoo&lt;br /&gt;Scheme PLT statically-scoped properly tail-recursive dialect of lisp&lt;br /&gt;Smalltalk GNU uniform reflective environment - for scripting Gentoo&lt;br /&gt;Smalltalk Squeak uniform reflective environment - real live objects Gentoo&lt;br /&gt;Smalltalk VisualWorks uniform reflective environment - real live objects&lt;br /&gt;SML MLton whole-program optimizing compiler Gentoo&lt;br /&gt;SML SML/NJ modular type-safe strict functional programming Gentoo&lt;br /&gt;Tcl everything is a string - programmable programming Gentoo&lt;br /&gt;Zonnon Mono active objects (mono is not ms .net) Gentoo&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-3013586231115069307?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/3013586231115069307/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=3013586231115069307' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/3013586231115069307'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/3013586231115069307'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2009/05/72-programlama-dilinin-mukayesesi-benim.html' title=''/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-7465858476417391622</id><published>2009-05-23T13:26:00.000+03:00</published><updated>2009-05-23T13:37:13.390+03:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>Alisveris Merkezleri (AVM) Komada mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ABD ki altin kural ft sq basina 250 USD den az ciro yaratiyorsa tehlikeli durumdadir. Artik ABD de olu kasabalar gibi olu AVM ler olmaya basladi. Altina hucum sonrasinda ghost town olan madenci kasabalarinin ardindan "ghost mall" lar olusur ve bunlar ileride turistlere gezdirilir mi dersiniz? Ya da okul haline cevrilebilir belki de ofis...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki ya Avrupadan TR ye akin akin gelen AVM ler onlara ne olacak dersiniz? Antep, Kayseri, Adana, Eskisehir vs. Defolu mallarin satiligi yerler haline gelirler mi? Ya da bunlar da yeniden yapilanip "pazar" haline donerler mi cok katli ama acik pazar.  Kanyon zaten ruzgar icin pazar tentelerini acik alana acmis oldugundan bunun geleceginin sinyalini mi verdi zamaninda acaba?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni bir tane Akmerkez karsida yapiliyor Acibadem e. Nautilus an daha farkli mi olacak icinde residence, ofis ve AVM olacagindan farkli olacaktir elbette. Acaba o denli insan tasir mi? Kartal Maslak olursa, Acibadem Sisli mi yoksa Etiler mi olur?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir yandan a AVM ler trafigi yogunlastirdiklarinan toplam maliyeti artiriyorlar. Mahalle bakkali kosedeki butik daha iyi bir cozum degil miydir. O kadar araba trafige cikmiyoru sonucta...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-7465858476417391622?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/7465858476417391622/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=7465858476417391622' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/7465858476417391622'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/7465858476417391622'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2009/05/alisveris-merkezleri-avm-komada-mi-abd.html' title=''/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-9135903178803563187</id><published>2009-05-17T20:52:00.000+03:00</published><updated>2009-05-17T21:05:11.828+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='pandemic'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Globalization'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;H1N1, USA, KLM, ISTANBUL &amp;amp; Noah&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet sonunda Istanbulda da bir H1N1 (Swine Flu) vakasina sahip oldu. Mamafih ilginc bir vaka hastalanan Irakli ABD vatandasi ABD de doktora gidiyor, doktor yuksek atese karsi ates dusurucu verip zati evine yolluyor. Sonrasinda hasta kisi ailesi ile beraber KLM ucagina biniyor. Hava alanindan thermal kamera 38 dereceyi yakalayamiyor, aktarma olan Amsterdam havaalanina iniyor o kadar saat bekliyor hayret yine yakalanamiyor. Ama ne zaman ki Istanbul a aktarma icin geliyor sadece kendisi degil annesi ve esinde de H1N1 e rastlaniyor. Bu acaba farkli bir ihracat modeli mi?&lt;br /&gt;ABD deki havalaninda, KLM in ucaginda, Amsterdam da bu kisilerin cevresinde olanlarin riski ne durumda? Kimse bundan soz etmiyor. KLM tum yolcularina ulasti mi? ABD deki havaalani ne durumda? Bu bireyin ABD deki arkadaslari, taxi, shuttle vs vs...&lt;br /&gt;Panik olmaya neden yok yaz olmasi munasebeti ile virusun rehavete kapilmasini ve yayilmasinin durgunlasacagini bekliyoruz tabi sonbahar ile birlikte ne olacagini dusunemiyorum bile. Ozellikle Istanbul metrosunu virusler icin ideal ortam. Tamiflu Eylul-Ekim ayi icinde patlama yapacak, hayirlisi Allahtan.&lt;br /&gt;AIDS; SARS, H1N5, H1N1... Farkinda misiniz sadece globallesen ekonomi degil hastaliklarda globallesiyor. Eskiden koyler karantina altina alinir ve oluler sonmemis kirecli mezarlara gomulurdu. Virus derdi orada sonerdi...&lt;br /&gt;Mikroplar da viruslerde yasam derdinde dolayisi ile savasiyorlar olumune... Basarili olacaklar mi? Gorunuse gore savas hala onlarin lehine degil ama hic belli olmaz. Nuh tufanda kurtarmisti bir kisim insani, bundan sonra ki versiyonda salgin hastaliktan kirilan hayvanlari ve insanlari kurtaracak olan kim olacak acaba?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-9135903178803563187?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/9135903178803563187/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=9135903178803563187' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/9135903178803563187'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/9135903178803563187'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2009/05/h1n1-usa-klm-istanbul-noah-evet-sonunda.html' title=''/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-2774286495634986539</id><published>2009-05-09T12:27:00.000+03:00</published><updated>2009-05-09T12:56:35.674+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='usa'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='politics'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='middle east'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;p&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Cheesburger, Dijon Mustard, Barack Obama&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;ABD'de bir tartismadir gidiyor; "Baskan ve yardimcisi elitist olarak Arlington'da hamburgerciye gittiginde cheeseburger'ini Dijon Mustard ile talep ettiler. Halktan ne kadar kopuk bir baskan ve yardimcisi ..." Cok guzel soyluyorsunuzda kendi vurdugu geyik'in etini Fransadan ithal edilen sarap ile yiyen bir baskan ne kadar halkciydi? Halkci olmak demek halkin gozunde onlarin yediklerini yiyip, kapali ortamlarda havyar-sarap tuketmek midir? Neden baskanin yedigine takiliyoruz. Cetin Altan aklima geliyor hemen adam ulkesine yarar sagliyorsa ve bunu yaparken bizim hic de tanidik olmadigimiz sekilde giyinip yiyip iciyorsa varsin yapsin. Onemli olan halkinin yararina dusunup dusunmedigidir. Onun damak zevki o sekilde bicimlenmisse nasil suclayabilirsiniz ki eger o bizi yediklerimizden oturu asagilamiyor ve bunu hayatin gercegi olarak kabul ediyorsa. Yok konumunu kendi zevkleri ve cevresi icin kullaniyor ve Roma imparatoru Ceasar gibi bir yasam ve yonetim bicimine burunmusse iste o zaman asil sorun var demektir.&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Mustafa Kemal halkin yediginden cok farkli yiyip, cok farkli giyinmedi mi?  Suleyman Demirel yeri geldiginde halkin agzi ile konusurken, yeri geldiginde giyimi ile yemesi ile toplumun genelinden cok uzaklarda degil miydi?  Erbakan Avrupadan giyinmiyor muydu? Erdogan ise taktigi aksesuarlar ile halkin genelinde cok farkli degil mi? &lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Onemli olan ne yedigi ne giydigi degil ulkesinin, insanlarinin gelecegi icin nasil bir konum aldigi ve ne yaptigidir.  Elbette israftan kacinan, yaptiklari ve yasadiklari ile toplumlara ornek olan birisi ile calismak onun arkasindan yurumek en guzelidir, ama o guzellikte insanlar topluma 1000 yilda bir gelir. &lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-2774286495634986539?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/2774286495634986539/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=2774286495634986539' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/2774286495634986539'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/2774286495634986539'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2009/05/cheesburger-dijon-mustard-barack-obama.html' title=''/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-5955591745530490999</id><published>2009-04-23T21:27:00.000+03:00</published><updated>2009-04-23T21:45:57.432+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='internet'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='security'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='politics'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;p style="font-weight: bold;"&gt;ABD de Interneti Kapatma Yetkisini Baskan'a Saglayacak..&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Sonunda bu da oldu internet ulke guvenligini tehdit edecek boyuta gelmisse baskan bir tusla bunu kapatabilme yetkisine sahip olmasi gerekir dediler ve Senator Rockefeller ve arkadaslari  &lt;span style="text-decoration: underline;"&gt;  &lt;/span&gt;&lt;a href="http://thomas.loc.gov/cgi-bin/bdquery/z?d111:s.00773:"&gt;CyberSecurity Act of 2009 &lt;/a&gt;ile geldiler. Bunun anlami  "Freedom of Speech" in ortadan kalkmasi demek.  Bunun ardindan ABD de "dusunce suclusu" kavrami gelir mi? Kritik olarak kabul edilen banka, telco ve enerji alanlarindaki web altyapisina gelecek tehlikeyi onceden goren devlet bunlari kapatabilecek.  Ozellestirmeye calisirken biz burada herseyi hayirdir kapitalizm geri mi gidiyor acaba?&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ote yandan saglik kayitlarini elektronik hale getiren, akili grid ile elektrik uretim ve tuketimini web uzerinden ayarlamaya calisan bir ulkede yukaridaki gibi bir calisma tum bunlarin onunu kapatmaz mi?&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Oysa encrypt/decrypt islerini yeteri kadar ciddiye alip uygulasalar acaba bunlara gerek kalir mi diye&lt;a href="http://www.eff.org/deeplinks/2009/04/cybersecurity-act"&gt;n EEF&lt;/a&gt; detayli bir yazi ile bunu irdelemis... Peki ya bizde ne olur... Youtube'u yasaklayan benim blog'umu kapatan yargi yarin tum internet erisimini de olganustu durum diyerek kapatir mi?&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-5955591745530490999?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/5955591745530490999/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=5955591745530490999' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/5955591745530490999'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/5955591745530490999'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2009/04/abd-de-interneti-kapatma-yetkisini.html' title=''/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-7616677506160271323</id><published>2009-03-28T11:30:00.000+02:00</published><updated>2009-03-28T11:42:08.245+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Durustluk'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Honesty'/><title type='text'></title><content type='html'>Hayatta en buyuk fazilet durust olmaktir. Kendine, ailene, cevrene, dostuna, dogaya...&lt;br /&gt;Olmayanlari goreceksin yilma onlar da bir gun toprak olduklarinda cocuklarina miras birakacaklari bir kac parca esya ve bir sifat olacak. Omer Hayyam'i hatirla, Tapduk Emre'nin Yunus'unu hatirla... Olamasan bile onlar kadar yine onlari hatirla. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;The best virtue in the world is being honest to yourself, family, neighbour, friends, nature... You will see many lacking this virtue, dont give up when they become part of the soil his/her children will inherit a few items and an adjective...  Remember Omer Hayyam, remember Yunus Emre. Although we can not be like them, just remember them...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-7616677506160271323?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/7616677506160271323/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=7616677506160271323' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/7616677506160271323'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/7616677506160271323'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2009/03/hayatta-en-buyuk-fazilet-durust.html' title=''/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-6385435926165863248</id><published>2009-03-20T19:44:00.001+02:00</published><updated>2009-03-20T20:35:32.184+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='society'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Oscar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='movie'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;strong&gt;Kenarmahalle iti (Slumdog Millionare), Oscar, Hindistan ve Turkiye&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onca sene Shrine Audotorium da Oscar toreni oldu hicbiri beni heyecanlandirmadi zira arkasindaki politikalari dusunuyordum hep. Oscar, Emmy, Nobel vs hepsinin arkasinda guc odaklari calismalari vardir dedim... Bu kadar organizasyon ne diye yapilir, elin adami babasinin hayrina mi duzenler bunu. Cikari olmasi lazim bir yerlerden... Onca artist kirmizi hali uzerinde yurur once durur resimler cekilir, kim neyi giydi nasildi vs. O zamanlar elde dikilen elbisler 6 ila 10 000 USD arasindaydi sanirim simdi daha da artmistir. Bu elbiseleri bir kere giyerler ondan sonra yok. Takilar, saatler vs vs... Hepsi gosteri dunyasinin bekledikleri. Isil isil bir hayat haydi cocuklar 20 yuzyilin sanayi film sanayi de kazandirir calisin... Senaryolar yazin, birileri begenir film yapar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Filmin senaryosundaki tutarsizliklar kitapta da var miydi bilmiyorum zira kitabi okuyamadim, okur muyum sanmiyorum. Soylenene gore Ankarada Hindistani temsil etmis bir elcinin yazdigi senaryo. Geceyarisi Treni (midnight express) de ki gibi yazilanla cekilen arasinda ucurum var mi acaba? Geceyarisi Trenini okudum zira kendi ulkemde geciyordu, LA de her sene TV istasyonlari bunu gostermek istiyordu ve kitabin yazari olan ve ayni zamanda tutuklu olan kisi Kaliforniyadaydi... USC ye geldiginde soru yagmuruna tutulmustu, sonradan cikista soyledi. Ben kitabi oyle yazmadim biliyorsunuz, senaryoyu yazan ajitasyon filmi olmasi icin yapti. Basarili da oldu. Evet basarili oldu ama bir toplumun duygularini cok inciterek...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Milyoner programinin sunucusu cocugu tum sorulari bildigi icin nezarete cektiriyor orada cekmedigi kalmiyor. Sabahinda sapasaglam cocuk yerine teslim... Elektrik ayak parmaklarindan verilince akcigerde kanama oluyor muydu, yoksa agizdan kan gelmesi darbe neticesi mi oluyordu? Kenar mahalle cocuklarinin kollarinin kirilip, gozlerinin kor edildigi bir operasyon aradan zaman geciyor ve arkadasini hatirliyor. Cocuk kucuk kalmis ama hafiza tam yerinde...&lt;br /&gt;Neden slum bir alana bir sanatci helikopteri ile iner? Yol olmadigi icin. Peki bu slum alandaki sinemadan film yapimcisi ne kadar kazanir ki oraya sanatcisini ucurur? Umut vermek icin mi?&lt;br /&gt;Fakir kiz zengin adam zorla evlendirilmek, fakire de bir gun hayat guler Umudunu kaybetme vs bircok mesaj. ABD de James Dean i kesfeden ve onu efsanelestiren sistemin benzeri TR de Urfali Ibrahim Tatlises i cikartti karsimiza. Umidinizi kaybetmeyin siz de para babasi olabilirsiniz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gectigimiz bes yil icinde Hindistan sanatcilari ressamlarin eserleri muzayedeydi, bu seneden itibaren Turkiyeden sanatcilar ragbet gorecek. Bu durumda acaba 5 sene icinde Turkiyeden bir film de Oscar alir mi acaba? Neden olmasin plan da bu var gorunuyor. Turkiyenin az gelismis taraflarini one cikartan, karakolda iskence, kenar mahalle ruyalari, ensest iliskiler, kan, seks, siddet vs neden olmasin pazar bunu istiyorsa vereceksin, istemiyorsa o yone dogru ikna edeceksin...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yakin gecmiste Nobelimiz oldu, yakinda da Oscar odullu filmimiz sinemanizda...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-6385435926165863248?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/6385435926165863248/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=6385435926165863248' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/6385435926165863248'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/6385435926165863248'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2009/03/kenar-mahalle-iti.html' title=''/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-8390377472780253588</id><published>2009-03-14T09:39:00.000+02:00</published><updated>2009-03-14T10:34:42.146+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='humankind'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ethics'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='values'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='flesh'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Insan Insani Ne Zaman Yiyecek Olarak Dusunebilir?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;(When can a man think of another man's flesh as food?)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Insan yasaminin devami icin gerekli olan enerjiyi bitki ve hayvanlari farkli bicimde sofrasina getirerek sagliyor. Daha once dogada serbestce dolasan hayvanlari evcillestirip onlara hazir yemek verip, dogurtup sonra da zamani gelince kesip kendisine yemek yapmis, meyve agaclarindan meyve toplamis yabani bugdayi yemis diye ogretildik... Gunumuzde ise pisirerek farkli tadlar katarak yer sofrasi yerine masalarda sandalyelerde oturarak yiyip icip yasiyoruz.  Her turlusunu deniyor insan; yosun, yengec, cekirge, kurbaga, yilan, karides, bocek, balik, tavuk, sulun, devekusu, kudu, timsah, deve, koyun, sigir vs...  Dunyanin her yerinde deniz hayvanlari, kumes, Kucukbas, buyukbas hayvanlarin etleri sofralarin ana ogesi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buyukbas hayvanlara baktiginizda verimlilik sorunu var, o kadar yiyecek veriyorsunuz sonrasinda aldiginiz enerji karsilamiyor. Dunyada aclik sorunu var... Bir yandan insan nufusu artiyor. Bazilari uzun yasamak istiyor sureki ayni enerji seviyesinde genclik ixirinden icip hep o yaslarda kalip dunyaya kazik olmak istiyor. Bu kadar insan bollugunda acaba birileri insan yemek normaldir dese? Ya da sapkin gruplar ozel olarak lablerde insan yavrusu olusturup bunlari belli bir olgunluga kadar buyutup sonrasinda cok ozel mekanlarda cok ozel kisilere sunar mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kara derili bebek sarmasi, sari benizli kavurma, beyaz irk gogus sofraya gelir mi?  Olmaz diyorsunuz degil mi? Ya yiyecek kalmadiginda olur mu? Daglarda dusen ucagi hatirliyor musunuz? 1972 de Genc adaleliUruguaylu sporcular And daglarindaki kazadan sonra hayatta kalabilmek icin olen arkadaslarinin etini yemislerdi. 2003 de bir Alman cinsel organini pisirip yemisti... Literature gore insan eti yemek yamyamlik ingilizcesi ile "cannibalisim" ve Aztec yasaminda rituel olarak gerceklesmis, oldurdukleri dusmanlarin organlarini toplumun ust katmanlari yiyecek olarak sofralarina getirmisler. Bu tip uygulamalar devlet in oldugu yerde yapilamamis zira devlet icin insan demek vergi kaynagi, guc kaynagi dolayisi ile devlet bu tip savurganliklara hayir demis. Kimi yerde endocannibalism ise akrabalarin bazi organlarini o evde yenmesini getirmis. Hansel ve Gratel de bile hikaye edilen insan yiyen cadi, cocuklarin sarkilarinda bile yeralmis&lt;br /&gt;&lt;pre&gt;Fe, Fi, Fo, Fum.&lt;br /&gt;I smell the blood of an Englishman.&lt;br /&gt;Be he alive or be he dead,&lt;br /&gt;I'll grind &lt;a href="http://www.answers.com/topic/grind" class="alnk" target="_top" name="&amp;amp;lid=ALINK" onclick="assignParam('navinfo','method|4'+getLinkTextForCookie(this));"&gt;&lt;/a&gt;his bones to make my bread. &lt;/pre&gt;(ingilizin kaninin kokusunu aliyorum/canli ya da olu/kemiklerini ogutup ekmek yapacagim onun)&lt;br /&gt;Kıtlık donemlerinde Amerika, Cin, Ukrayna, Japonya, Kore vb yerlerde dusmanlarinin arkadaslarinin etlerini yiyerek bircok kisi hayatta kalmis. Incil de krallar bolumunde iki annenin cocuklarini yemesi konu edilir. Shakespeare nin kitabinda da iki cocugunun geri kalanindan turta yapan anne tasvir edilir. Hollywood da bu konuda hayli zengindir.  Anadoluda yaygin deyislerden bazilari "Olumu ye!", "Kanima ekmek ban, kemigime corba yap ic" dogrudan kanibalizmi adresler... Populer muzikde, video oyunlarinda da yeralir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Siz olsaniz yasamak icin insan eti yer miydiniz? Yoksa bu benim kaderim deyip yavasca olumu mu secerdiniz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben ne olumsuzluk ixirinden icer, ne de bir insani sadece hayatta kalabilmek icin yerim... Ya karsimizdaki, ya yanibasimizdaki...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-8390377472780253588?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/8390377472780253588/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=8390377472780253588' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/8390377472780253588'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/8390377472780253588'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2009/03/insan-insani-ne-zaman-yiyecek-olarak.html' title=''/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-8567720888251326736</id><published>2009-03-01T08:57:00.000+02:00</published><updated>2009-03-01T11:03:38.823+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dolls'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='politics'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Barbie Bebek 50 yasinda hala oyun dunyasinda...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1959 yilinda ortaya cikan Barbie bebek modasi uzun sure kiz cocuklarin odasinda yeraldi. Taklitleri cikti. Epey sonrasında Bratz denilen bebekleri gördük; Sasha, Yasmin, Jade, Cloe. Barbie'den hayli farklı bebeklerdi giyimleri kusamlari, makyajlari ile... Sindy'i gorduk...Hepsinin taklitleri olustu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O incecik,  o dal gibi barbie bir zamanlarin manken twiggy sini bize tanistirdi. Dogdugu yer ABD idi ama dunyayi etkiledi. Kultur emperyalizimin bir parcasi olarak dunyayi sarmaladi. Beyaz tenli uzun bacakli Barbie'nin 59-60, 61-65,66-70, 71-74 gibi 5 yilda bir kolleksiyonu degisti. Hostes oldu, sonra Ken diye arkadasi oldu. garden party lere katilmak icin elbiseleri oldu.  Tenis oynayip, yat icin elbiseleri vardi. asker elbiseleri oldu zira ordunun kiz askerlere de ihtiyaci vardi. Amerikan futbolu oynuyordu. Ken Doktor, astranout  elbiselerine sahip oldu... 64-65 de international elbiseleri oldu; meksika, isvicre, japon, hollanda hatta hawai...  Kultur serisi cok kisitli idi. Ozel serilerde traktor kullanan Barbie serisi bile cikti. 68 de Barbie artik konusuyordu.&lt;br /&gt;80 lerden sonra Barbie degisiyordu; Italyan, Ingiliz, Fransiz, Ortadoğulu, hintli, Ispanyol, Isveçli, Isviçreli, Irlandali, Yunan, Alman, Izlandali, Kanadali, Koreli oluverdi. Hatta 89 da barbie artik Rus bile olmustu... 90 da ise Nijeryali ve Brazilyali Barbieler vardi. Tabi bu donemde asker barbie yine raflarda yerini aldi... Malezya, cekoslavakyali li serinin yaninda deniz kuvvetlerinde calisan (zenci ve beyaz) barbieler geldi.. 92 yilinda artik Ken de sadece beyaz bir denizci degildi, AfroAmerican Ken raflardaydi..  93 de bunca yildan sonra Kizilderili oluverdi Barbie, saclar uzamis renk degistrimis ve uzun orulmus saclari ile farkli idi... 94 de Kenyali, Misirli idi.. 98 de Tayland. 99 da Avon kadini, zenci polis, Cola saticisi olabilmisti,  Melodie ve Simone de bu arada seriye katilmisti...Barbie teknolojiyi yakindan takibediyordu her cikan yenilik onda da vardi. En son cep telefonu vardi... Artik erkek cocuklarin hedefi belli idi. Bir barbie ile beraber olabilmek icin Ken olmak gerekiyordu.  Francie, Skipper.. Zenci barbieler geldi... Barbie' setleri derken online barbie sitesi burada bebeklerinizi giydirebiliyordunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada tas bebek (rock), lahana bebek (cabbage), cim adam vb bebekler geldi gecti. Barbie bebegi olmadan buyuyen nesiller de oldu dunyanin her yerinde. O bebeklerini oynadiktan sonra tekrar kutusuna koyan ve hala o gunku gibi tertemiz barbileri olan simdi orta yasli insanlar da.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;60 li yilllarin ortalarinda kuzinlerim ve ben ise kartona kizlar cizip, kagittan bunlara elbiseler giydirip onlarla oynuyorduk...  Bir araya geldigimizde tasarimlarimizi birbirimize gosteriyorduk. Birbirimizden ilham aliyorduk. Kucuk el supurgesinden (artik satilmiyor sanirim), tahta kasiktan, bezden bebek yaptik, kas goz boyadik. Misir kocanindan bile bebek yaptik, uzun saclari olan. Sonra kilden yaptik, renkli killerle yaptik... Hep kucuk boylarda yaptik buyuklerin dunyasini taklit ettik.  Kıl testeresi ile tahtadan kestik, boyadik.. Kardesimin barbieleri vardi ama onlar gundelik oyuncak olarak kullanilmiyordu.  Bana da hep yabanci bir kiz gibi gelirdi, etrafimdakilere hic benzemiyordu. Bir kere bacaklari cok uzundu, sonra cok ince idi, upuzun sari saclari vardi.  Ama barbie dunyasini izlemekten uzak birakmadi bu beni.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Simdi ise cocuklarimiz internet sitesinde hazir parcalari birbirine ekleyip mouse darbesi ile giydirip soyuyorlar. Dusunun urunu degil, kalem-maka kullanmiyor. Onun icin bu oyunlarin hepsi yalniz basina oynanabiliyor.  Arkadaslari ile yaptiklari internet uzerinden ayni platformda olusturduklari kreasyonlari paylasmak... Internet ve bilgisayar hayatlarinin onemli bir kismi olmaya basladi.  Sanal dunyada yasiyorlar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eyup deki oyuncakcilar yok artik. Oglan cocuklar ne topac ceviriyor ne de misket oynuyor. Kizlarin bebekleri bile internet ortaminda. Hangi oyuncagimiz ya da oyunumuz international oldu? Neden olsun ki? Emperyalist emellerimiz yoksa, yayilmacilik politikamiz yoksa yayilamayiz ki...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-8567720888251326736?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/8567720888251326736/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=8567720888251326736' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/8567720888251326736'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/8567720888251326736'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2009/02/barbie-bebek-50-yasinda-hala-oynu.html' title=''/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-4872893678813822165</id><published>2009-02-23T09:08:00.000+02:00</published><updated>2009-02-23T09:21:51.269+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='humankind'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;strong&gt;Hurdaya Cikmak; makina ve insan...&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Kullaniyorsunuz, kullanirken ozenli kullanirsaniz biraz daha fazla omurlu oluyor digerlerine kiyasla ama o da hurdaya cikiyor. Gecmiste yaptiklarina bakarak onun hurdasini da bir yerlerde oteki nesillere ornek olmasi icin sakliyorsunuz. Muzelerde saklaniyorlar. Makinalardan bahsediyorum, hani su en basitinden en ileri teknoloji barindirina...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Insan da oyle doguyor, calisiyor oluyor. Bu donem boyunca kendisine bakarsa digerlerinden daha uzun yasiyor. Topluma katkisi ne olduguna bakilarak heykeli vb de dikilebiliyor ona gore mezari da farkli olabiliyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir yandan doktorlar uzun yasamin sirrini ariyorlar. Neden? Bir baskasi zaman icinde curuyen bozulan doku ve organlarin yerine yedeklerini koyarak insan hayatini uzatiyor. Motor saglam ama radyator delinmis, kaporta saglam ama motor yatak sarmis hemen degistiriyor. Yalniz degistirmenin maliyeti var onu da hesaba katmak lazim. Degistiriyorum ama bu degisimin fayda/maliyet analizi nerede... Henuz tabipler bunu yapmiyor zira sermaye transferinde ilac ve medikal sirketlerle beraber taraflar. 45 yas olan ortalama yas simdilerde 75 e cikti. Daha da ileriye gidiyor ama neden? Bu kadar insana gerek var mi? Bu kadar insani kaldirabilir mi dunyanin kit kaynaklari? Insanoglu da doganin bir parcasi olduguna gore bu da normal olmali "yeniden yapmak icin yoketmek" icin mi calisiyor yoksa?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Normal dogum tarihe karisiyor, neredeyse herkes tup bebek ve sezeryana donuyor bu ulkede.&lt;br /&gt;Yakinda bizim gibi ulkeler gelismis ulkelerin organ yedek parcasi uretme merkezi haline gelecek. Hindistan coktan yedek bobrek merkezi haline geldi... Kornea nakli icin Cin... Bir gozunu ya da bir bobregini ver. Ya da yasamak icin Avusturyadaki sapigin yaptigi gibi cocuk uretecekler sonra bunlarin organlarini ihtiyaca gore satip para kazanacaklar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neden bu dunyada daha uzun kalmak istiyor insan, sav basit ben bir kere olecegim diyor arkadasim, o yuzden mumkun oldugunca cok kalacagim burada.. Dogru bir kere oleceksin ama bu bencillik neden? Ne kazanmis olacaksin sonucta saracaklari 6 metre kefen koyacaklari yer 2 metrelik bir yer... Cinsel haz, gastronomik haz, beyinsel haz... Heykelini dikmeyecekler diyorum, 3 nesil sonra unutacaklar kim oldugunu... Arsimed, Aristo, Sezar, Neron, Kanuni, Mimar Sinan olamadiktan sonra...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-4872893678813822165?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/4872893678813822165/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=4872893678813822165' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/4872893678813822165'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/4872893678813822165'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2009/02/hurdaya-cikmakmakina-ve-insan.html' title=''/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-513251450446262370</id><published>2009-02-15T23:50:00.000+02:00</published><updated>2009-02-16T00:11:44.302+02:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Turkiye, Israel, Hamas, PKK, Filistin, Kıbrıs...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Davos'dan sonra bir turlu Turkiyeye yanıt vereceklerdi ve geldi. Israelli generali Avi Mizrahi Turkler once PKK ve Kıbrıs'a baksinlar dedi. Bunun uzerine Turkiye nota verdi ilgili makamlara... Osmanli Ermenileri hakkinda bir sey dememisti general ama bu diplomasi dilinde camdan evi olanlarin komsusuna tas atmasin diyen Rus konsolosun soylemi gibiydi.&lt;br /&gt;PKK ve Hamas aynı mı acaba? Filistin Kurtulus Orgutune karsi bati destekli Hamas zaman icinde FKO nun yanisira baskalarina da sorun oldu. Peki PKK hangi Kurt organizasyonuna karsi olusturulmustu. DDKD olabilir miydi? Eger dedikleri dogru ise PKK nin arkasinda da batinin ve Israelin olmasi lazim. Bu durumda ne yapmali?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span dir="ltr" lang="en"&gt;&lt;a target="_blank" class="a_keyword_link" href="http://www.israelfm.com/"&gt;Israel&lt;/a&gt; Venezuela^'nın diplomatlarının Israel'i terketmelerini istedi nedeni ise Ocak 6 da karakasda yapilan gosteriler ve venezuella'nin israel'i suç işleyenler olarak nitelendirmesi ve akabinda Sinangog'un saldiriya ugramasi idi. henuz Turk diplomatlari icin boyle bir karar yok acaba Israel diplomatlari icin yapilir mi? Hic zannetmiyorum bu kadar ic ice iliskiden sonra...&lt;br /&gt; &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-513251450446262370?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/513251450446262370/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=513251450446262370' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/513251450446262370'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/513251450446262370'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2009/02/turkiye-israel-hamas-pkk-filistin-kbrs.html' title=''/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-7011220979325179716</id><published>2009-02-07T23:19:00.000+02:00</published><updated>2009-02-07T23:41:46.025+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='iran'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Turkey'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='energy'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='politics'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Iran'in Uydusu Umit Fezadan Bilgi Gonderirken Turkiye Ne Yapiyor?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilgisayar isletim sisteminden chip'e kadar bir cok konuda yaptirima maruz kalan bir ulke. Eldeki sistemleri ile uydu yapmayi hedefliyorlar ve yorungeye uyduyu yerlestirebiliyorlar. 1978 e kadar ABD den herseyin geldigi bir ulke idi ne zamanki Humeyni rejmi basladi hersey kesildi. Ama ne olursa olsun dediler ve durmadilar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elinde o denli teknoloji ve ABD den yardim oldugu halde hala Fransada uydu yaptiran ve bunu Fransadan fezaya atan Turkiye... Nasil hissettiniz kendinizi? Ben cok kotu hissediyorum... Bunca vergiyi toplayanlar neden JFK gibi uzun erimli hedef koyamadiniz, neden Mustafa Kemal'in "Istikbal Goklerdedir" sozunu bile dusunmediniz? Evet komsumuzun uzayda peyki var, olsun bizim de en luks alisveris magazalarimiz ya da cok yuksek binalarimiz var mi diyeceksiniz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Iran'a bir baska yaptirim gecen sene yapilmis ve radyoizotop gonderimi kesilmisti ki Iranli muhendisler bir aylik calismanin ardindan izotop urettiler...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;I-31 ulkemize hala ithal olarak geliyor. Ustelik bu kanser izlemede kullanilan bir izotop neden disari bagliyiz...  Deneysel miktarda uretim yapabiliriz yeter ki devlet sorun olmasin... Nixon'un sozu aklima geliyor "Problem is not the government, governmnet is the problem" oyle ise neden Iran basariyor?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Iran'da fabrikalar calisiyor, kuyular petrol cekiyor. Rusya, Iran, Gurcistan enerji paylasimi icin birlikte hareket ediyorlar. Halen Ermenistan ve Azerbeycana elektrik veriyorlar. Turkmenistan ve Kazakistan ile demiryolu agi projesi baslatiyorlar... Bunlar acem yalanina hic benzemiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizde elektrik sorunu var. Nukleer enerji konusunda hala tartisma var. Bu ulkenin enerji ihtiyaci var. Sudan elde edilen enerji belli bir yere kadar yeter. Nukleerden edindigimiz enerjiyi Avupaya ve Asyaya tasimaya ihtiyacimiz var. Bolgenin enerji ve bilim merkezi olmasina ihtiyacimiz var...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-7011220979325179716?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/7011220979325179716/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=7011220979325179716' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/7011220979325179716'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/7011220979325179716'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2009/02/iranin-uydusu-umit-fezadan-bilgi.html' title=''/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-2093607984307202041</id><published>2009-01-30T08:33:00.001+02:00</published><updated>2009-02-02T16:08:07.857+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='politics'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='middle east'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;strong&gt;Basbakan Erdogan ve Davos Firtinasi...&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yillar once Birlesmis milletler toplantisi NYC de UN binasindaki toplanti salonunda Kruscev kursude ayakkabisini cikartmis kendini dinlemeyen Filipinli UN temsilcine susmalari ve dinlemeleri icin tak, tak diye kursuye vurmustu... Tarihe mal oldu...http://en.wikipedia.org/wiki/Shoe-banging_incident Yaser Arafat atesli konusmalari ardindan da Filistin Israel sorunu hala cozulemedi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2009 Davos ekonomik zirvesinde konusmacilar arasinda basbakan Erdogan'a Israel basbakanindan az sure veren moderator e sinirlenen basbakan Erdogan konusmanin sonunda once ingilizce olarak "one minute" diyor soz vermemekte direnen moderatore firtina gibi gurluyorve Peres'e sert tonla konusuyor "Ben, 'Filistin'e tankların üstünde girmeyi seviyorum' diyen İsrail başbakanları gördüm' Zulme alkış tutanları da kınıyorum" diyen Erdoğan, Tevrat'ın 6. maddesinde "öldürmeyeceksin" dendiğini anlatırken, oturum başkanı kendisine tekrar müdahale edince toplantidan "Benim bu Davos'a son gelisim Davos bitmistir" diye ayriliyor... 2010 daki toplantiya gelmeyecegini soyluyor. Evet tarihi yazanlardan biri olarak bilinecek Erdogan...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oysa ABD nin politikalarina gore durumunu konumlandiran TR delegeleri ABD delegesinin oylarina gore eskiden oy verirlerdi... Peki Davos daki bu cikis daha onceden hesaplanmis bir risk alimi miydi yoksa sadece o an icinde olusmus duygu firtinasi miydi? Riskler olarak neler vardi? Yahudi lobisini birakiyor muydu? Israel ile olan projeleri ne olacakti? Arap ulkelerinin hicbirinden boylesi tepki gelmezken Baskan Erdogan bunu Gazze icin mi yapmisti yoksa sahsina karsi garip bir tutum alan moderatore ve Baskan Peres'in konusmasina karsi mi yapilmisti?&lt;br /&gt;Kendisine soz hakki vermemekte direnen moderatore karsi ayaga kalkip gitse nasil bir etki olurdu? Ya da toplanti sonrasi bir basin aciklamasi yapsa tum basinda yeralir miydi? Reklamin iyisi kotusu olmaz sutunXcm olarak ne kadar yeraldik airtime da kac dakika yeraldik diye hesap yapsak getirdikleri ve goturdukleri ile ne durumdayiz acaba?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kisacasi dunyanin gundemine oturan bir hareket oldu, dun aksam Davos'ta tarih yazildii.. Yillarin politikacisi olduguna gore bir bildigi vardi herhalde.. Ote yandan bu ulkenin "Foregin Policy" sinin mimarlari da buna hayli sasirmislardir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;http://haber.mynet.com/detail_news/?type=Foreign&amp;id=X1233253949890&amp;date=29Ocak2009 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;http://news.bbc.co.uk/2/hi/business/davos/7859417.stm&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-2093607984307202041?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/2093607984307202041/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=2093607984307202041' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/2093607984307202041'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/2093607984307202041'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2009/01/basbakan-erdogan-ve-davos-firtinasi.html' title=''/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-6772220193987455189</id><published>2009-01-24T14:45:00.000+02:00</published><updated>2009-01-24T14:56:15.227+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mobile phone'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Cep Telefonları Ne Kadar Guvenli...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Cep telefonlarına ekleyebileceginiz bir yazılımla bunların sizin adiniza calismasini saglayabiliyorsunuz. Bu cihazları soft olarak uzaktan acmak mumkun zira on/off switchleri mekanik degil. Pilini cikartmadiginiz surece casus sizinle...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oval ofisde 2001 de beri toplantilara cep telefonu alinmadigi dusunulurse nedeni anlasiliyor. Peki havada giden sinyaller bu kadar kolaylikla yakalanirken neden hala cep telefonlari ile konusuyoruz. Ote yandan sabit telefonlarin kablolari da ortalikda dolasiyor. Rahatlikla saplama yapip dinleyebilirsiniz. Bunlar icin de ayni sorun yok mu? Neden bunlarin hakkinda o denli yayin yok?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O zaman geriye kaliyor tek care gizli seviyeli konusmalarda arka planda sesi hayli yuksek televizyon acik tutmak, umuma ait ankesorlu telefonlardan konusmak, tuvalet ve banyoya girip suyu acip oradan konusmaya devam etmek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; 1994 senesinden beri TR de cep telefonu var, mamafih o zamanlar 1000 civarinda olan konusan sayisi belli bir donem sonra milyonlari vurdu. Bu ilk telefon alanlarin arasinda konusma saati yuksek olup, kulaklik kullanmayanlara Mobile telefon sirketleri ulasip da analiz yapti mi acaba kac kisi de cancer oldu olmadi diye. Kac kisinin telefonu dinlendi? Sanmiyorum yapmamislardir...&lt;br /&gt;Oysa ne kadar guzel data var elinde her konusmanin suresi elinde, toplaminda kac saat konustugu belli... Boyle bir arastirmayi desteklerler mi? Acaba bu projeyi bana verirler mi?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-6772220193987455189?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/6772220193987455189/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=6772220193987455189' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/6772220193987455189'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/6772220193987455189'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2009/01/cep-telefonlar-ne-kadar-guvenli.html' title=''/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-2419511383705391517</id><published>2009-01-18T10:37:00.000+02:00</published><updated>2009-01-18T11:24:18.457+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='terror'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='money'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cybercash'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Terror Finansmaninda Merkezi Yapidan Franchise Modeline Gecisin Getirecekleri...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;11 Eylul terorunun ardindan terror finansmaninda yeni modeller gorundu... Merkezin idare ettigi yapilar yerine hucreler konusulmaya baslandi. Yillar once Turkiyede yasanan modeldi aslinda bu.  Ayni sapka altinda yeralan ama birbirinden haberi olmayan hucrelerden bir hucrenin cokertilmesi diger hucreleri etkilemiyordu. Hucreler kendi finansmanlarini saglamak icin soygun ve illegal faaaliyetlerinin (adam kacirma, beyaz kadin, uyusturucu, para aklama) yanisira ticari faaliyetlerde bulunuyorlardi. Elde ettikleri para ise finansal ag uzerinden ilgili birimlere ulasiyordu.&lt;br /&gt;Elde edilen paranin transferinde bir baska yontem ise kredi kartina yuksek miktarda para yatirmak ve bir baska ulkede kredi kartindan nakit cekmekle yapilabilirdi ama bu da byuk montanlarda isin uzamasi demekti. Uluslararasi para aglarina dahil olmayan farkli finansal sistemler ise bu tip organizasyonlarin kolaylikla kullandigi bicimlerdi. Kurye yontemi ise en eski yontem olarak varligini surduruyordu Ispanyadan cantasina milyonlari koyan Kabilde nakit teslim edebiliyordu. Yolunu sasirip Brezilyaya giden ve paralarin bir kismini estetik cerraha birakan havalecilerin de oldugu rivayet ediliyordu bu kurgulamalarda... Hatta ozel odenek ile bunlara karsi faaliyetleri duzenleyen kimi operasyon sefleri bile paranin cazibesine kapilip solugu bir baska ulkede alip farkli adla yasamaya basliyordu. Bu tip organizasyonlarin maddi kaynaklarina el koymak nakit paranin dolasmasini engellemekle mumkun olabilirdi.  Ki bunu da bankalara regulasyon getirerek yapmaya basladilar oncelikle ABD arkasindan EU da ki bankalar her gun kimin hesabindan kimin hesabina ne kadar para akti konusunda verileri topluyor sonrasina bunu hizli bilgisayarlarinda analiz ediyorlardi. Kim kime neden ne siklikla ne kadar para gondermis almis.... Hesabinda olagan disi faaliyet gosterenler vs bu sayede kolaylikla gorunebiliyordu ama nakit dolasimi hala sorundu...&lt;br /&gt;Ozellikle yurtdisinda kacak calisan iscilerin paralarini door-2-door tasiyan organizasyonlar bu isler icin gayet uygundu. Fakat bu tip operasyonlarda da tutarlar cok dusuk kaliyordu ve buyuk operasyonlarin zamanlamasini geciktiriyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunun icin de elektronik paraya gecisin yollari aranmaliydi. Ozellikle kredi karti, maaslarin elektronik ortamda tutulması, buyuk satislarin (ev, arsa vb) banka uzerinden gecirilmesi bunu engelleyebilirdi.  Cep telefonu sirketleri ile anlasip cyber-cash uretilmesi de nakit paranin ortadan kaldirilmasi icin uygun cozumlerdi. Yalniz okuma yazmanin olmadigi paralari uzerindeki resimlerden taniyan insanlarin oldugu bir toplumda cyber-cash, cyber-note nasil kurulabilirdi? Cep telefonu olmayan 7-8 yasindaki cocuk elinde nakitle alisveris yapabilir, 15 yasindaki cocuk para tasiyabilirdi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Terrorun franchise modeli yeni bir para modeline dogru gidilecegini gosteriyor. Eskinin deniz kabugu, altin, gumus, promisery note, kayme vs den sonra cikan sanal para daha da yayginlasir mi? Dunya tek bir para birimine doner mi? Bunun neticesi Arbitrage gibi para kazanma yollari biter mi? Bilahare tek para sanal para olur mu?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-2419511383705391517?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/2419511383705391517/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=2419511383705391517' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/2419511383705391517'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/2419511383705391517'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2009/01/terror-finansmaninda-merkezi-yapidan.html' title=''/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-718653282903111839</id><published>2009-01-10T21:52:00.000+02:00</published><updated>2009-01-11T16:34:49.968+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='politics'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='middle east'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Filistin, Israel ve Gazze&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;O zamanlar cocuktum ama Kara Eylulu'u hatirliyorum... Urdun'un ordularinin onbinlerce Filistinliyi nasil katlettigini de, Leyla Halid'i de hatirliyorum.  Yillar sonra onu TV de gordugumde bu kiz o kiz mi demistim. Beni kendine hayran birakan bir Ortadogulu guzel kiz, col ortasinda ucagin kanatlarinda...  Oysa simdi ortayasli bir kadindi gozleri hala komur karasi piril piril.. Nasil oldugunu ben de bilmiyorum diyordu anlatirken ucak kacirma eylemlerini...  Bu sefer Mısır'in askerleri yaylim ates aciyor Gazzelilere....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ahmedi Necad sorun Israel devleti diyor o olmazsa sorun yok... Sahi Osmanli zamaninda Filistin sancaginda neden boyle bir sorun yoktu? Oysa Osmanli da her dinden teba vardi, Yahudi tebasi da  vardi, Rum da Ermeni de...  Ustelik yuzlerce yildir beraberdiler... Diyarbakir, Istanbul, Bursa, Edirne, Antakya, Halep, Sam, Kudus vs...  Sorun gercekten devlet mi yoksa baska bir sorun mu?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha once Hayfa da boylesi sorunlar vardi deniliyor,  simdi Jafa da sorun yok...  Gazze de insanlar olmayinca sorun kalmayacak mi?  Bu saldirilarin ardindan sakinlesecek bir donem ama ruzgar eken hep firtina bicmedi mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Obama bu olaylarin karsisinda ne yapacak? ABD tavrini degistiremez cunku onun bolgede yegane dostu Israel, Saudiler... EU ne yapacak? Hic birsey... ya Japonya, Cin, Rusya hic birsey... Cunku Gazze onlar icin ne bir hammade kaynagi ne de baska bir kaynak. Petrolun sahibi Ingiltere ve ABD o zaman onlar icin sorun yok. Ta ki eylemler bati sehirlerine kayana kadar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her gun onlarca insan Levent'de o sogukta toplaniyor, kimileri Filistin bayragi satiyor, kimileri bunlari alip salliyor ve onlara destek olmaya calisiyor. Ama o sirada binlerce yarali hastanelerde, o sirada olumler orada... 59 yasinda bir yargic oldu koyunlarinin arasinda ciftlik evinde... Oglu reuters'in Gazze yerel muhabiri... Babanin olum haberini yazmak zorunda kaldi... Olum UN mektebinde subyanlari buldu... Sokak savasindan baskasi beklenemezki... Istihbarat iyi gelmemis, dehlizlerin %60 yokedilmis diyor Israelli yuzbasi... Istihabarati saglayan kim tabi Gazzede yasayanlar... Israel ucaklari Gazzelilere sehri terkedin diyorlar kimsenin terkettigi yok, ardindan bombalar yagiyor, bir daha ayni uyari terkedin! tekrar bombalar yagiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Taraflara Ateskes yapin diyorlar bu nasil bir sey anliyamiyorum. Birinin hava kuvvetleri var, duzenli ordusu var birinin katyusa roket atarlari... Bunlara destek olanlar yukaridan bakiyorlar belli baska amaclari icin birilerini kullaniyorlar. Genc yaslarda olenlere yazik oluyor ama kimin umrunda ki?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her gun gunes dogar, her gun dunya yeniden kurulur diyorlar. Menfaatler soz konusu olunca...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-718653282903111839?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/718653282903111839/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=718653282903111839' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/718653282903111839'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/718653282903111839'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2009/01/filistin-israel-ve-gazze-cocuktum-ama.html' title=''/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-1966945736003655926</id><published>2009-01-03T18:00:00.000+02:00</published><updated>2009-01-11T16:37:40.496+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='crisis'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Buyuk Buhrandan Bu yana yasanan en buyuk kriz...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;ABD imparatorlugunda degisim yasaniyor. Tuketim toplumu degisim sancilari icinde ve insafsizca tukettiklerinin farkina vardilar. Elektrikleri anahtardan acip kapatmayi 50lerde bilmeyen bir ulke simdi basina dank dedi... Tasarruflu ampuller kullaniyorlar... Tuketin tukettiginiz surece varsiniz! bir donem idare etti. Kapitalizmin kaynaklari sinirsizcaymiscasina harcadilar... Ya simdi ne oluyor? Cin e soyluyorlar tuketin ki biz varolalim... O koca dev uretip fazla tuketmiyordu... Tum dunyaya aynisini haykiriyorlar tuketin ve varolun... Oysa israf her dinde gunah, oysa israf hem kapitalizm de hem de sosyalizm de kotu.. Peki ABD nin rejimi gercekten neydi?&lt;br /&gt;Buyuk buhran bizim gibi fakir ulkeleri etkilememisti. Hatta o zaman ABD li hanimin super yatini Almanyadaki limandan Turkiye Mustafa Kemal icin alabilmisti. Oysa simdi herkesi etkiliyor. 80lerdeki savings &amp;amp; loan da bizi etkilemedi, 90 daki Asya ve Rusya krizi de... Ama bu kriz fena etkiledi cunku arpalik olan KIT lerimiz yok artik, cunku ozel sektorumuz borclu, kamuda sorun yok. Peki onlarca memur nereden maas alacak ozel sektor olmazsa, asker nereden alacak maasini? Yeni Para mi basacagiz? Aaa evet bastik bu yilbasi itibari ile bastik gicir gicir... Eskileri de var yenileri de var... Enflasyon olur mu? Iyi de kimde para var, kimse bir sey almazken?&lt;br /&gt;Peki nasil cikariz bu karanliklasan ortamdan? Isik nerede tunelin ucu nerede?&lt;br /&gt;Uretmeden tuketmek... Sorun burada... Yine lokale donuyoruz, gumruk duvarlari orulecek gibi... World Trade Organizasyonunun serbestlesin siarlari da bitti... O zaman yeteri kadar tuketecek, urettigimizin fazlasini ihtiyaci olana satacagiz. Luks ve asiriliklara dur diyecegiz. Ekonomik ve verimli calisacagiz. Ihtiyac olani uretecegiz, ihtiyaci olmayana satmaya kalkisinca ortalik kan golu oluyor ve bu gol bizi de icine cekiyor...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-1966945736003655926?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/1966945736003655926/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=1966945736003655926' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/1966945736003655926'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/1966945736003655926'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2009/01/buyuk-buhrandan-bu-yana-yasanan-en.html' title=''/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-8273049687436502749</id><published>2008-12-28T14:12:00.001+02:00</published><updated>2009-01-11T16:39:00.767+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='social networking'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='interrnet'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Sosyal Aglarda Moda &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;2004 senesinde birden Blogger modasi baslamisti. Oysa ondan önce MySpace furyasi vardi. Simdilerde ise www.twitter.com ... Ne yapiyorsun? Neredesin? Kiminlesin? Kimi takip etmek istiyorsun adini yaz davet et sonrasinda gelen feederi oku.  Modern zamanlarin Prozac'i sanki... Insanlar yazarak sakinlesiyor, dedikodu mekanizmasi Turkiyede herkesi herkesin psikologu yapmisti. Internet e tasidilar bu isi dok icini rahatla... Itiraf.com du bir zamanlar.. Burada ise RSS sayesinde cumle aleme anlatiyorsunuz sikintilari, basarilari uzuntuleri...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabi bunun is dunyasinda da kullanabilirsiniz, kisitli alan ve kisitli kullanicilar icinde online guncellenen statu supdate... "Road Warrior" olarak bilinen, "telecommutter" olarak adlandirilan calisanlar icin ideal bir merkezi bilgilendirme...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mobil telefonundan, bilgisayar ekranindan durumunu 140 karakterde anlat, "exhibitionist" ol.. icini disini goster...  Sanirim 2008-2012 arasinda Twitter ve turevleri aramizda cok yayginlasacak. Sonrasi bakalim...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-8273049687436502749?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/8273049687436502749/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=8273049687436502749' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/8273049687436502749'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/8273049687436502749'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2008/12/sosyal-aglarda-moda-2004-senesinde.html' title=''/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-6100161206240185088</id><published>2008-12-20T08:05:00.000+02:00</published><updated>2008-12-20T12:14:47.493+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='life issues'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Genclik Pinari ve Uzun Yasam&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Su insan denen farkli yaratik... Hayvanlarin hicbirisi daha uzun yasayayim ya da daha cok cinsel iliskiye gireyim diye ilac arar mi kendine? Midesi agridiginda bizim kedi farkl otlar yerdi, horoz ve guvercinlerim is kucuk taslar yutarlardi sindirsinler yediklerini diye... Afrodiziyak etkisi vardir diye keci boynuzu yiyen ne bir keci gordum ne de baska canli, Turklerden baska... Bakirkoylu faytoncu Hiristo ati ile beraber sarap icerdi, Bakirkoy ruh ve sinir hastaliklari hastanesinin bahcesinde, kim once baslamistir ya da baslatmistiri sormaya bile gerek yok...&lt;br /&gt;Bakar misiniz TV reklamlarina Findik bile kudretinizi artiri diye satiliyor.  Bir cok kadin ve erkek el-ixir in pesinden kosuyorlar, yabancilar da bizden farkli degil tabi Bitlisli Zaro Agayi Amerikaya goturup sergiliyorlar. Ey be adam omrun 130 olsa ne olur 80 olsa ne olur? Bunlarin ya yapacak cok isleri var ya da yapacak isleri yok...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;88000 molekul arasinda uzun omuru kim saglar arastiriyorlar onca para dokuyorlar. Peki neden uzun yasattiniz peki kimseye muhtac olmadan ureterek yasatabilecek misiniz? Sirketler 60 yasina geleni haydi artik sen emekli ol demeyecek mi? Uretim (yani cocuk uretimi) yavaslayinca bu yasli insanlara kim emekli maasi verecek kim bakacak bunlara? Pek kimse dusunmuyor sanirim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son calismalar Sertonin, Mionserin in uzeirnde duruyor.  Bunlari duzenli alanlarin 31% uzun yasam saglamis... SER-3 ve 4 receptor aclik ve satiation i etkileyen hormanlari incelemisler... Buna gore  acikan ve duzenli yiyen farkli yiyen insan uzun yasar diyorlar. Acaba bu da bir baska hype mi?  Bildiklerime bakiyorum yasamlari uzun olanlara... Artvin Yusufeli Nigzivan dan Ali Baykal, Erbil den Ihsan Dogramaci, Bitlisden Zaro Aga ve Nenem Makbule gibi...  Hepsinin hayat standartı farklı kimisi cok cekmis kimisi tinmamis kimisi dert etmis... Kendime bakiyorum her sabah 06:35 de yola cik, arabayi surerken yolda kahvalti et, 12:00 de oglen yemek... Eh fena degil hani...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ote yandan tip dunyasi haril haril molekullerle oynuyor, hastalara bir o ilaci bir bu ilaci veriyor... Kimbilir hangi ilaci kime verdiklerinde yan etkisi ne olacak bunun sonucunda neler olacak.  terminasyon safhasinda olan bir insan belki de dirilip ayaga kalkacak bir kac dekat da yasayacak... Stanford'da bir arastirma var buna gore 14 yeni  ilac izni olan kullanim alani disinda kullaniliyor (off-label usage) bunlarin bir cogu sizofren hastalari icin kullanilan ilaclar ve hayatimizda bambaska isler icin kullanilacak ilaclar olarak yeraliyor. Mesela Astim icin kullanilan Singular bile COPD &lt;span style="color: rgb(34, 34, 34);"&gt;&lt;b&gt;(Kronik obstrüktif akciğer hastalığı)&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;tedavisi icin kullaniyor, depresyon icin kullanilan molekul erken bosalmayi onlemek icin kullaniliyor.... &lt;a href="http://news-service.stanford.edu/news/2008/december3/med-offlabel-120308.html"&gt;http://news-service.stanford.edu/news/2008/december3/med-offlabel-120308.html&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tanaltay ile konusuyoruz gecmisi cok iyi hatirliyorsun ama bu hafizaya iyi bak diyor. Ne yapmam gerekiyor dedim.  Surekli farkli isler yapip kafayi mesgul tutmak lazimmis. Yani ayagini sicak tut, basini serin, dusunme tek konuda derin derin... Ben de her 5 senede bir bambaska konulara atladigimi onda calistigimi, hafta sonlari ders verdigimi, makaleler yazdigimi, surekli okudugumu, sorun cozdugumu, son zamanlarda hukuk islerine bulastigimi soyledim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayallerin mi omrunden uzun yoksa manevi degerlerin mi? Uzun yasasan ne olur ki? Kime ne faydan olur ki bir gun olup gittiginde varligin insanliga armagan olmayacaksa, yoklugun insanliga armagan ise sen bilirsin yine de... &lt;a href="http://www.nature.com/"&gt;http://www.nature.com/&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-6100161206240185088?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/6100161206240185088/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=6100161206240185088' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/6100161206240185088'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/6100161206240185088'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2008/11/genclik-pinari-ve-uzun-yasam-su-insan.html' title=''/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-2612899699575336375</id><published>2008-12-13T19:13:00.000+02:00</published><updated>2008-12-20T11:22:32.998+02:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Ovietto ve Safranbolu;Ortacagdan Gunumuze Iki Kasaba &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Her ikisi de Ortacagdan gunumuze gelmis kasabalar. Birisi Italyanin Tuscany digeri Turkiyenin Karadeniz bolgesinde... Her ikisinde de derin vadiler var, doga severler yurusun diye, birinde kesme tas evler, digerinde kerpic-tas-agac karisimi konaklar. Birinde seramik ve tas ustalari, digerinde demirciler, sayacilar... Her ikisi de Unesco nun korumasi altinda. Turkiyedekinin icinde arabalar cirit atiyor, digerinde arabalar belli yere kadar geliyor. Birinde hizmet kalitesi iyi digerinde  hizmet kalitesi sinirli.  Sadece Turing'in tesislerinde hizmet kalitesi yuksek. Safranbolu kanalizasyonu sehrin icindeki dereye akiyor, dokuluyor evler. Oysa Ovietto-Tuscany heryer piril piril... Her ikisi de Unesco nun korumasi altinda...  Cinden gelmis ilgili ilgisiz hediyelik esyalar var, yemeni var, safran var... Ovietto'da ise yoreye ozgun tadlar, saraplar, hediyelik esyalar var...&lt;br /&gt;Bayram nedeni ile Safranbolu belediye baskani halk ile bayramlasacak diye anons var, carsidaki esnaf kizgin ancak bayram oldugunda gorursun adami baska zaman yok ama diyor... Italyadaki de Christmas zamani mi vatandaslarini hatirliyordur?  Guya biz misarperverlikte en tepedeydik, hani nerede? Parasi ile bile hizmet alamiyoruz. Lokantasinda..&lt;br /&gt;Safranbolu'dan kuzeye cikiyorum Sinop'a dogru, bir zamanlar Floransa'ya bile buradan kirmizi toprak tasinmis. Romalıların heykelleri dagda tepede heryerde... Denizcileri kolluyor. Sahi neden biz artik heykel yapmiyoruz ortak alanlarimiza, tepelerimize? Neden koca meydanlar yapmiyoruz yerleskelerimize?. Neden zorunlu tutmuyoruz insanlari bu yerler gelmelerine ve burada neden topluma tarihimiz, kulturumuz ile ilgili oyunlar oynamiyoruz. Ama neden? Cunku Likya, Lidya, Frig, Roma donemlerinden kalma demode ogreti sistemleri oldugu icin mi?&lt;br /&gt;Nedense insanimiza bu topraklarda ne kadar cok uygarlik gelistigini ve insanlarin bundan etkilendigini ogretemiyoruz. Cocuklara ogretiyorum gosteriyorum... Hadrian'in adina yapilmis sehirler, su kemerleri... Karadeniz kıyıları da Akdeniz kıyıları gibi tarihte onemli...Uygarliklarin gelistigi yerler... Yollarda fay atimlarini gosteriyorum, floranın tepelerde nasıl degistigini goruyorlar. Haritanin uzerinden takip ediyorlar nereye dogru gidiyoruz diye...&lt;br /&gt;Amasra da cesm-i cihan... Balik leziz... Adalara tur var... Yuruyerek gezilecek hos yer, guzel bir muze var. Bartin'a geciyoruz, beton blok, yoreye has mimari yok. Belediye, imar mudurlugunu sormadan edemiyorum... Caycuma'da bir havaalani ama inisi ters, simdi dagi kesiyorlar. Demiryolunu hemzemin gecitten keserek limana giriyoruz... Devrekte tanislarimiza bayram ziyaretinde bulunuyoruz. Yerli halk zaman icinde eriyor, koylerden ilceye insanlari tasiyan bir mantik soz konusu. KoyKent kavrami farkli bicimde gelisiyor, koylerden biri merkez olacagina koylu ilcelere tasiniyor. Toprak yalniz kaliyor...&lt;br /&gt;Dunya mirasi nerede biz nerede... Biz Turkiye olarak iki elimiz bir kafamizla gecmisize sahip cikamadigimiz gibi gelecegimizi de sahiplenemiyoruz.  Toprak isleyenin diye bir kural vardi degil mi? Kadastro gelse ne olur ki? Islemedigin, sahiplenmedigin toprak bir gun bakarsin baskasinin olur...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Belediyelerin APK sina onemli not&lt;/span&gt;!&lt;br /&gt;Herhangi bir yolu tek yon yapmadan once o guzergahin gorunen yerlerine 30 gun oncesinden afisler assaniz ve su tarihten itibaren yollarimiz tek yon olmustur deseniz cok mu zor olur? Yoksa siz babanizin, ananizin, ogretmeninizin attigi tokat ya da azar ile birseyler yaptiniz. Yoksa siz ne de olsa padisahlik, diktatorluk gibi rejimlerden feyz alarak mutlak otorite olarak mi serpildiniz? Ama zamani gelmedi mi dusunmenin? Maasinizi odeyen insanlara hizmet ettiginizin farkinda degil misiniz? Avrupa'dan, Amerika'dan, Japonya'dan kiyas yapmak ve onlarin en iyilerini gelistirmek size zul mu geliyor?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-2612899699575336375?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/2612899699575336375/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=2612899699575336375' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/2612899699575336375'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/2612899699575336375'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2008/12/ovietto-ve-safranboluortacagdan.html' title=''/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15641173.post-7898184413271146437</id><published>2008-12-07T12:15:00.000+02:00</published><updated>2008-12-07T12:29:37.061+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='education'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='politics'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Ilkokul Kitaplarinda Yeralan Bazı Fikirler...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Turkiyenin tum cocuklari Turkce yazilmis ders kitaplarini ucretsiz aliyor fevkalade guzel bir yaklasim. Devletin temel gorevi egitim, saglik hizmetlerini ucretsiz vatandasina sunmak olmalidir. Yalniz bu kitaplara neyin nasil yazildigini da denetlemek birilerinin gorevi olmalidir. Ilkokul 5. sinif kitabinda Turklerin Islamla beraber suyu daha cok yikanmak icin kullandiklarini daha oncesinde kit su kaynaklari nedeni ile bunu bilmediklerini Fransizlarin ise hic yikanmadigini  senede bir kere yikandiklarini soyluyor...  Inanamiyorum Roma su kulturu, Roma cesmeleri hamamlari ile unlu Turkler daha Anadoluda degilken onlar burada, Romalilar daha baskin degilken Anadoludan Italyaya gecmis olan Etruskler var.  Buyuk olasilikla hamam kulturunu de Etrusklerden almislar. Peki ya Arap kulturu? Islamdan once Hristiyanliktan once Yahudilikten once su ile ne kadar beraberdi... Fin kulturunde hamam cok onemli peki onlarda mi Arap kulturunden ogrendiler?&lt;br /&gt;Yazdiklariniza ogrettiklerinize dikkat ediniz, bu genc beyinlere cerden copten seyler doldurup ondan sonra biz neden gelisemiyoruz diye arastirmalar yaptirmayiniz. Egitim ciddi istir, gelecegimizi bicimleyecek cocuklarimiza boylesi dogma fikirler asilamayiniz. &lt;br /&gt;Yillar oncesinde bir tanisimin bana dedigi geliyor aklima "Su solcular var ya solcular, sol ellerini havaya kaldirip salliyorlar, sol el ne ise yarar? Sadece tahret etmeye... " Evet Turkiye bu kadar cahil bir ulke... Onun da bir oyu var, benim de bir oyum var.  O gunden bu gune ne degismis dersiniz?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;---------------------------------------------------------------------

Uzerinde tus, arkasinda kablo, beraberinde anten, onunde ekran 
etrafinda insan bulunan/bulunmayan sistemlerin
finansmani, insankaynaklari, uretimi, pazarlamasi, hukuki sureclerine
kadar uzanan bir tayfta mutlu olmaya calisiyorum...
Zerdust Faruk'un o birkac perdelik sesinden "I want my bicycle" i 
hala dinleyebiliyorum. Yesil Derenin kurbagalarini Tenekeci
Hakko dan dinliyor, "Jive"a bayiliyorum...&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15641173-7898184413271146437?l=zaferbabur.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zaferbabur.blogspot.com/feeds/7898184413271146437/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15641173&amp;postID=7898184413271146437' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/7898184413271146437'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15641173/posts/default/7898184413271146437'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zaferbabur.blogspot.com/2008/12/ilkokul-kitaplarinda-yeralan-baz.html' title=''/><author><name>e-yaprak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12853484282516159971</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://www.btdunyasi.net/pics/20040825164000.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
